Tasarım Tescil Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1711 E. 2021/3894 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ dürüstlük kuralı↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalı tasarımının davacı tasarımı karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını haiz olmadığı, seçenek özgürlüğü kapsamının genişliği de dikkate alınınca davalı adına tescilli 2011 06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan raporlara göre davalı adına tescilli 2011/06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, taraflar arasında aynı ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla görülen davada alınan ve işbu dosyaya da sunulan 10.11.2014 tarihli kök ve 27.07.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, tarafların makinelerinin gerek görsel gerekse teknik ve fonksiyonel özellikler bakımından benzerlikler göstermekte ise de, ürünlerin maliyetinin yüksekliği de dikkate alındığında, bire bir ayniyetin bulunmadığı, dolayısıyla karıştırılma olasılığının ve haksız rekabet için aranan benzerlik şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmış ve bu hususta verilen 17.12.2015 tarihli kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2018 gün ve 2016/7847 E.- 2018/2059 K. sayılı bozma ilamının kapsamı dışında kalarak, 20.01.2020 gün ve 2018/3391 E.- 2020/514 K. sayılı ilamı sonucunda kesinleştiği görülmüş ise de tasarım ve haksız rekabet hukukunun koruma alanlarının farklı bulunması, bu farkın pratik sonucu olarak haksız rekabet hukukunda dürüstlük kurallarına aykırı olmadıkça serbest rekabet ilkesinden yararlanılarak, önceki ürüne benzetme özgürlüğü mevcutken, sınai mülkiyet hukukunda mutlak haklara tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin kabulü için bu eylemin hangi metotlar kullanılarak gerçekleştirildiğinin önem taşımadığı nazara alındığında, davalı vekilinin her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım belgesi hükümsüzlüğüne ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 03.07.2017 tarihli ve 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak davacı adına tescilli endüstriyel tasarım belgesine istinaden üretilen süpürme aracı ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarım belgesine istinaden üretilen süpürme aracı üzerinde yapılan karşılaştırmaya göre davalının endüstriyel tasarım belgesinin davacının endüstriyel tasarım belgesi karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporlarına davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan haksız rekabet davasında alınan bilirkişi raporlarında aynı araçların karşılaştırıldığı ve benzer olmadıklarının ifade edildiğine dair ciddi itirazlar ileri sürülmüş, İlk Derece Mahkemesince, bu itirazları karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi karar yerinde de bu itirazlar değerlendirilmemiştir. Bu durumda davalı tarafın itirazlarına dayanak haksız rekabet davası dosyası getirtilip anılan dosyadaki raporlar da değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9034 E. 2023/214 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… İlk Derece Mahkemesince alınan raporlara göre davalı adına tescilli 2011/06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, taraflar arasında aynı ürünlerin «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiasıyla görülen davada alınan ve işbu dosyaya da sunulan 10.11.2014 tarihli kök ve 27.07.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, tarafların makineler …
… 18/2059 K. sayılı bozma ilamının kapsamı dışında kalarak, 20.01.2020 gün ve 2018/3391 E.- 2020/514 K. sayılı ilamı sonucunda kesinleştiği görülmüş ise de tasarım ve «haksız rekabet» hukukunun koruma alanlarının farklı bulunması, bu farkın pratik sonucu olarak haksız rekabet hukukunda «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadıkça serbest rekabet ilkesinden yararlanılarak, önceki ürüne benzetme özgürlüğü mevcutken, sınai mülkiyet hukukunda mutlak haklara tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin kabulü için bu eylemin hangi metotlar kullanılarak gerçekleştirildiğinin önem taşımadığı nazara alındığında, davalı vekilinin her iki dosyada alınan «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporlarına davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan «haksız rekabet» davasında alınan bilirkişi raporlarında aynı araçların karşılaştırıldığı ve benzer olmadıklarının ifade edildiğine dair ciddi itirazlar ileri sürülmüş, İlk Derece Mahkemesince, bu itirazları karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi karar yerinde de bu itirazlar değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardadava, «haksız rekabet» nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3726 E. 2024/8934 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, işbu davanın hükümsüzlük davası olması nedeniyle davacının «tescilli tasarımı» ile davalının tescilli tasarımının karşılaştırılması suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, ihlal davasından farklı olarak taraflarca üretilmiş olan araçların dava konusu olmadığı, bu kapsamda alınan raporların dava konusu uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, Yargıtay tarafından yapılan bozma kapsamının incelemeye ilişkin olduğu, taraflar bakımından «kazanılmış hak» durumunun bulunmadığı, taraflarca somut olarak üretilmiş araçların ve bunların karşılaştırmasının davanın mahiyeti ile uyumlu olmadığı, tarafların tescilli olan tasarımlarını kullanmak zorunda olmadıkları, dolayısı ile tasarım tescillerinin üretimleri ile kıyaslanmasının doğru olmadığı, davalı tasarımının mahkememizin ilk kararında ayırt edici olmadığı nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalı tescilinin incelemesiz olması üretilmiş olan bir aracın fotoğraflarından oluşması da dikkate alındığında yenilik unsurunu da taşımadığı, davalının ihaleye sunduğu ve «bilirkişilerce incelenen» araç ile aynı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… rlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 24.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu 2011/06261 sayılı tasarım ile davacının 2010/04773 sayılı «tescilli tasarımlarının» karşılaştırılması yapılarak ayrıntılı tablo düzenlenmiş ve sonuç olarak "açık bir şekilde bilgilenmiş kullanıcı tarafından tespit edilebilecek olan mevcut farklılıkların tasarımları genel izlenim itibariyle farklılaştırdığı, dolayısı ile 2010/04773 sayılı tasarım karşısında dava konusu 2011/06261 sayılı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine haiz olduğu kanaatine varıldığı..." belirtilmesine rağmen mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması g …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010/04773 sayılı yol süpürme aracı tasarımı bulunduğunu, davalının adına «tescilli tasarımın», müvekkili tasarımı karşısında yenilik vasfı taşımadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yol süpürme araçlarında teknik zorunluluktan kaynaklanan pek çok ortak özelliklerin olduğunu, «ayırt ediciliğin» ufak ayrıntılarda sağlanabildiğini, davacının Ankara 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1711 E. , 2021/3894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.04.2018 tarih ve 2015/387 E. - 2018/87 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.03.2020 tarih ve 2018/1844 E. - 2020/316 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/04773 sayılı yol süpürme aracı tasarımı bulunduğunu, davalının adına tescilli tasarımın müvekkili tasarımı karşısında yenilik vasfı taşımadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yol süpürme araçlarında teknik zorunluluktan kaynaklanan pek çok ortak özelliklerin olduğunu, ayırt ediciliğin ufak ayrıntılarda sağlanabildiğini, davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/455 Esas sayılı dosyası ile de benzer iddialarla dava açtığını, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda tasarımların farklı olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı tasarımının davacı tasarımı karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını haiz olmadığı, seçenek özgürlüğü kapsamının genişliği de dikkate alınınca davalı adına tescilli 2011 06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan raporlara göre davalı adına tescilli 2011/06261 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, taraflar arasında aynı ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla görülen davada alınan ve işbu dosyaya da sunulan 10.11.2014 tarihli kök ve 27.07.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, tarafların makinelerinin gerek görsel gerekse teknik ve fonksiyonel özellikler bakımından benzerlikler göstermekte ise de, ürünlerin maliyetinin yüksekliği de dikkate alındığında, bire bir ayniyetin bulunmadığı, dolayısıyla karıştırılma olasılığının ve haksız rekabet için aranan benzerlik şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmış ve bu hususta verilen 17.12.2015 tarihli kararın, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 19.03.2018 gün ve 2016/7847 E.- 2018/2059 K. sayılı bozma ilamının kapsamı dışında kalarak, 20.01.2020 gün ve 2018/3391 E.- 2020/514 K. sayılı ilamı sonucunda kesinleştiği görülmüş ise de tasarım ve haksız rekabet hukukunun koruma alanlarının farklı bulunması, bu farkın pratik sonucu olarak haksız rekabet hukukunda dürüstlük kurallarına aykırı olmadıkça serbest rekabet ilkesinden yararlanılarak, önceki ürüne benzetme özgürlüğü mevcutken, sınai mülkiyet hukukunda mutlak haklara tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin kabulü için bu eylemin hangi metotlar kullanılarak gerçekleştirildiğinin önem taşımadığı nazara alındığında, davalı vekilinin her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım belgesi hükümsüzlüğüne ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 03.07.2017 tarihli ve 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak davacı adına tescilli endüstriyel tasarım belgesine istinaden üretilen süpürme aracı ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarım belgesine istinaden üretilen süpürme aracı üzerinde yapılan karşılaştırmaya göre davalının endüstriyel tasarım belgesinin davacının endüstriyel tasarım belgesi karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporlarına davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan haksız rekabet davasında alınan bilirkişi raporlarında aynı araçların karşılaştırıldığı ve benzer olmadıklarının ifade edildiğine dair ciddi itirazlar ileri sürülmüş, İlk Derece Mahkemesince, bu itirazları karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi karar yerinde de bu itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda davalı tarafın itirazlarına dayanak haksız rekabet davası dosyası getirtilip anılan dosyadaki raporlar da değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659520700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz