6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket müdürünün azlinde haklı sebebin ispatı davacıya düşer

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5328 E. 2021/3081 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürünün azli davasında haklı sebeplerin ispat külfeti davacıdadır. Müdür sıfatını taşıyan ortak, şirketin iş ve işlemlerini inceleme yetkisine sahip olduğundan ve bu yetki engellendiğinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma yolu açık bulunduğundan, bu yola başvurmadan doğrudan müdürün azli istenemez. Kâr payı dağıtımı ortaklar kurulunun yetkisinde olduğundan kâr payı dağıtılmaması tek başına azil sebebi değildir; kötü yönetim iddiaları ise somutlaştırılıp ispatlanmadıkça haklı sebep oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Müdürün azli için haklı sebeplerin ispat yükü → ret

İddia: Davacı, davalı müdürün kendisini iş yerine almadığını, bilgi vermediğini, gizli işlemler yaptığını ve şirketi kötü yönettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Limited şirkette yöneticinin azli istendiğinde, azil için dayanılan haklı sebepleri ispat külfeti davacıdadır; davacı bu sebepleri ispatlayamadığından talebin reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmadan müdürün azlinin istenip istenemeyeceği → ret

İddia: Davacı, şirket işleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini ve iş yerine alınmadığını azil sebebi olarak ileri sürmüştür.

Gerekçe: Müdür sıfatını taşıyan ortağın şirketin iş ve işlemlerini ve ticari kayıtlarını inceleme yetkisi bulunduğundan, bu yetkisini kullanarak istediği bilgilere ulaşması mümkündür; bu yetkinin fiilen engellenmesi halinde ise ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma yolu açıktır. Bu yola başvurmaksızın doğrudan şirket müdürünün azlini istemek yasal olarak mümkün değildir. Ayrıca davacı, bilgi edinme hakkını kullandığı veya şirketten bilgi talep ettiği yolunda delil de sunmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Kâr payı dağıtılmamasının azil sebebi oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davacı, elde edilen gelirden kendisine ödeme yapılmamasını ve kâr payı dağıtılmamasını azil sebebi olarak ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kâr payı dağıtımı ortaklar kurulunun alabileceği kararlardandır; müdürün tek başına tasarrufunda değildir. Şirketi temsile yetkili ortağın bu konuda alınan olumsuz kararın iptalini talep hakkı bulunduğundan, kâr payı dağıtılmamış olması tek başına şirket müdürünün azlini gerektiren haklı bir sebep olarak kabul edilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Kötü yönetim ve şirketi zarara uğratan işlem iddialarının somutlaştırılmaması → ret

İddia: Davacı, davalının bir takım gizli işlemler yaptığını ve şirketi kötü yönettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin kötü yönetildiğine ve zararına işlemler yapıldığına ilişkin iddialar, hangi işlemlerin söz konusu olduğu ortaya konularak somutlaştırılmadığı ve tanık dahil delile dayanılmadığı sürece azil için haklı sebep oluşturmaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay, azil için haklı sebeplerin ispat külfetinin davacıda olduğunu kendi tespitiyle ortaya koyarak onamıştır; bu tespit ile benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki 'bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmadan azil istenemeyeceği' ve 'kâr payı dağıtılmamasının tek başına azil sebebi olmadığı' holding'leri emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürün azli haklı sebep ispat külfeti bilgi alma ve inceleme hakkı kâr payı dağıtımı genel kurul kararının iptali kayyım tayini

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı TTK — 6102 sayılı TTK 630/26102 sayılı TTK 4376102 sayılı TTK 614

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5328 E.  ,  2021/3081 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.09.2018 tarih ve 2018/165 E. - 2018/847 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.05.2020 tarih ve 2020/445 E. - 2020/491 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalılardan Kadriye'nin birlikte davalı şirketi kurduklarını, ancak davalı ...'nin müvekkilini iş yerine almadığını, şirket işleri hakkında bilgi vermediğini, elde edilen gelirden ödeme yapmadığını, bir takım gizli işlemler yaptığını, şirketi kötü yönettiğini belirterek müdürün azline ve kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; iddiaların doğru olmadığını, davacının şirkete karşı olumsuz tavırlarının bulunduğunu, taahhütlerinin yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirkete alınmadığını ileri sürülmüş ise de bu iddiasının kanıtlanmadığı, davacı tarafça tanık deliline dayanılmadığı, şirketin iş ve işlemlerini, ticari kayıtlarını müdür sıfatını taşıyan davacının inceleme yetkisinin bulunduğu, bu yetkisini kullanarak davacının istenen bilgilere ulaşmasının mümkün olduğu, bu yetkinin kullanılmasının fiilî olarak engellenmesi halinde davacının bilgi alma ve inceleme hakkı'nı(TTK 437) kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, kâr payı dağıtılmamış olmasının da şirket müdürünün azlini gerektiren bir durum olmadığı, zira kâr payı dağıtımının, ortaklar kurulunun alabileceği kararlardan olduğu, şirketi temsile yetkili davacının bu konuda alınan olumsuz kararın iptalini talep hakkı mevcut olduğundan haklı bir azil nedeni olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, TTK ‘nın 614. maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup davacı bilgi edinme hakkını kullandığı veya davalı şirketten bilgi talep ettiği yolunda delil sunmadığı gibi davalının yöneticisi olduğu şirketin ortaklara kâr payı dağıtmamasının müdürlükten azil sebebi olarak ileri sürmüş ise de kâr payı dağıtılmaması tek başına şirketten azil için bir neden olarak görülemeyeceği, şirketin kötü yönetildiğine ilişkin iddialarını ve şirketin zararına yapıldığını iddia ettiği işlemlerin ne olduğu hususlarını da somutlaştıramadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 6102 sayılı TTK. 630/2 maddesi gereğince ispat külfeti kendisinde bulunan davacının azil için haklı sebepleri ispatlayamamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659357800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/445 E. 2020/491 K.

Limited şirket müdürünün azli için haklı sebebin ispatlanamaması

Gerekçe özeti

Limited şirket ortağının, müdürün azli ve kayyım atanması talebinde bulunabilmesi için TTK 630/2 kapsamında haklı sebebin varlığını ispat etmesi gerekir; ortak öncelikle TTK 614'te düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan doğrudan azil talebinde bulunamaz ve kâr payı dağıtılmamış olması, tek başına haklı azil sebebi sayılmaz; iddiaların somutlaştırılmaması halinde talep reddedilir.

Emsal değeri

TTK 630/2 uyarınca limited şirket müdürünün azli talebinde haklı sebebin ispat yükünün davacı ortakta olduğu ve TTK 614'teki bilgi alma/inceleme hakkının kullanılmadan doğrudan azil talebine gidilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklar için yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: limited şirket müdürünün azli haklı sebep kayyım atanması bilgi alma ve inceleme hakkı kâr payı dağıtımı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/445

KARAR NO 2020/491

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/09/2018

NUMARASI 2018/165 Esas 2018/847 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/05/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ...'nin birlikte davalı şirketi kurduklarını, ancak davalı ...'nin müvekkilini iş yerine almadığını, şirket işleri hakkında bilgi vermediğini, elde edilen gelirden ödeme yapmadığını, bir takım gizli işlemler yaptığını, şirketi kötü yönettiğini belirterek şirket yöneticisinin yetkilerinin askıya alınmasına ve kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, davacının şirkete karşı olumsuz tavırlarının bulunduğunu, taahhütlerinin yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının şirkete alınmadığını ileri sürülmüş ise de bu iddiasının kanıtlanmadığı, davacı tarafça tanık deliline dayanılmadığı, şirketin iş işlemlerini, ticari kayıtlarını müdür sıfatını taşıyan davacının inceleme yetkisinin bulunduğu, bu yetkisini kullanarak davacının istenen bilgilere ulaşmasının mümkün olduğu, bu yetkinin kullanılmasının fiilî olarak engellenmesi halinde davacının bilgi alma ve inceleme hakkı'nı(TTK 437) kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, kar payı dağıtılmamış olmasının da şirket müdürünün azlini gerektiren bir durum olmadığı, zira kar payı dağıtımının, ortaklar kurulunun alabileceği kararlardan olduğu, şirketi temsile yetkili davacının bu konuda alınan olumsuz kararın iptalini talep hakkı mevcut olduğundan haklı bir azil nedeni olarak kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme yapıldığını, müvekkili ile davalının boşanmalarından sonra şirketin kurulduğunu, müvekkilinin şirkete alınmadığını, gelir ve giderlerden herhangi bir şekilde bilgi verilmediğini, mahkemece işin esasına girilmediğini, bilirkişi incelemesi ile şirketin zarara uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğini, TTK 630/1 ve 630/2 maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, müdürün ortaklara kasıtlı şekilde yanlış bilgi vermesi, yetkilerini kötüye kullanması, müdürün kusurlu olması yada ortaklığın zarara uğraması, geçimsizlik doktrinde haklı sebebe verilen örneklemelerden olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; limited şirket müdürünün kusuru ile uğrattığı zararın belirlenerek yetkilerinin kaldırılarak azline ve kayyım atanmasına ilişkindir. Davacı vekili, davacının şirket iş ve işlemleri ile ilgili olarak yönetici ortak tarafından bilgilendirilmediğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattığını, gayri resmi iş ve işlemlerde bulunduğunu, şirket idaresi için kayyım atanması gerektiğini ileri sürmektedir. Davacı ile davalı ...'ün şirkette münferiden temsile yetkili müdürler oldukları anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. TTK nun 614.maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup ,"(1)her ortak müdürlerden ,şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.(2) Ortağın ,elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa ,müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir;bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.(3)Genel kurul bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse ,ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı bilgi edinme hakkını kullandığı veya davalı şirketten bilgi talep ettiği yolunda da bir delil sunmamıştır.

Davacı vekili her ne kadar davalının yöneticisi olduğu şirketin ortaklara kâr payı dağıtmamasının müdürlükten azil sebebi olarak ileri sürmüş ise de kâr payı dağıtılmaması tek başına şirketten azil için bir neden olarak görülemeyecektir. Kar dağıtımı yapılabilmesi için kar dağıtımına ilişkin karar alınması gerekmektedir. Davacı şirketin kötü yönetildiğine ilişkin iddialarını ve ticari defter ve kayıtlarında hangi hususların inceleneceği ,şirketin zararına işlemlerin ne olduğu hususlarını da somutlaştırmamış olup ,açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10,- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/05/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.