6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13803 E. 2011/16994 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası hakkaniyet maddi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacıların maddi zararlarının aracın sigortacısı olan sigorta şirketince karşılandığı ve davacıların talep edebilecekleri bir maddi tazminat kaleminin bulunmadığı, olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunmaması, müteveffanın yaşı, davacılarla olan yakınlığı, davacıların ekonomik ve sosyal durumu ile paranın satın alma gücü nazara alınarak davacıların elem ve acılarının kısmen de olsa telafisi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, ayrı ayrı 2.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, trafik kazası nedeniyle araçta bulunan yolcunun vefatı sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. BK.'nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise trafik kazası sonucu, davacıların 07.03.1976 doğumlu kızları, davalıların asli ve tam kusurlu fiilleri nedeniyle 14.08.2006 tarihinde vefat etmiş olup mahkemece davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğünden söz etmek mümkün değildir. O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, oluş şekli, müteveffanın yaşı ve sosyal durumu, davacıların müteveffaya yakınlık ve ölümünden etkileniş derecesi dikkate alınarak, davacılar lehine adalet ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan, oldukça yetersiz miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12281 E. 2011/4551 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1936 E. 2021/1626 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9883 E. 2010/1040 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10092 E. 2010/1006 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9896 E. 2010/1005 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10077 E. 2010/1153 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aaüt

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10099 E. 2010/1007 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8689 E. 2010/86 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13803 E.  ,  2011/16994 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 tarih ve 2007/133-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, 05/08/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı şirkete ait diğer davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın yaptığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin çocuğu ...’nın vefat ettiğini, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu savunarak her bir müvekkili için ayrı ayrı 15.000,00'er TL maddi ve 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davacıların maddi zararlarının aracın sigortacısı olan sigorta şirketince karşılandığı ve davacıların talep edebilecekleri bir maddi tazminat kaleminin bulunmadığı, olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunmaması, müteveffanın yaşı, davacılarla olan yakınlığı, davacıların ekonomik ve sosyal durumu ile paranın satın alma gücü nazara alınarak davacıların elem ve acılarının kısmen de olsa telafisi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, ayrı ayrı 2.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, trafik kazası nedeniyle araçta bulunan yolcunun vefatı sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. BK.'nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise trafik kazası sonucu, davacıların 07.03.1976 doğumlu kızları, davalıların asli ve tam kusurlu fiilleri nedeniyle 14.08.2006 tarihinde vefat etmiş olup mahkemece davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğünden söz etmek mümkün değildir.

O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, oluş şekli, müteveffanın yaşı ve sosyal durumu, davacıların müteveffaya yakınlık ve ölümünden etkileniş derecesi dikkate alınarak, davacılar lehine adalet ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan, oldukça yetersiz miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040826800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.