İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2998 E. 2021/3204 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek depo bedeli↗ temerrüt tarihi↗ depo kararı↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, toplanan deliller ve hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının raporda tespit edilen miktarlarda alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların ayrı ayrı asıl alacak ve ferileri üzerine işleyecek temerrüt faizi yönünden itirazların iptaline, gayri nakdi alacak olan çek depo bedelinin davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlarda kabulü ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporun gerekli açıklama ve incelemeleri içerdiği, banka alacağının belirlenmesine yönelik olarak yine banka kayıtları değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, faiz oranlarının TBK ve Yargıtay uygulaması kapsamında doğru olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden depo kararı verilmiş olmakla ayrıca temerrüt faizi uygulanmamasının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıların sorumlu olduğu kredilerin üç ayrı sözleşme kapsamında kullandırıldığı ve her bir sözleşmenin faize ilişkin hükümlerinin farklı düzenlemeler olduğu ve sözleşmelerde yer alan faize ilişkin hükümlerde açık oran düzenlemesi de yapılmadığı gözetilerek sözleşmelerdeki faiz hükümlerinin düzenlendiği maddelerdeki kavramlara göre (mevzuat gereği tespit edilen veya bir diğerinde bankanın TCMB’ye bildirdiği kredi faiz oranları), bankanın sözleşme ve temerrüt tarihi için fiilen uyguladığı oranlar esas alınmak suretiyle akdi ve temerrüt faiz oranları hesaplanarak, davacı alacağının daha aşağı hesaplanması halinde davacı yararına usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak alınacak rapor ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2956 E. 2014/6516 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...'in dava dışı kişiyi yetkilendirerek müşterek banka hesaplarından...'in payına düşen parayı tahsil ettirmek suretiyle «sebepsiz zenginleştiği», bankaca ödenen bu parayı ferileriyle birlikte iade etmesi gerektiği, kesinleşen mahkeme kararı ve gerekçesi gözetildiğinde iyi niyetli sayılmasının mümkün olmadığ …
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının raporda tespit edilen miktarlarda alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların ayrı ayrı «asıl alacak» ve ferileri üzerine işleyecek «temerrüt faizi» yönünden itirazların iptaline, gayri nakdi alacak olan «çek depo bedelinin» davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlarda kabulü ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… uretiyle hesaplama yapıldığı, faiz oranlarının TBK ve Yargıtay uygulaması kapsamında doğru olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden «depo» kararı verilmiş olmakla ayrıca «temerrüt faizi» uygulanmamasının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2- Dava «genel kredi sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaŞti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:depo kararı · temerrüt faizi · çek · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
İncelediğiniz kararda… tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının raporda tespit edilen miktarlarda alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların ayrı ayrı «asıl alacak» ve ferileri üzerine işleyecek «temerrüt faizi» yönünden itirazların iptaline, gayri nakdi alacak olan «çek depo bedelinin» davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlarda kabulü ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… uretiyle hesaplama yapıldığı, faiz oranlarının TBK ve Yargıtay uygulaması kapsamında doğru olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden «depo» kararı verilmiş olmakla ayrıca «temerrüt faizi» uygulanmamasının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… in düzenlendiği maddelerdeki kavramlara göre (mevzuat gereği tespit edilen veya bir diğerinde bankanın TCMB’ye bildirdiği kredi faiz oranları), bankanın sözleşme ve «temerrüt tarihi» için fiilen uyguladığı oranlar esas alınmak suretiyle akdi ve «temerrüt faiz» oranları hesaplanarak, davacı alacağının daha aşağı hesaplanması halinde davacı yararına usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak alınacak rapor ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · akdi faiz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi · çek · temerrüt
İncelediğiniz kararda… tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının raporda tespit edilen miktarlarda alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların ayrı ayrı «asıl alacak» ve ferileri üzerine işleyecek «temerrüt faizi» yönünden itirazların iptaline, gayri nakdi alacak olan «çek depo bedelinin» davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlarda kabulü ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… uretiyle hesaplama yapıldığı, faiz oranlarının TBK ve Yargıtay uygulaması kapsamında doğru olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden «depo» kararı verilmiş olmakla ayrıca «temerrüt faizi» uygulanmamasının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2- Dava «genel kredi sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «kredi sözleşmeleri» kapsamında, ...Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2998 E. , 2021/3204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.05.2017 tarih ve 2015/49 E. - 2017/268 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.10.2018 tarih ve 2018/334 E. - 2018/1652 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalının sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğinin ihtarname ile bildirildiğini, nakit alacağın ödenmemesi ve gayri nakit riskin depo edilmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazların iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, toplanan deliller ve hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının raporda tespit edilen miktarlarda alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların ayrı ayrı asıl alacak ve ferileri üzerine işleyecek temerrüt faizi yönünden itirazların iptaline, gayri nakdi alacak olan çek depo bedelinin davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlarda kabulü ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporun gerekli açıklama ve incelemeleri içerdiği, banka alacağının belirlenmesine yönelik olarak yine banka kayıtları değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, faiz oranlarının TBK ve Yargıtay uygulaması kapsamında doğru olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden depo kararı verilmiş olmakla ayrıca temerrüt faizi uygulanmamasının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıların sorumlu olduğu kredilerin üç ayrı sözleşme kapsamında kullandırıldığı ve her bir sözleşmenin faize ilişkin hükümlerinin farklı düzenlemeler olduğu ve sözleşmelerde yer alan faize ilişkin hükümlerde açık oran düzenlemesi de yapılmadığı gözetilerek sözleşmelerdeki faiz hükümlerinin düzenlendiği maddelerdeki kavramlara göre (mevzuat gereği tespit edilen veya bir diğerinde bankanın TCMB’ye bildirdiği kredi faiz oranları), bankanın sözleşme ve temerrüt tarihi için fiilen uyguladığı oranlar esas alınmak suretiyle akdi ve temerrüt faiz oranları hesaplanarak, davacı alacağının daha aşağı hesaplanması halinde davacı yararına usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak alınacak rapor ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655424500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz