Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2985 E. 2021/1698 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
malen kaydı↗ tahrifat↗ teminat senedi↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ ciro↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ yönetim kurulu kararı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi’nce, ...'un halen davalı ...'in çalışanı olduğu ve takip konusu senedin davalı ... tarafından maaş ve tazminat ödemesine karşılık verildiğine dair savunmalarına rağmen, ...'un davalı ... yanındaki işine son verildiğine dair savunması olmadığı, senette "malen" kaydının tahrifat olduğuna ilişkin iddia ve savunmalar değerlendirildiğinde her iki tarafın da kabulünde olduğu, altındaki imzaları inkar edilmeyen ıslak imzalı dernek karar defterinin 04.03.2016 tarihli 10. sayfası ile tarafların iddia ve savunmalarına göre davalıların muvazaalı olarak haksız ve kötü niyetli takip yaptıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı ...'in Bursa Zeytin Gençlik ve Spor Klubü Derneği'nin yönetim kurulu başkanı, davacıların yönetim kurulu üyeleri oldukları, karar defterindeki 04.03.2016 tarihli, (10) sayılı kararı ile ".....'e 60.000,00 TL senet verilmesine.." kaydına göre dava konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine ciro yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince ...'a yönelik davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından bu davalı hakkında verilen karara ilişkin hükmün aynen geçerli olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, icra takibi yönünden tedbir kararı verilmediğinden davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın kabulü ile Bursa 20. İcra Müdürlüğü’nün 2017/789 esas sayılı takip dosyasına konu 60.000,00 TL bedelli senet yönünden davacıların davalı ...'e borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 12.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine ciro yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, ...'un halen davalı ...'in çalışanı olduğu, takip konusu senedin davalı ... tarafından ücret ve doğabilecek tazminat ödemesine ve fazla mesai alacaklarına karşılık verildiğine yönelik beyanlarına rağmen, ... yanındaki işine son verildiğine dair bir savunması olmadığı, başka bir deyişle iş ilişkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...’un, dava konusu senedi bedelsiz olduğunu bilerek kötü niyetle diğer davalı ...’den devraldığı kabul edilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2042 E. 2013/6158 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, araç sürücüsü ve maliki ...'nın tamamen sorumlu olduğu gerekçesiyle ....000 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., Ak Sigorta A.Ş. ve Başak Sigorta A.Ş’den tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsiline, «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3661 E. 2017/6273 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · taşıyan · yetkisizlik kararı · husumet
Benzer bu karardaŞti. hakkında açılan davanın atiye bırakıldığı, diğer davalı yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
… 2011/2183 sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalı Genel Müdürlüğünün organizasyonu sonucu fiili taşıma işini gerçekleştiren diğer davalı ile sözleşme yaparak «fiili taşıyıcı» üzerinde denetleme ve kontrol «yetkisine» sahip ve «taşıyan» olarak kabulü gerekmesine göre, davalı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme ist …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5453 E. 2022/6870 K.
Ortak:ciro
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı ...'in Bursa Zeytin Gençlik ve Spor Klubü Derneği'nin «yönetim kurulu» başkanı, davacıların yönetim kurulu üyeleri oldukları, karar «defterindeki» 04.03.2016 tarihli, (10) sayılı kararı ile ".....'e 60.000,00 TL senet verilmesine.." «kaydına» göre dava konusu senedin «teminat senedi» olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine «ciro» yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince ...'a yönelik davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalı ... tarafından «istinaf yoluna başvurulmadığından» bu davalı hakkında verilen karara ilişkin hükmün aynen geçerli olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, icra takibi yönünden tedbir kararı verilmediğinden davalının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın kabulü ile Bursa 20.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin «teminat senedi» olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine «ciro» yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, ...'un halen davalı ...'in çalışanı olduğu, takip konusu senedin davalı ... tarafından ücret ve doğabilecek tazminat ödemesine ve fazla mesai alacaklarına karşılık verildiğine yönelik beyanlarına rağmen, ... yanındaki işine «son» verildiğine dair bir savunması olmadığı, başka bir deyişle iş ilişkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «lehtar», davalının ise «hamil» konumunda olduğu, imza definin mutlak defilerden olup sonraki «cirantalara» karşı ileri sürülebilirse de davacının «menfi tespit» talebinde bulunmadığı, doğrudan çekin aslını ya da tutarını istediğini, bu durumda hamilin bu çeki «kötüniyetle» bir başka deyişle lehtar «ciro» imzasının davacıya ait olmadığını bile bile iktisap ettiğini ispatlanması gerektiği, dosya içerisine bu iddiayı teyit eden herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciranta · lehtar · hamil · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «lehtar», davalının ise «hamil» konumunda olduğu, imza definin mutlak defilerden olup sonraki «cirantalara» karşı ileri sürülebilirse de davacının «menfi tespit» talebinde bulunmadığı, doğrudan çekin aslını ya da tutarını istediğini, bu durumda hamilin bu çeki «kötüniyetle» bir başka deyişle lehtar «ciro» imzasının davacıya ait olmadığını bile bile iktisap ettiğini ispatlanması gerektiği, dosya içerisine bu iddiayı teyit eden herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2985 E. , 2021/1698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2017 tarih ve 2017/208 E. - 2017/1455 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.03.2019 tarih ve 2018/777 E. - 2019/154 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'in, Bursa Zeytin Gençlik ve Spor Klübü Derneği'nin başkanı, müvekkilleri davacıların aynı derneğin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, dava ve takip konusu senedin ...'e dernek karar defterinin 04.03.2016 tarihli, 10. sayfasında bulunan karara göre, derneğin büyümesi ve gelişmesi amacıyla çekilecek kredi için teminat senedi olarak verildiğini, davalı ...'un davalı ...'in çalışanı olduğunu, bu kişi tarafından kötü niyetli takip yapıldığını, senet üzerinde lehtar olan davalı ... aleyhine takip yapılmadığını, müvekkilleri ile davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığını iddia ederek davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacılar/borçlular tarafından keşide edilen senedin teminat senedi olduğuna ilişkin senet üzerinde kayıt ve ibare bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ile, Bursa Zeytin Gençlik ve Spor Klübü Derneği’nin çekeceği krediye teminat olarak verilmesine delil olarak dernek karar defterinin 04.03.2016 tarihli 10. sayfasını ibraz ettiklerini, ancak davacının iddia ettiği teminat senedi ile takibe konu edilen senedin birbirinden farklı olduğunu, davalı ...'un diğer davalı ...'den alacağına karşılık takibe konu senedi aldığını, davacıların senedin ödeneceği sözlerine inandığından senedi protesto ettirmediğini, TTK'nın 713. maddesine göre cirantaya müracaat hakkını kaybettiğinden borçlu ...
aleyhine icra takibi yapılamadığını, davacının TTK'nun 687. maddesine göre, keşideci ve lehtar arasındaki ilişkiden kaynaklanan def’ileri hamil ...'a yöneltemeyeceğini savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., takibe konu senedi davacıların kendilerinin verdiğini, derneğin giderleri için paraya ihtiyaçları olduğunu söylediklerinden davacılara 60.000,00 TL borç verdiğini, bu olayların derneğin kuruluş aşamasında gerçekleştiğini, derneğin kuruluşu sırasında gerekli giderler için kendisinden para istediklerini, dernek kurulduktan sonra kendisini başkan yaptıklarını, dernek kayıt defterine teminat senedi verilmesine ilişkin kısmın sonradan eklendiğini, davalı ...'un kendi çalışanı olduğunu, dernek kurulduktan sonra maddi anlamda sıkıntı çektikleri için davalı ...'un maaş ve tazminatlarının biriktiğini, buna karşılık bu senedi ...'a ciro ettiğini, davalıların iddialarının yersiz olduğunu beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, ...'un halen davalı ...'in çalışanı olduğu ve takip konusu senedin davalı ... tarafından maaş ve tazminat ödemesine karşılık verildiğine dair savunmalarına rağmen, ...'un davalı ... yanındaki işine son verildiğine dair savunması olmadığı, senette "malen" kaydının tahrifat olduğuna ilişkin iddia ve savunmalar değerlendirildiğinde her iki tarafın da kabulünde olduğu, altındaki imzaları inkar edilmeyen ıslak imzalı dernek karar defterinin 04.03.2016 tarihli 10. sayfası ile tarafların iddia ve savunmalarına göre davalıların muvazaalı olarak haksız ve kötü niyetli takip yaptıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı ...'in Bursa Zeytin Gençlik ve Spor Klubü Derneği'nin yönetim kurulu başkanı, davacıların yönetim kurulu üyeleri oldukları, karar defterindeki 04.03.2016 tarihli, (10) sayılı kararı ile ".....'e 60.000,00 TL senet verilmesine.." kaydına göre dava konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine ciro yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince ...'a yönelik davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalı ...
tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından bu davalı hakkında verilen karara ilişkin hükmün aynen geçerli olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, icra takibi yönünden tedbir kararı verilmediğinden davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın kabulü ile Bursa 20. İcra Müdürlüğü’nün 2017/789 esas sayılı takip dosyasına konu 60.000,00 TL bedelli senet yönünden davacıların davalı ...'e borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 12.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı ...’un 3. kişi, lehine ciro yapılan alacaklı olduğu, şahsi defilerin 3. kişiye yöneltilebilmesi için 3. kişinin senedin iktisabında kötü niyetli olması gerektiği, davalı ...'un diğer davalının çalışanı olmasının tek başına kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davacılar tarafından ...'un kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, ...'un halen davalı ...'in çalışanı olduğu, takip konusu senedin davalı ...
tarafından ücret ve doğabilecek tazminat ödemesine ve fazla mesai alacaklarına karşılık verildiğine yönelik beyanlarına rağmen, ... yanındaki işine son verildiğine dair bir savunması olmadığı, başka bir deyişle iş ilişkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...’un, dava konusu senedi bedelsiz olduğunu bilerek kötü niyetle diğer davalı ...’den devraldığı kabul edilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu ve onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki gerekçesine muhalifim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657189000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz