Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1936 E. 2021/1626 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ kusur↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılamaya göre; yolcu olan ...'ın otobüsün tek taraflı yaptığı ve sürücünün % 100 kusurlu olduğu kazada vefat etmesi sebebiyle, vefat edenin anne, babası ve eşi olan davacıların manevi zararlarından sorumlu olunduğunun anlaşıldığı, davacıların duyduğu elem ve ızdırabı bir derece giderebilmek için kazanın oluş şekli, sürücünün kusur oranı, vefat edenin yaşı, davacıların vefat edene yakınlıkları, davacıların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000.- TL manevi tazminatın 27.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13803 E. 2011/16994 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · hakkaniyet · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların maddi zararlarının aracın sigortacısı olan sigorta şirketince karşılandığı ve davacıların talep edebilecekleri bir «maddi tazminat» kaleminin bulunmadığı, olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunmaması, müteveffanın yaşı, davacılarla olan yakınlığı, davacıların ekonomik ve sosyal durumu il …
Dava, «trafik kazası» nedeniyle araçta bulunan yolcunun vefatı sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda ise «trafik kazası» sonucu, davacıların 07.03.1976 doğumlu kızları, davalıların asli ve tam kusurlu fiilleri nedeniyle 14.08.2006 tarihinde vefat etmiş olup mahkemece davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir.
O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, oluş şekli, müteveffanın yaşı ve sosyal durumu, davacıların müteveffaya yakınlık ve ölümünden etkileniş derecesi dikkate alınarak, davacılar lehine adalet ve «hakkaniyete» uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan, oldukça yetersiz miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3266 E. 2012/9663 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… an davacıların manevi zararlarından sorumlu olunduğunun anlaşıldığı, davacıların duyduğu elem ve ızdırabı bir derece giderebilmek için kazanın oluş şekli, sürücünün «kusur oranı», vefat edenin yaşı, davacıların vefat edene yakınlıkları, davacıların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000.- TL manevi tazminatın 27.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile ...'den müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat ve «avans faizi» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · trafik kazası · husumet yokluğu · haksız fiil · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaFinansal Kiralama A.Ş. aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ...
3-Öte yandan, taraflar arasındaki uyuşmazlık «mutlak ticari» işlerden olan taşıma ilişkisinden kaynaklandığı ve davacılar vekilinin manevi tazminatın avans faiziyle tahsilini talep ettiği halde, mahkemece ticari iş niteliğindeki taşıma sırasında meydana gelen «haksız fiil» nedeniyle hükmedilecek tazminatın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizle tahsile hükmedilmesi de doğru görülmemiş davacılar yararına bozm …
Kurak için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.02.2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılar Aydoğan Turizm Sanayi ve Tic.
2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4917 E. 2012/9662 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · yasal faiz
Benzer bu kararda… kısmen kabulüne, davacı ... için 1.500,00 TL, davacı ... için 750,00 TL, davacı ... için 750,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.10.2004 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5195 E. 2012/8483 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · haksız fiil
Benzer bu kararda… alıştığı için %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, baba Ali için 5.090,10 TL, anne Bina için 4.226,70 TL olmak üzere toplam 9.316,80 TL «destekten yoksun kalma tazminatının» 31.05.2009 olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahiline, diğer davacılar için destek tazminatı isteminin reddine, birleşen davada anne ve baba için ayrı ayrı 5 …
2-Dava, «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Taşımadan kaynaklanan maddi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/246 E. 2011/8989 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · maddi tazminat · teminat
Benzer bu karardaDava, taşımadan kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, davalı taraf savunmasında, kazaya neden olan otobüsün Karayolu Taşıma Kanunu’na göre zorunlu karayolu «mali sorumluluk sigortası» yaptırması gerektiğini ve tazminatın öncelikle bu sigortadan tahsil edilmesi gerektiğini belirttiği halde, bu husus incelenmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu araçtan düşerek vefat ettiği, sürücünün % 100 kusurlu olduğu, zararın «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1936 E. , 2021/1626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2016 tarih ve 2014/298 E. - 2016/264 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar ... ve ...'in kızı, davacı ...'ın eşi olan ...'ın 27.07.2013 tarihinde davalı şirkete bağlı olan ...plakalı ticari otobüs ile yolcu olarak seyir halinde iken araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, müşterek kızlarını kaybeden davacılar ... ve ...'in manevi olarak çöktüğünü, davacı ...'ın vefat eden ile henüz bir buçuk aylık evli olduğunu, davacının eşinin ani ve beklenmedik ölümü sebebi ile tarifi imkansız acı ve ölçülemez manevi zararlara maruz kaldığını ileri sürerek davacıların uğramış oldukları manevi zararların tazmini amacıyla her biri için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, haksız fiil sonucu bedensel zararlar nedeni ile açılan davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya göre; yolcu olan ...'ın otobüsün tek taraflı yaptığı ve sürücünün % 100 kusurlu olduğu kazada vefat etmesi sebebiyle, vefat edenin anne, babası ve eşi olan davacıların manevi zararlarından sorumlu olunduğunun anlaşıldığı, davacıların duyduğu elem ve ızdırabı bir derece giderebilmek için kazanın oluş şekli, sürücünün kusur oranı, vefat edenin yaşı, davacıların vefat edene yakınlıkları, davacıların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000.- TL manevi tazminatın 27.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.044,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 30,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava, davalı taşıma şirketine ait otobüste seyahat etmekte iken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...’ın ölümü nedeniyle yakınları olan davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacıların yakınının davalı ile yolcu taşıma sözleşmesi akdetmiş olması bu sonuca etkili olmayıp taraflar arasındaki borç ilişkisinin sözleşmeye dayalı olduğu söylenemeyeceği gibi kanunun hatalı yorumuna dayalı eski Yargıtay uygulamalarına bakılarak davacıların “yansıma” yoluyla bir zarara uğradıkları da ileri sürülemez. Şu halde, davanın yasal dayanağı 6098 sayılı Kanun’un 56/2. maddesi olup davacıların tacir olmadıkları da gözetildiğinde, olaya yolcu taşıma sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekeceğinden bahisle 6102 sayılı TTK’nın 4.
maddesinin uygulanması suretiyle davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
Görev hususu, davanın her aşamasında ve taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir usul hükmü olup 6100 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca davanın görüm ve çözüm yeri asliye hukuk mahkemesi olmakla yerel mahkeme kararının öncelikle bu nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğunun aksi yöndeki düşüncesine katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659570600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz