İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3751 E. 2021/1854 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ akdi faiz↗ genel kredi sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı takip başlatıldığı, takiple talep edilebilecek miktarın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02.08.2018 tarihli raporda davacının davalıya borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin ve sözleşmedeki akdi faiz ve temerrüt faizi oranları araştırılmaksızın eksik inceleme ile düzenlenmiş olup hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişilere banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki akdi faiz oranının davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3773 E. 2021/1438 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · yönetim kurulu üyelerinin ibrası · delil niteliği · makul süre · iyiniyet kuralı · sorumluluk davası · olağanüstü genel kurul · ibra
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yıllık «faaliyet raporu», gelir gider tablosu ve bilançosu ile denetçi raporları «dahil» olmak üzere «defter» ve belgelerinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğinden genel kurulun 3. gündem maddesi ile ilgili kararının iptalini gerektirecek bir durumun sözkonusu olmadığı, davacı hakkında davalı şirket tarafından 25.04.2013 tarihli 2013 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısından itibaren «makul süre» geçmiş olmasına rağmen «sorumluluk davası» açılmadığı, dava konusu genel kurul kararı ile davacı dışındaki diğer tüm «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» karar verildiği, davalı tarafça davacının ibra edilmemesine dair alınan kararın yerinde olduğuna dair delil olarak davacı hakkında açılan görevi kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasının gösterildiği, söz konusu davada «delil niteliği» teşkil edecek davacı aleyhine verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı gibi yine anılan davada alınan bilirkişi raporunun da davacının ibra edilmemesine ilişkin bir gerekçe oluşturamayacağı, sonuç olarak davacının ibra edilmemesine ilişkin alınan genel kurul kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalı şirketin 25/04/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4 nolu davacının ibra edilmemesine ilişkin kararın iptaline, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/845 E. 2019/6682 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı
Benzer bu kararda… in kabulü ile 100.000 Euro'nun, davacı ...'in talebinin kısmen kabulü ile 99.950 Euro'nun 02/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı ...'in talebinin kabulü ile 200.000 Euro'nun, davacı ... …
Blanga'nın talebinin kısmen kabulü ile 99.990.-Euro'nun birleşen dava tarihi olan 09/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4709 E. 2023/3912 K.
Ortak:akdi faiz oranı · akdi faiz · genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz kararda… le mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki «akdi faiz oranının» davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın «temerrüt» tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre «temerrüt faiz» oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin ve sözleşmedeki «akdi faiz» ve «temerrüt faizi» oranları araştırılmaksızın «eksik inceleme» ile düzenlenmiş olup hükme esas alınamaz.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» dayalı takip başlatıldığı, takiple talep edilebilecek miktarın hesaplanması için «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02.08.2018 tarihli raporda davacının davalıya borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ak suretiyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki «akdi faiz oranının» davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın «temerrüt» tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre «temerrüt faiz» oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği nazara alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik inceleme» neticesinde tanzim edildiğini, borçlunun «tacir» olması ve ticaret hukukuna göre faiz hesaplaması yapılması gerekirken «tüketici kredisi» gibi faiz hesaplaması yapıldığını, hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, 01.02.2012 tarihinde en yüksek kredi faiz oranının %63 olup, «genel kredi sözleşmesinin» «temerrüt faizine» ilişkin maddesi gereği temerrüt faiz oranının bu oranın %50’si fazlası %94,50 oranından hesaplama yapması gerekirken %14,40 oranından hesaplama yapmasının kabul ed …
… iyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulup rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki «akdi faiz oranının» davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın «temerrüt» tarihindeki ticari taşıt kredilerine uygulanan en yüksek kredi faiz oranı tespit edilerek ve ödeme tablosundaki akdi faiz oranı ile karşılaştırılarak, bu oranın bankayı bağladığı husus benimsenerek oranın %50 fazlasının «temerrüt faizi» olarak hesaplanması gerekirken, akdi faizin %50 fazlasının temerrüt faizi oranı olarak nazara alınmak suretiyle hesaplama yapan yetersiz bilirkişi raporuna göre ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · tüketici kredisi · borçlu olunmadığının tespiti · tacir · teminat
Benzer bu karardaMahkemece 05.05.2015 tarih, 2013/259 E. ve 2015/235 K. sayılı karar ile aldırılan ilirkişi raporuna göre, kullanılan kredinin «tüketici kredisi» niteliğinde olduğu, buna göre yapılan hesaplamada davacının davalıya 12.136,00 TL borçlu olmasına rağmen krediye «teminat» olarak gösterilen aracın icra kanalıyla satımından elde edilen 24.761,00 TL paranın tamamının davalıya ödendiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, fazla öden …
Hukuk Dairesinin 24.05.2017 tarih, 2016/13546 E. ve 2017/4148 K. sayılı kararıyla dava konusu takibin «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılmış bir takip olup, paraya çevrilecek rehnin taraflar arasında imzalanmış «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiği, taraflar arasındaki ihtilaf genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından yerel mahkemece davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik inceleme» neticesinde tanzim edildiğini, borçlunun «tacir» olması ve ticaret hukukuna göre faiz hesaplaması yapılması gerekirken «tüketici kredisi» gibi faiz hesaplaması yapıldığını, hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, 01.02.2012 tarihinde en yüksek kredi faiz oranının %63 olup, «genel kredi sözleşmesinin» «temerrüt faizine» ilişkin maddesi gereği temerrüt faiz oranının bu oranın %50’si fazlası %94,50 oranından hesaplama yapması gerekirken %14,40 oranından hesaplama yapmasının kabul ed …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3751 E. , 2021/1854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.01.2019 tarih ve 2017/301 E. - 2019/38 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan 04.08.2011 tarihli ve 15.000.- TL bedelli kredi kullandığını, aracını da krediye teminat olarak gösterdiğini, borcu ödemeye çalışırken kendisinin muvafakatı olmadan davalı banka tarafından davacıya yeni krediler açıldığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibindeki faiz miktarı ve oranının fahiş olduğunu, masraf adı altında talep edilen tutarın belgelendirilmediğini, ayrıca takipten önce davacının yapmış olduğu ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmediğini ileri sürerek, yapılan icra takibi sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız tahsil edilen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve görev itirazıyla birlikte, davacı ile davalı arasında iki adet genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere istinaden davacının değişik tarihlerde dört defa kredi kullandığını, takip öncesi davacının yaptığı ödemelerin borçtan düşüldüğünü belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı takip başlatıldığı, takiple talep edilebilecek miktarın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02.08.2018 tarihli raporda davacının davalıya borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin ve sözleşmedeki akdi faiz ve temerrüt faizi oranları araştırılmaksızın eksik inceleme ile düzenlenmiş olup hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişilere banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki akdi faiz oranının davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/653042100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz