Gemi acenteliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3553 E. 2021/3675 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi acenteliği↗ konişmento↗ acente↗ acentelik↗ kusur↗ hasar↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 28.800,00 USD ve 8.061,20 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı acentenin şahsi kusuru nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 123,124,125. vd. maddeleri (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 109,110,111. vd. maddeleri) acentenin müvekkiline karşı haber verme ve gerekli önlemleri alma gibi yükümlülüklerini düzenlemekte ise de acentenin şahsi kusuru bulunması halinde mal sahibi de doğrudan acenteye dava açabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf konteynerin limana geldikten sonra arızalandığını, soğutma görevini yapmadığını, davalı acentenin kontrol ve gözetim görevini yerine getirmediğini, görevini ihmal etmesi nedeniyle şahsen kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu malların taşındığı geminin 05.08.2011 tarihinde Mersin Limanı’na yanaştığı, 18.08.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, davalının 22.08.2011 tarihinde Gümrük Müdürlüğü’ne müracat ederek acenteliklerine bağlı gemi ile gelen Mersin Limanı’nda arızalanan konteynerdeki arıza giderilemediğinden ve malın bozulmamasını teminen numarası bildirilen refer konteynere aktarılabilmesi için izin talebinde bulunduğu, 22.08.2011 tarihinde gümrük ambar memuru, MİP görevlisi ve acente personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılıp içindeki emtianın yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarılarak acente mührü tatbik edildiği, davalı tarafından davacıya 22.11.2011 tarihinde gönderilen e-posta ile arıza nedeniyle konteynerin değiştirildiğinin bildirildiği, davacı tarafın 23.08.2011 tarihli cevabi e-postasında konteyner değiştirilmeden önce kendilerine haber verilmediği için oluşacak hasarda sorumluluk kabul etmediklerinin bildirildiği, davalının 24.08.2011 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteyner değiştirme işlemi son derece hızlı yapılmış olmasına rağmen konişmentoda belirtilen dereceyi sağlayamadığı ve malda hasar oluşmuş olabileceğinden malı çekmeden önce davacının satıcısına ve mevcutsa sigortacısına haber vermesinin uygun olacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Buna göre yukarıda bildirilen Yasa hükümleri uyarınca davalı acentenin dava dışı müvekkiline karşı söz konusu emtiayı koruma, kontrol, gözetim, haber verme gibi yükümlülükleri olmakla birlikte genel hükümlere göre malın korunmasında gerekli basireti göstermemesi halinde mal sahibine karşı da sorumluluğu bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan yargılama neticesi davalı acentenin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı yararına bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2019 tarih 2017/3232E. 2019/2536 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3232 E. 2019/2536 K.
Ortak:gemi acenteliği · acente · acentelik · kusur · hasar · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… 8.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, davalının 22.08.2011 tarihinde Gümrük Müdürlüğü’ne müracat ederek «acenteliklerine» bağlı gemi ile gelen Mersin Limanı’nda arızalanan konteynerdeki arıza giderilemediğinden ve malın bozulmamasını teminen numarası bildirilen refer konteynere aktarılabilmesi için izin talebinde bulunduğu, 22.08.2011 tarihinde gümrük ambar memuru, MİP «görevlisi» ve «acente» personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılıp içindeki emtianın yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarılarak acente mührü tatbik edildiği, davalı tarafından davacıya 22.11.2011 tarihinde gönderilen e-posta ile arıza nedeniyle konteynerin değiştirildiğinin bildirildiği, davacı tarafın 23.08.2011 tarihli cevabi e-postasında konteyner değiştirilmeden önce kendilerine haber verilmediği için oluşacak «hasarda» sorumluluk kabul etmediklerinin bildirildiği, davalının 24.08.2011 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteyner değiştirme işlemi «son» derece hızlı yapılmış olmasına rağmen «konişmentoda» belirtilen dereceyi sağlayamadığı ve malda hasar oluşmuş olabileceğinden malı çekmeden önce davacının satıcısına ve mevcutsa sigortacısına haber vermesinin uygun o …
Dava, davalı «acentenin» şahsi «kusuru» nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 123,124,125. vd. maddeleri (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 109,110,111. vd. maddeleri) «acentenin» müvekkiline karşı haber verme ve gerekli önlemleri alma gibi yükümlülüklerini düzenlemekte ise de acentenin şahsi «kusuru» bulunması halinde mal sahibi de doğrudan acenteye dava açabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının «acentesi» olduğu gemiye yüklenen malların soğutmalı konteyner ile taşındığı, konteynerin Mersin Limanında arızalandığı, soğutma sisteminin arıza yapması nedeniyle malların bozulduğu, konteyner soğutma sistemindeki arıza nedeniyle davalı tarafından gerekli özenin gösterilerek konteyner içerisindeki malın hemen başka bir konteynere nakledilmesi gerektiği halde bu hususun geç yerine getirildiği, malın korunmasındaki sorumluluğun davalı acentede olduğundan malda meydana gelen «hasarın» davalının kusurundan kaynaklandığı, hasar meydana gelen malın tamamının bozulmuş olmasından dolayı davacının mal bedelinden dolayı 28.800 USD zararı bulunduğu, Mersin Limanında yapılan toplam giderlerin de 8.061,20 TL olduğu, gemi limana yanaştıktan sonra emtianın gemiden taşındığı ve mal limanda beklerken davalı acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediği için malın hasarlandığı, konteynerin gemiden indirilip alıcıya «teslimine» kadar geçen süreç içindeki tüm hizmetlerin davalı acenteye ait olduğu, malların davacı şirkete teslimine kadar geçen süreç içinde «konşimentoda» belirtildiği gibi konteynerde olması gereken ısının muhafaza edilmesi, kontrolü ve korunmasının davalı acentenin görevi olduğu, davalının bu görevini «ifa» etmediği, geminin 05.08.2011 tarihinde Mersin Limanına yanaştığı, sağlam olarak getirilen malların -18 derecede muhafaza edilmediği, 18.08.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, malların donmuş deniz ürünleri olduğu, konteynerin içindeki ısının yükselmeye başladığı, davalı acentenin gözetim ve kontrol görevini ihmal ettiği, konteynerde arıza olduktan 4 gün sonra 22.08.2011 tarihinde olaydan davacının haberi olduğu, Mersin Limanına sağlam olarak indirilmiş olan malların sonradan tamamen «zayi» olması ve hasara uğramasının davalının kişisel kusurundan kaynaklandığı zira, davalının «taşıyan» geminin vekili olduğu, «donatanın» mallara gösterdiği dikkat, ihtimam ve özeni göstermediği, şahsi «kusuru» olduğu, kaldı ki davacının kendisine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalının ısıyı günde üç defa kontrol etmesi gerekirken dört gün boyunca hiç kontrol etmediği ve bu nedenle konteynerdeki arızanın fark edilmediği ve malların bozulduğu, davalı şirketin kişisel kusur ve ihmali ile mallar bozulduğu için imha edildiği, malın taşıma süreci içerisinde hasara uğramadığı, kusursuz olduğunu «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu, 22.08.2011 tarihinde, gümrük ambar memuru MİP «görevlisi» «acente» personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılmış ve içindeki ürünler yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarıldığı ve acente mührü tatbik edildiği, davalının haber verme borcunu yerine getirmediği gibi, TTK'nun 110/2 fıkrasını da ihlal ettiği yani basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, TTK'nun 111. m. hükümlerini de yerine getirmediği, bozulan mallar ile ilgili önleyici tedbirler de almadığı için ihmali nedeniyle davacının mallarında doğan zarar ve hasarlarını tazmin etmek zorunda olduğu, davalı taşıyan «geminin acentesi» yani vekili olduğu halde ihtimam dikkat ve özen sorumluluklarını yerine getirmediği, davalının «navlun» mukavelesince yazılı olarak malları teslim almaya selahiyetli olan alıcıya malların «ziya» veya hasarını umumi olarak yazılı bir şekilde ve kanuni süresi içerisinde de bildirmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 28.800,00 USD tazminatın hasar tarihi o …
Dava, davalı «acentenin» şahsi «kusuru» nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise, mahkemece, davalının «kusuru» olarak kabul edilerek sorumlu tutulduğu hususların şahsi kusuruna değil, «taşıyıcının» kusur ve sorumluluğuna dayalı hususlar olduğu oysa, işbu davanın «acentenin» şahsi kusuruna dayalı olarak açılmış bir dava olup, davacı tarafça da şahsi kusurun varlığının ispatlanamadığı nazara alınarak davanın reddi gerekirken yanılgılı d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · donatan · ispat külfeti · navlun · ziya · zayi · ifa · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının «acentesi» olduğu gemiye yüklenen malların soğutmalı konteyner ile taşındığı, konteynerin Mersin Limanında arızalandığı, soğutma sisteminin arıza yapması nedeniyle malların bozulduğu, konteyner soğutma sistemindeki arıza nedeniyle davalı tarafından gerekli özenin gösterilerek konteyner içerisindeki malın hemen başka bir konteynere nakledilmesi gerektiği halde bu hususun geç yerine getirildiği, malın korunmasındaki sorumluluğun davalı acentede olduğundan malda meydana gelen «hasarın» davalının kusurundan kaynaklandığı, hasar meydana gelen malın tamamının bozulmuş olmasından dolayı davacının mal bedelinden dolayı 28.800 USD zararı bulunduğu, Mersin Limanında yapılan toplam giderlerin de 8.061,20 TL olduğu, gemi limana yanaştıktan sonra emtianın gemiden taşındığı ve mal limanda beklerken davalı acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediği için malın hasarlandığı, konteynerin gemiden indirilip alıcıya «teslimine» kadar geçen süreç içindeki tüm hizmetlerin davalı acenteye ait olduğu, malların davacı şirkete teslimine kadar geçen süreç içinde «konşimentoda» belirtildiği gibi konteynerde olması gereken ısının muhafaza edilmesi, kontrolü ve korunmasının davalı acentenin görevi olduğu, davalının bu görevini «ifa» etmediği, geminin 05.08.2011 tarihinde Mersin Limanına yanaştığı, sağlam olarak getirilen malların -18 derecede muhafaza edilmediği, 18.08.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, malların donmuş deniz ürünleri olduğu, konteynerin içindeki ısının yükselmeye başladığı, davalı acentenin gözetim ve kontrol görevini ihmal ettiği, konteynerde arıza olduktan 4 gün sonra 22.08.2011 tarihinde olaydan davacının haberi olduğu, Mersin Limanına sağlam olarak indirilmiş olan malların sonradan tamamen «zayi» olması ve hasara uğramasının davalının kişisel kusurundan kaynaklandığı zira, davalının «taşıyan» geminin vekili olduğu, «donatanın» mallara gösterdiği dikkat, ihtimam ve özeni göstermediği, şahsi «kusuru» olduğu, kaldı ki davacının kendisine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalının ısıyı günde üç defa kontrol etmesi gerekirken dört gün boyunca hiç kontrol etmediği ve bu nedenle konteynerdeki arızanın fark edilmediği ve malların bozulduğu, davalı şirketin kişisel kusur ve ihmali ile mallar bozulduğu için imha edildiği, malın taşıma süreci içerisinde hasara uğramadığı, kusursuz olduğunu «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu, 22.08.2011 tarihinde, gümrük ambar memuru MİP «görevlisi» «acente» personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılmış ve içindeki ürünler yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarıldığı ve acente mührü tatbik edildiği, davalının haber verme borcunu yerine getirmediği gibi, TTK'nun 110/2 fıkrasını da ihlal ettiği yani basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, TTK'nun 111. m. hükümlerini de yerine getirmediği, bozulan mallar ile ilgili önleyici tedbirler de almadığı için ihmali nedeniyle davacının mallarında doğan zarar ve hasarlarını tazmin etmek zorunda olduğu, davalı taşıyan «geminin acentesi» yani vekili olduğu halde ihtimam dikkat ve özen sorumluluklarını yerine getirmediği, davalının «navlun» mukavelesince yazılı olarak malları teslim almaya selahiyetli olan alıcıya malların «ziya» veya hasarını umumi olarak yazılı bir şekilde ve kanuni süresi içerisinde de bildirmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 28.800,00 USD tazminatın hasar tarihi o …
Somut uyuşmazlıkta ise, mahkemece, davalının «kusuru» olarak kabul edilerek sorumlu tutulduğu hususların şahsi kusuruna değil, «taşıyıcının» kusur ve sorumluluğuna dayalı hususlar olduğu oysa, işbu davanın «acentenin» şahsi kusuruna dayalı olarak açılmış bir dava olup, davacı tarafça da şahsi kusurun varlığının ispatlanamadığı nazara alınarak davanın reddi gerekirken yanılgılı d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2513 E. 2014/9454 K.
Ortak:acente · acentelik
İncelediğiniz kararda… 8.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, davalının 22.08.2011 tarihinde Gümrük Müdürlüğü’ne müracat ederek «acenteliklerine» bağlı gemi ile gelen Mersin Limanı’nda arızalanan konteynerdeki arıza giderilemediğinden ve malın bozulmamasını teminen numarası bildirilen refer konteynere aktarılabilmesi için izin talebinde bulunduğu, 22.08.2011 tarihinde gümrük ambar memuru, MİP «görevlisi» ve «acente» personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılıp içindeki emtianın yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarılarak acente mührü tatbik edildiği, davalı tarafından davacıya 22.11.2011 tarihinde gönderilen e-posta ile arıza nedeniyle konteynerin değiştirildiğinin bildirildiği, davacı tarafın 23.08.2011 tarihli cevabi e-postasında konteyner değiştirilmeden önce kendilerine haber verilmediği için oluşacak «hasarda» sorumluluk kabul etmediklerinin bildirildiği, davalının 24.08.2011 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteyner değiştirme işlemi «son» derece hızlı yapılmış olmasına rağmen «konişmentoda» belirtilen dereceyi sağlayamadığı ve malda hasar oluşmuş olabileceğinden malı çekmeden önce davacının satıcısına ve mevcutsa sigortacısına haber vermesinin uygun o …
Dava, davalı «acentenin» şahsi «kusuru» nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 123,124,125. vd. maddeleri (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 109,110,111. vd. maddeleri) «acentenin» müvekkiline karşı haber verme ve gerekli önlemleri alma gibi yükümlülüklerini düzenlemekte ise de acentenin şahsi «kusuru» bulunması halinde mal sahibi de doğrudan acenteye dava açabilecektir.
Benzer bu karardaOysa, «acenteye» karşı kural olarak doğrudan dava açılamaz ise de, acentenin şahsi kusuruna dayanılması durumunda istisnai olarak «acente» aleyhine de dava açılması mümkündür.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın «acenteye» karşı «izafeten» açılmadığı, davalının pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «acenteye» karşı 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca taşımacıya «izafeten» dava açılmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın «acenteye» karşı «izafeten» açılmadığı, davalının pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «acenteye» karşı 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca taşımacıya «izafeten» dava açılmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3553 E. , 2021/3675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.03.2017 gün ve 2015/265 - 2017/94 sayılı kararı bozan Daire'nin 02.04.2019 gün ve 2017/3232 - 2019/2536 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Vietnam'dan ithal ettiği dondurulmuş balık emtiasının Mersin'e davalı gemi acentesi aracılığı ile taşındığını, taşıma sonucunda ürünün tamamının bozulduğunu ileri sürerek, mal bedeli 28.800 USD ile diğer zarar kalemlerine ilişkin 8.061,20 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 28.800,00 USD ve 8.061,20 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı acentenin şahsi kusuru nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 123,124,125. vd. maddeleri (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 109,110,111. vd. maddeleri) acentenin müvekkiline karşı haber verme ve gerekli önlemleri alma gibi yükümlülüklerini düzenlemekte ise de acentenin şahsi kusuru bulunması halinde mal sahibi de doğrudan acenteye dava açabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf konteynerin limana geldikten sonra arızalandığını, soğutma görevini yapmadığını, davalı acentenin kontrol ve gözetim görevini yerine getirmediğini, görevini ihmal etmesi nedeniyle şahsen kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu malların taşındığı geminin 05.08.2011 tarihinde Mersin Limanı’na yanaştığı, 18.08.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, davalının 22.08.2011 tarihinde Gümrük Müdürlüğü’ne müracat ederek acenteliklerine bağlı gemi ile gelen Mersin Limanı’nda arızalanan konteynerdeki arıza giderilemediğinden ve malın bozulmamasını teminen numarası bildirilen refer konteynere aktarılabilmesi için izin talebinde bulunduğu, 22.08.2011 tarihinde gümrük ambar memuru, MİP görevlisi ve acente personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılıp içindeki emtianın yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarılarak acente mührü tatbik edildiği, davalı tarafından davacıya 22.11.2011 tarihinde gönderilen e-posta ile arıza nedeniyle konteynerin değiştirildiğinin bildirildiği, davacı tarafın 23.08.2011 tarihli cevabi e-postasında konteyner değiştirilmeden önce kendilerine haber verilmediği için oluşacak hasarda sorumluluk kabul etmediklerinin bildirildiği, davalının 24.08.2011 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteyner değiştirme işlemi son derece hızlı yapılmış olmasına rağmen konişmentoda belirtilen dereceyi sağlayamadığı ve malda hasar oluşmuş olabileceğinden malı çekmeden önce davacının satıcısına ve mevcutsa sigortacısına haber vermesinin uygun olacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Buna göre yukarıda bildirilen Yasa hükümleri uyarınca davalı acentenin dava dışı müvekkiline karşı söz konusu emtiayı koruma, kontrol, gözetim, haber verme gibi yükümlülükleri olmakla birlikte genel hükümlere göre malın korunmasında gerekli basireti göstermemesi halinde mal sahibine karşı da sorumluluğu bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan yargılama neticesi davalı acentenin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı yararına bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2019 tarih 2017/3232E. 2019/2536 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2019 tarih 2017/3232 E. 2019/2536 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657872300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz