Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9640 E. 2013/14540 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici kabul↗ kesin kabul↗ afet↗ zeyilname↗ sigorta teminatı↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ muafiyet↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, inşaat all risks sigorta poliçesine dayalı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece zeyilname ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki muafiyetin 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada kesin kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu teminatının da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel rizikosunun teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının yüklenicisi bulunduğu inşaat nedeniyle davalı şirketin tanzim ettiği poliçenin süresinin zeyilnameler ile 14.12.2006 tarihine kadar uzatıldığı, bu sürenin dolması ile birlikte on iki aylık bakım devresi teminatının başladığı, poliçede Munich Re 004 Genişletilmiş Bakım (12 ay) Klozunun bulunduğu ve inşaattaki hasarın 21-22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel afeti nedeniyle oluştuğu konularında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakım devresi içinde sel nedeniyle meydana gelen hasarın, teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İnşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten geçici kabulün onaylanmasına kadar devam eden süre, inşaat süresini oluşturur. Bu aşamadan sonra kesin kabule kadar geçecek süre ise teminat süresi veya bakım devresi olarak adlandırılır. İnşaat sigortasında maddi sigorta süresi, sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır. Bununla beraber müteahhidin faaliyetleri ve sorumluluğu, geçici kabulden sonra da devam eder. İnşaat sigortası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından, bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden müteahhidin, bakım devresi için sigortacı ile anlaşması ve ek prim ödemesi gerekir. İnşaat sigortalarındaki bakım devresinde sigortacı açısından risk azalmaktadır. Bu devrede poliçe all risks özelliğinden çıktığından, sadece eksikliklerin tamamlanması sırasında ve genellikle bu faaliyetlerle sınırlı olarak, müteahhit tarafından gerçekleştirilen zarar ve hasarlar güvence altına alınmaktadır. Bu nedenle bakım devresinde meydana gelen ziya ve hasarların teminata dahil sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerekir. Doğal afetler, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber, bu ziya ve hasarlar eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından, bakım devresi teminatı dışında kalır (MR 003 ve 004). Bu türden riskler için müteahhidin işletme sigortası yaptırması tavsiye edilmektedir (Yrd. Doç. Dr. Ali Ayli, İnşaat Bütün Riskler Sigortasında Riziko, Ankara 2012, s: 149-150).
Somut olayda da mahkemece karar yerinde, hasarın meydana geldiği tarihte sigorta konusu işin kısmi ya da kesin kabulünün yapılmayıp geçici kabulünün yapılmış olduğu, bu süreçte inşaat işinin devam ettiği ve bakım klozu teminatının yürürlükte bulunduğu, bu nedenle de Munich Re 004 Klozunun 2. bendindeki şartın gerçekleştiği ve hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere inşaat sigortasında maddi sigorta süresi, sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta da sigorta sözleşmesinde poliçenin bitiş tarihi, zeyilnamelerle 14.12.2006 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu süre aynı zamanda geçici kabulün yapıldığı tarih olup, poliçeye göre anılan tarih itibariyle inşaat süresi bitmiş ve bakım devresi başlamıştır. Poliçede belirtilen son sürenin bitimi ile inşaat all risks teminatı sona erer ve sadece belirli riskleri karşılayan bakım devresi teminatı başlar. İnşaatın fiilen bitirilmemiş olduğu gerekçesiyle inşaat süresinin kısmi veya kesin kabul tarihine kadar uzadığının kabul edilmesi, poliçede bakım dönemi için ek teminat verilmesini anlamsız kılar. Ayrıca hem bu şekilde inşaat süresinin kesin kabul tarihine kadar uzadığının, diğer bir deyişle dava konusu hasarın inşaat süresi içinde meydana geldiğinin söylenmesi hem de hasarın bakım teminatı kapsamında bulunduğunun kabul edilmesi, kendi içinde de çelişkilidir. Kaldı ki yüklenici davacı dahi, inşaatın bitmemesi sebebiyle ilk poliçenin süresi sona ermesine rağmen davalı ... ile zeyilname düzenlemek suretiyle inşaatın bitiş tarihini geçici kabul tarihi olan 14.12.2006 tarihine kadar uzattığını, geçici kabul ile birlikte bakım devresi teminatının başladığını, zararın da bakım devresinde meydana geldiğini açıkça kabul etmektedir. O halde somut uyuşmazlık yönünden, taraflar arasında bu dönemde uygulanacağı ihtilafsız bulunan Munich Re 004 Klozunun ikinci bendine ne anlam verileceği önem kazanmaktadır.
Bu bende göre ancak “inşaat süresi içinde meydana gelip de sonuçları bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararlar” sigorta teminatına dahildir. Somut olay yönünden de sel rizikosunun, anılan hüküm uyarınca teminat kapsamında kalması için 14.12.2006 tarihinden önce meydana gelmesi, ancak sonuçlarının yani zararın, bakım devresi içinde ortaya çıkması gereklidir. Dolayısıyla mahkemenin inşaat süresi dışında (geçici kabul tarihinden sonra) ve bakım devresi içinde meydana gelen sel hasarının bu madde kapsamında teminata dahil olduğunu kabul etmesi doğru değildir.
Klozun başlangıcında poliçe şartlarına ve ekli zeyilnamelere yapılan atıf da inşaat süresi için poliçede verilen tüm teminatların, bakım devresi için de geçerli olduğu anlamına gelmez. Zira yukarıda da belirtildiği gibi bakım devresinde poliçe, all risks özelliğinden çıktığından ve sigortacı açısından risk azaldığından, Munich Re 004 Klozu ile sadece klozda belirtilen iki hal teminat kapsamına alınmaktadır. Aksinin kabulü, sigortacı için riskin azaldığı bakım devresinde, inşaat all risks teminatlarına, anılan klozda belirtilen iki teminatın daha ilave edildiği anlamına gelir ki bu kabul şekli, anılan klozun amacıyla ve bakım devresinin niteliği ile bağdaşmaz.
Bu itibarla mahkemece, sel olayı nedeniyle meydana gelen dava konusu hasar bedelinin, Munich Re 004 Klozunun ikinci bendi uyarınca teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, Dairemizin 22.01.2013 tarih ve 2011/919 E., 2013/1334 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/467 E. 2019/1328 K.
Ortak:geçici kabul · kesin kabul · afet · hırsızlık · gerçek zarar · ziya · sigorta sözleşmesi · riziko
İncelediğiniz karardaDoğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan «ziya» ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber, bu ziya ve «hasarlar» eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından, bakım devresi «teminatı» dışında kalır (MR 003 ve 004).
Dava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «zeyilname» ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki «muafiyetin» 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada «kesin» kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu «teminatının» da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel «rizikosunun» teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının yüklenicisi bulunduğu inşaat nedeniyle davalı şirketin tanzim ettiği poliçenin süresinin «zeyilnameler» ile 14.12.2006 tarihine kadar uzatıldığı, bu sürenin dolması ile birlikte on iki aylık bakım devresi «teminatının» başladığı, poliçede Munich Re 004 Genişletilmiş Bakım (12 ay) Klozunun bulunduğu ve inşaattaki «hasarın» 21-22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel «afeti» nedeniyle oluştuğu konularında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDoğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan «ziya» ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber eksiklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım devresi «teminatı» dışında kalır. (MR 003 ve 004 Bu nedenle bu tür riskler için müteahhidin işletme sigortası yaptırması gerekir.) (Yrd.
1401 maddesi gereğince davalı ... şirketinin tazmin borcunu doğuran «rizikonun», bakım devresinde 28.01.2015 tarihinde gerçekleşmiş bulunmasına, taraflar arasında mün'akid sigorta policesinde "her türlü doğal «afet» sonucu oluşan «hasarın»" «teminat» dışı bırakılmış olmasına göre, sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, rizikonun gerçekleşme tarihi ve …
Sigorta Poliçesi ile «sigortalandığı, poliçede» 31...2014 - 31...2015 arası dönemin bakım dönemi olarak kararlaştırıldığı, sigortalının Üniversite Rektörlüğü olduğu, davacı tarafından açılan davaya Rektörlük tarafından «muvafakat» edildiği, 30...2014 tarihinde toplam kar yüksekliği ... cm iken, yoğun yağış sonucu kar yüksekliğinin 31...2014 tarihinde 40 cm olduğu, «rizikonun» 28.1.2015 tarihinde gerçekleştiğini bildirerek davacının bu tarihte davalıya «ihbarda» bulunduğu, «hak ediş» raporunda iş bitim tarihinin ......2014 olarak belirtildiği, inşaatın geçici veya «kesin» kabulunün riziko tarihi itibariyle yapılmadığı dosya içeriği ile sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · muvafakat · ihbar
Benzer bu karardaSigorta Poliçesi ile «sigortalandığı, poliçede» 31...2014 - 31...2015 arası dönemin bakım dönemi olarak kararlaştırıldığı, sigortalının Üniversite Rektörlüğü olduğu, davacı tarafından açılan davaya Rektörlük tarafından «muvafakat» edildiği, 30...2014 tarihinde toplam kar yüksekliği ... cm iken, yoğun yağış sonucu kar yüksekliğinin 31...2014 tarihinde 40 cm olduğu, «rizikonun» 28.1.2015 tarihinde gerçekleştiğini bildirerek davacının bu tarihte davalıya «ihbarda» bulunduğu, «hak ediş» raporunda iş bitim tarihinin ......2014 olarak belirtildiği, inşaatın geçici veya «kesin» kabulunün riziko tarihi itibariyle yapılmadığı dosya içeriği ile sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4871 E. 2022/8720 K.
Ortak:geçici kabul · afet · hırsızlık · gerçek zarar · ziya · teminat kapsamı · riziko · ek prim · Sigorta
İncelediğiniz karardaDoğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan «ziya» ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber, bu ziya ve «hasarlar» eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından, bakım devresi «teminatı» dışında kalır (MR 003 ve 004).
Somut olay yönünden de sel «rizikosunun», anılan hüküm uyarınca «teminat kapsamında» kalması için 14.12.2006 tarihinden önce meydana gelmesi, ancak sonuçlarının yani zararın, bakım devresi içinde ortaya çıkması gereklidir.
Dava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «zeyilname» ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki «muafiyetin» 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada «kesin» kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu «teminatının» da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel «rizikosunun» teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rtası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden müteahhidin bakım devresi için de sigortacı ile anlaşması ve ek «prim» ödemesi gerektiği, inşaat sigortalarındaki bakım devresinde sigortacı açısından riskin azaldığı, bu devrede poliçe all risk özelliğinden çıktığından, sadece eksikliklerin tamamlanması sırasında ve genellikle bu faaliyetlerle sınırlı olarak müteahhit tarafından «gerçekleştirilen zarar» ve «hasarlar» güvence altına alındığı, bu nedenle bakım devresinde meydana gelen «ziya» ve hasarların «teminata» «dahil» sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerektiği, doğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber eksiklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım dev …
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu poliçenin «teminat» dışında kalan haller başlıklı III. maddesinde "grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler ve bunların gerektirdiği askeri ve inzibati hareketler ile «hırsızlık» ve hırsızlığa teşebbüs" gibi hallerin sayıldığı, «hasarın» mala zarar verme, hırsızlığa teşebbüs kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle söz konusu hasarın poliçenin «teminat kapsamı» dışında kaldığı, bu haliyle davacının davalı ... ile aralarında akdetmiş olduğu inşaat tüm riskler «sigorta poliçesine» dayanarak hasarın tazminini talep etmesinin yerinde ve yasal olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e tazminat isteminde bulunduğu, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının A.3/f bendinde inşaat bitim veya geçici kabulunden sonra başlayan bakım devresinin ek sözleşmeyle «teminat kapsamına» alınabileceği, "İnşaat Sigortası Genel Şartları(Bütün Riskler) Bakım Devresi Klozu" başlığı altında da "III.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · münhasırlık · üçüncü kişi · eksik inceleme
Benzer bu karardaTeminat Dışında Kalan Haller" "c" bendinde bakım devresinde "kötü niyetli hareketler nedeniyle doğacak zararların" «teminat» dışı kaldığının belirtiltidiği, poliçede de genel şartlara uygun olarak "MUNICH RE 004" klozu ile 18 ay süreyle bakım devresi teminatı verildiği, ne var ki bakım evresinde kötü niyetli hareketlerin teminat dışı bırakıldığı, sigortalı şantijedeki tel, direk, duvar vs. gibi imalatlara «üçüncü kişiler» tarafından zarar verildiği iddiasıyla mala zarar verme suçundan faillerin tespiti amacıyla daimi arama kararı verildiği, ekspertiz raporunun bu kapsamda düzenlendiği ve dava konusu tel, direk ve betonlara üçüncü kişilerce zarar verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dosyadaki ihale belgelerine göre «geçici kabul» itibar tarihi 11.04.2014 olduğundan dava konusu 13.04.2014, 21.04.2014 ve 19.05.2014 tarihleri arasındaki «hasarın» bakım evresinde gerçekleştiği ve kötü niyetli hareketler kapsamında kalan hasarın teminat dışı olduğu, her ne kadar davacı vekili geçici kabul tarihinin onay tarih …
… oluştuğu gerekçesiyle reddedildiğini, red cevabının mahkemenin red kararına gerekçe olan poliçe kapsamı ile ilgili olmadığını ve ispatlanmış bir halk hareketi veya «hırsızlık» bulunmadığından bahsedilerek kararının «eksik incelemeyle» verildiği iddia edilmiştir.
Başka bir anlatımla, yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde ve bu hale «münhasır» olarak başvurunun esastan reddine karar verilmesi gereklidir.
356/2 kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9640 E. , 2013/14540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3.Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 gün ve 2007/708-2010/612 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/01/2013 gün ve 2011/919-2013/1334 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üstlendiği yol inşaatının %85’i koasürans esası üzerinden davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sigortalı yol inşaatının 21-22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle hasara uğradığını, genişletilmiş bakım teminatının da verildiğini, başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 857.292,792 USD’nin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, sigorta sözleşmesini Umman’da mukim Dhofar Inc. Com. firmasının imzaladığını, rizikonun 1 yıllık inşaat devresi bittikten sonra meydana geldiğini, daha sonra genişletilmiş bakım devresi klozunun başladığını, anılan kloza göre bir veya birden çok yüklenicinin sigorta konusuna verdiği zararlar ile inşaat süresi içinde veya kati kabul öncesi meydana gelmiş olmak koşuluyla bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararların teminat altına alındığını, rizikonun inşaat süresi içinde kısmi veya kati kabul öncesi meydana gelmediğini, teminat içinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, inşaat all risks sigorta poliçesine dayalı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece zeyilname ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki muafiyetin 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada kesin kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu teminatının da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel rizikosunun teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının yüklenicisi bulunduğu inşaat nedeniyle davalı şirketin tanzim ettiği poliçenin süresinin zeyilnameler ile 14.12.2006 tarihine kadar uzatıldığı, bu sürenin dolması ile birlikte on iki aylık bakım devresi teminatının başladığı, poliçede Munich Re 004 Genişletilmiş Bakım (12 ay) Klozunun bulunduğu ve inşaattaki hasarın 21-22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel afeti nedeniyle oluştuğu konularında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakım devresi içinde sel nedeniyle meydana gelen hasarın, teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İnşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten geçici kabulün onaylanmasına kadar devam eden süre, inşaat süresini oluşturur. Bu aşamadan sonra kesin kabule kadar geçecek süre ise teminat süresi veya bakım devresi olarak adlandırılır. İnşaat sigortasında maddi sigorta süresi, sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır. Bununla beraber müteahhidin faaliyetleri ve sorumluluğu, geçici kabulden sonra da devam eder. İnşaat sigortası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından, bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden müteahhidin, bakım devresi için sigortacı ile anlaşması ve ek prim ödemesi gerekir. İnşaat sigortalarındaki bakım devresinde sigortacı açısından risk azalmaktadır.
Bu devrede poliçe all risks özelliğinden çıktığından, sadece eksikliklerin tamamlanması sırasında ve genellikle bu faaliyetlerle sınırlı olarak, müteahhit tarafından gerçekleştirilen zarar ve hasarlar güvence altına alınmaktadır. Bu nedenle bakım devresinde meydana gelen ziya ve hasarların teminata dahil sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerekir. Doğal afetler, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber, bu ziya ve hasarlar eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından, bakım devresi teminatı dışında kalır (MR 003 ve 004). Bu türden riskler için müteahhidin işletme sigortası yaptırması tavsiye edilmektedir (Yrd.
Doç. Dr. Ali Ayli, İnşaat Bütün Riskler Sigortasında Riziko, Ankara 2012, s: 149-150).
Somut olayda da mahkemece karar yerinde, hasarın meydana geldiği tarihte sigorta konusu işin kısmi ya da kesin kabulünün yapılmayıp geçici kabulünün yapılmış olduğu, bu süreçte inşaat işinin devam ettiği ve bakım klozu teminatının yürürlükte bulunduğu, bu nedenle de Munich Re 004 Klozunun 2. bendindeki şartın gerçekleştiği ve hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere inşaat sigortasında maddi sigorta süresi, sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta da sigorta sözleşmesinde poliçenin bitiş tarihi, zeyilnamelerle 14.12.2006 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu süre aynı zamanda geçici kabulün yapıldığı tarih olup, poliçeye göre anılan tarih itibariyle inşaat süresi bitmiş ve bakım devresi başlamıştır.
Poliçede belirtilen son sürenin bitimi ile inşaat all risks teminatı sona erer ve sadece belirli riskleri karşılayan bakım devresi teminatı başlar. İnşaatın fiilen bitirilmemiş olduğu gerekçesiyle inşaat süresinin kısmi veya kesin kabul tarihine kadar uzadığının kabul edilmesi, poliçede bakım dönemi için ek teminat verilmesini anlamsız kılar. Ayrıca hem bu şekilde inşaat süresinin kesin kabul tarihine kadar uzadığının, diğer bir deyişle dava konusu hasarın inşaat süresi içinde meydana geldiğinin söylenmesi hem de hasarın bakım teminatı kapsamında bulunduğunun kabul edilmesi, kendi içinde de çelişkilidir. Kaldı ki yüklenici davacı dahi, inşaatın bitmemesi sebebiyle ilk poliçenin süresi sona ermesine rağmen davalı ...
ile zeyilname düzenlemek suretiyle inşaatın bitiş tarihini geçici kabul tarihi olan 14.12.2006 tarihine kadar uzattığını, geçici kabul ile birlikte bakım devresi teminatının başladığını, zararın da bakım devresinde meydana geldiğini açıkça kabul etmektedir. O halde somut uyuşmazlık yönünden, taraflar arasında bu dönemde uygulanacağı ihtilafsız bulunan Munich Re 004 Klozunun ikinci bendine ne anlam verileceği önem kazanmaktadır.
Bu bende göre ancak “inşaat süresi içinde meydana gelip de sonuçları bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararlar” sigorta teminatına dahildir. Somut olay yönünden de sel rizikosunun, anılan hüküm uyarınca teminat kapsamında kalması için 14.12.2006 tarihinden önce meydana gelmesi, ancak sonuçlarının yani zararın, bakım devresi içinde ortaya çıkması gereklidir. Dolayısıyla mahkemenin inşaat süresi dışında (geçici kabul tarihinden sonra) ve bakım devresi içinde meydana gelen sel hasarının bu madde kapsamında teminata dahil olduğunu kabul etmesi doğru değildir.
Klozun başlangıcında poliçe şartlarına ve ekli zeyilnamelere yapılan atıf da inşaat süresi için poliçede verilen tüm teminatların, bakım devresi için de geçerli olduğu anlamına gelmez. Zira yukarıda da belirtildiği gibi bakım devresinde poliçe, all risks özelliğinden çıktığından ve sigortacı açısından risk azaldığından, Munich Re 004 Klozu ile sadece klozda belirtilen iki hal teminat kapsamına alınmaktadır. Aksinin kabulü, sigortacı için riskin azaldığı bakım devresinde, inşaat all risks teminatlarına, anılan klozda belirtilen iki teminatın daha ilave edildiği anlamına gelir ki bu kabul şekli, anılan klozun amacıyla ve bakım devresinin niteliği ile bağdaşmaz.
Bu itibarla mahkemece, sel olayı nedeniyle meydana gelen dava konusu hasar bedelinin, Munich Re 004 Klozunun ikinci bendi uyarınca teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, Dairemizin 22.01.2013 tarih ve 2011/919 E., 2013/1334 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.01.2013 tarih ve 2011/919 E., 2013/1334 K. sayılı onama kararının kaldırılarak, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 09/07/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi'ne dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olan işbu davada, mahkemece karar yerinde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmakla davalı vekilinin mahkeme kararını onayan Dairemiz kararına karşı ileri sürdüğü karar düzeltme itirazlarının reddi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042464300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz