Yönetim kayyımı talebinde yaklaşık ispat şartının sağlanamaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1252 E. 2023/950 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirket yöneticisinin azli davasında, davanın esasıyla aynı sonucu önceden yaratacak nitelikte olan yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılması veya kayyım atanması talebi için HMK 390 uyarınca yaklaşık ispat şartı aranır; yöneticiler hakkında devam eden ceza soruşturması/kovuşturması ve tutukluluk hali, masumiyet karinesi gereği mahkumiyet kesinleşmedikçe özel hukuk uyuşmazlığında haklı sebebin ispatı için tek başına yeterli kabul edilmez ve bu hususlar esasa ilişkin yargılamayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Şirket yöneticilerinin temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması ve yönetim/denetim kayyımı atanması talebi → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirket yetkilisi hakkında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma/kovuşturma bulunduğunu, ilgili kişinin tutuklu olduğunu, grup şirketlerde çifte muhasebe tutulduğunu ve şahsi menfaat sağlayıcı işlemler yapıldığını ileri sürerek davalı gerçek kişilerin yönetim yetkisinin kaldırılmasını ve şirkete yönetim/denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 625 ve 626. maddelerine göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. TTK 630. maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanır. HMK 390 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması esas olup, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi gerekir; geçici hukuki koruma kararı verilirken tarafların ve şirketin menfaatleri korunmalıdır. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın tamamen aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Somut olayda ileri sürülen sebepler (şirket müdürlerinin suç örgütüne üye olduğu iddiası ve devam eden soruşturmalar) yargılamayı gerektirir niteliktedir; dava şirket müdürünün azli davası olduğundan, hüküm sonucunu önceden elde edecek şekilde davalı müdürlerin temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması için duraksamasız bir delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Yöneticiler hakkında tutuklu yargılama olsa bile, masumiyet karinesi gereği mahkumiyet kararı kesinleşinceye kadar ceza yargılaması özel hukuk uyuşmazlıklarında dikkate alınamaz. Davalıların kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikatla belirlenebilecektir; bu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı, delillerin toplanıp değerlendirilmesini ve yargılama yapılmasını gerektirmektedir. İlk derece mahkemesinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle talebi reddine ilişkin kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket yöneticisinin azli davasında yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılması talebinde yaklaşık ispat standardının uygulanışı ve devam eden ceza soruşturması/tutukluluk halinin özel hukuk uyuşmazlığında masumiyet karinesi gereği tek başına haklı sebep ispatı için yeterli sayılmaması yönünden emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı↗ denetim kayyımı↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ haklı sebeple azil↗ masumiyet karinesi↗ şirket yönetimine mahkeme müdahalesinin istisnailiği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1252
KARAR NO 2023/950
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/04/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/242 Esas
TALEP Kayyım Atanması/İhtiyati tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2023
İhtiyati tedbir/kayyım atanması talebinin reddine ilişkin ara kararın talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili ; müvekkilinin davalı ... Gıda şirketinde 1.975.000-TL sermaye ile %16,7 oranında ortak olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısının ...
4. 384.500-TL, ...
3. 765.675- TL, ...
1. 066.500-TL, ... 658.325-TLpaylı olduğunu, şirkette hakim pay sahibi ve müdürler kurulu başkanının ... olduğu, müdür ... ve ortak ..., kardeş olup, ... da dahil olmak üzere ...'un talimatı ile birlikte hareket ettiğini,davalı şirketle benzer sermaye yapısına sahip ve davalı şirketle grup şirket ilişkili birçok şirket bulunduğunu, müvekkilinin grup şirketlerde müdürlük görevinin sona erdiği tarihe kadar ... Gıda ve ... Mağazacılık şirketlerinde kuruluşundan 2015 yılına kadar sadece müşteri ilişkileri (halkla ilişkiler) ve kurumlarla (belediyeler, tarım müdürlükleri gibi) olan ilişkileri takip ettiğini, müvekkili ile ... arasında 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılığı başladığını ve 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında husumet oluştuğunu, ...
hakkında FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğuna ilişkin olarak 2016 yılında soruşturmalar açıldığını, müvekkilinin,ortaklıktan çıkmasına ilişkin açılan ... Gıda için İst. Anadolu 2. ATMnin 2021/734 E. ve ... Mağazacılık için İst.Anadolu 2. ATMnin 2020/194 , ... Gıda ve ... Mağazacılık için İst. Anadolu 12. ATMnin 2022/160 E. sayılı dosyalarında yargılamanın devam ettiğini, grup ... şirketlerindeki usulsüz yönetim nedeniyle 2022/160 E. sayılı dosyadan denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, ... hakkında güveni kötüye kullanma gerekse FETÖ ile iltisaklı olma konusunda soruşturmalar yürütüldüğü nazara alındığında davalı şirkete yönetim kayyımı atanması için dava açmak gerektiğini, ..., hakkında 2 yıldır yurtdışına çıkış yasağı bulunduğunu (İstanbul C.
Başsavcılığı terör ve örgütlü suçlar soruşturma bürosu 2016/110763 sayılı soruşturma dosyası) 06.07.2022 tarihli YMM uzman raporu ile grup ... şirketlerinin özvarlığına oranla yüksek miktarda borçlandırıcı ve malvarlığın fiktif işlemlerle azaltıcı işlemlerin yapıldığı tespit edildiğini, ..."un , grup şirketlerden ... Gıda'nın bir inşaat şirketindeki hisselerini kendi şahsi malvarlığına usulsüz bir şekilde geçirdiğini, bu sebeple hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını (İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/474 Esas) müvekkilinin şikayeti üzerine açılan soruşturmada, ...'un grup şirketlerden ... Gıda şirketinde gayriresmi kasa tutularak vergi usulsüzlüğü yapıldığının ortaya çıktığını, davalı ...
şirketlerine ait taşınmazların önemli bir kısmında ipotek tesis edildiği, yeni alınan taşınmazlara dahi ipotek tesis edildiğini,grup şirketlere ait detaylı mizanların müvekkili ile paylaşılmadığını, paylaşılan mizan kayıtlarında müdürlerin şirketten yüklü miktarda paralar çektiklerini, ortaklar hesabında milyonlarca lira borçlu olduklarının ve faiz ödenmediğinin tespit edildiğini, davalı şirketin bir inşaat projesi finanse ettiğini ,buna karşılık projede şirkete ait olması gereken kısımların şirket adına kaydedilmediğini ve üçüncü şahıslar üzerinde tutulduğunu, müvekkilinin ayrılma akçesi davasında değerlemeye katılmaması için yapıldığını düşündüklerini, ...'un, müvekkilinin ayrılma davası akabinde müvekkilinin ortak olmadığı alt şirketler kurarak, kendi sahip olduğu bu şirketlere örtülü kazanç aktarımı yaptığını, ...
Gıda Şirketine,özel denetçi atanmasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu 4. ATMnin 2021/62 Esas sayılı dosyada alınan 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile açıkça sabit geldiğini ,... Mağazacılık şirketinin bağımsız bir şekilde denetlenmediğinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, ... Mağazacılık Şirketinin bağımsız denetçi atanmasına ilişkin GK kararının Mahkemece iptal edildiğini , ... Mağazacılık şirketinin 2021 GK kararının iptali için açtıkları GK iptali ve özel denetçi atanması davasında alınan bilirkişi raporuna göre şirkette ekonomik ve mali anlamda son 4 yılda (fetö soruşturma ve müvekkilin ayrılma davasından sonra) ciddi bir gerileme olduğunun, şirket risklerinin yükseldiğinin, şirket aktiflerinin azalmaya başladığının, müdür ...
tarafından izah edilen eylemler gerçekleştirildiğini ve hatta gerçekleştirilmeye devam edildiğinden ...'un şirketin yönetimi için gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şahsi menfaatleri lehine hareket ettiği açık olup, TTK m.630 kapsamında aranan haklı sebebin oluştuğunu, tüm bu nedenlerle, davalı şirketin hakim ortağı ve yetkilisi ... ve diğer ortakların yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, davalı şirkete, hakkında FETÖ ve yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından soruşturma ve kovuşturma devam eden hakim ortak ... tarafından yönetilmekte olup,yargılama boyunca davalı şirketin daha fazla zarara uğramaması için davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmesini, davalıların azli ile temsil yetkisinin kaldırılmasına,şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece; TTK.nunda şirkete kayyum atanması ile ilgili açık bir düzenleme bulunmadığını, ancak bir şirkete yönetim kayyumu atanabilmesi için öncelikle şirketin organlarının eksik olup olmadığına bakmak gerektiğini, dava dilekçesi ve dosyadaki deliller kapsamında davalı şirketin organsız olmadığını, her ne kadar davacı davalı şirket yöneticilerinden ... hakkında terör örgütü suçlaması nedeniyle soruşturma olduğunu ve tüm davalı yöneticilerin şirketi zarara sokarak şirket üzerinden kendilerine fayda sağladığını iddia etmekte ise de; bu hususların yargılamayı gerektirdiğini, davanın yöneticilerin azli davası olduğu nazara alındığında davanın sonunda elde edilebilecek durumun tedbiren yaratılması usule aykırı olacağını, davacının, davalı şirkete yönetim yada denetim kayyumu atanması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; davalı şirketin en önemli yetkilisi ... hakkında FETÖ cülükten halihazırda çok sayıda ihbar bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesine 2023/145 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, grup şirketlerinden ... Gıda, ... Gıda'nın malvarlığının usulsüz olarak mal edilmesinden dolayı güveni kötüye kullanmaktan İst.Anadolu 41.Asliye Ceza Mahkemesi 2021/474 esas sayılı dosyada kamu davası açıldığını, davalı şirketin muhasebesinde ikincil bir kayıt tutulduğunun tespit edilmesi neticesi şirketin tüm ortakları hakkında İstanbul Anadolu 10 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/661 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ...'un eylemlerinden dolayı şirketin ve müvekkilinin zarar gördüğünü ...'un halen tutuklu olduğunu beyanla davalıların yönetim yetkisinin kaldırılarak davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafından Davalı şirkette %16,7 oranında ortak olan davacı tarafından geri kalan pay sahipleri ve yöneticilerinin şirketi kötü yönettiği,davalı şirketten çıkma isteğine ilişkin davanın halen devam ettiğini ,davalı ...'un halen fetöcülükten tutuklu bulunduğunu, çifte muhasebe tuttuğunu ,grup şirketlerde şahsi menfaati yararına işlemler yaptığını ileri sürerek davalı gerçek kişilerin yönetim yetkilerinin kaldırılarak yönetim kayyımı atanmasını talep etmektedir. TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd.
maddeleri uygulanmalıdır.6100 Sayılı HMK'nın 390 Maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise;
hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava dilekçesindeki taleplere dayanak olarak davalı şirket müdürlerinin suç örgütüne üye olmak ve yine davacı tarafın şikayeti nedeniyle yürütülen soruşturmalar bulunduğu ileri sürülmektedir.Davacının şirket ortaklıklarından çıkma davasının devam ettiği belirtilmektedir. İleri sürülen sebebler yargılamayı gerektirir nitelikte olup ,davanın da şirket müdürünün azli davası olduğu gözetildiğinde hüküm sonucunu elde edecek şekilde davalı müdürlerin temsil yetkisinin kaldırılması gerektiği sonucuna duraksamadan varacak bir delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır.Velev ki tutuklu yargılansın masumiyet karinesi gereği davalı yöneticilerin hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşinceye kadar yargılandıkları ceza davaları eldeki davada olduğu gibi özel hukuk uyuşmazlıklarında dikkate alınamaz.Davalıların kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir.
Bu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin, şirket yöneticilerinin temsil ve ilzam yetkilerinin tedbiren kısıtlanması, davacıya temsil yetkisi verilmesi talebinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/65603 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi