Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3602 E. 2021/426 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ protokol↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmenin feshine dair protokolü ve davacının elinde bulunan 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılacağını kabul ettiği, davalı tarafın bayilik sözleşmesindeki imzanın yetkili temsilcilerince atılmadığı savunmasında bulunduğu, sözleşme tarihinde sözleşmede imzası bulunan şahsın imza yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından, davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklı zararlardan sorumlu olmayacağı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi ile 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılmasının taahhüt edildiğinin kabul edildiği, davalının 36.000.- TL damacana bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000.- TL damacana bedelinin temerrüt tarihi olan 12.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Taraflar arasındaki 15.04.2013 tarihli protokolde 6.000 adet damacanın iade alınıp bayiliğin feshedileceği, teslimatın 1-1,5 ay içerisinde doluma gelen araçlarla fazla damacana getirmek suretiyle gerçekleşeceği, ödemelerin de damacanalar teslim edildikten sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır. Söz konusu protokol hükümleri değerlendirildiğinde damacanaların davacı tarafından davalıya teslim edileceği kararlaştırılmış olup davacının bu hususu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece davacının damacanaları teslim edip etmediğine ilişkin inceleme yapılmadan protokol hükümlerine göre damacanaların teslim edildiği sonucuna varılarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12361 E. 2010/3367 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaŞti'ne ait işyerinde iki adet diğer davalının etiketini «taşıyan», davacıya ait damacana bulunduğu halde davalının bunları şahsi ihtiyacı için bulundurduğunu savunmadığı, dolayısı ile ticari amaçla elinde bulundurduğu kabul edilerek bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği, gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4461 E. 2019/6032 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · fatura · dava sebebi · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda… acana bedeli dışında kalan alacak tutarları bakımından kararın kesinleştiği yönündeki gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmasa da, aleyhlerine açılan davada «husumet» cihetinde davanın reddine karar verilen davalılar bakımından davanın red «sebebinin» ortak olması ve davanın husumetten reddi halinde AAÜT 7/2 gereğince «maktu vekalet ücreti» tutarını geçmemek üzere «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği nazara alınmaksızın davacı yan aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü i …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 40.000,00 TL inşaat onarım bedeli, 20.000,00 TL devir ücreti, 14.000,00 TL depozito ve kira bedeli ile ilgili olarak daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu konularda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, 26.000,00 TL damacana bedeli bakımından dosyadaki delillere göre 7 adet «fatura» tutarı 24.944,88 TL'nin davalı Hazel Gıda Ltd.
2-Yerel Mahkemece verilen ilk karar davacılar vekili ile davalı ...’nun temyizi üzerine ilamda yazılı gerekçelerle davacılar yararına damacana bedeli yönünden bozulmuş, davacıların «vekalet ücretine» yönelik itirazı incelenmemiş, ...’nun temyiz itirazlarının ise tümü ile reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6446 E. 2016/745 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaCumhuriyet Savcılığınca yapılan aramada damacanaların dolu olduğunun belirlendiği, damacanaların bulunduğu yer ve sayısı dikkate alındığında ticari amaçla bulundurulduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve ürünlerin muhafaza altına alınmasına; 4.897,00 TL maddi, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 18.05.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle …
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17740 E. 2014/5838 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · marka hakkına tecavüz · fatura
Benzer bu kararda… ri sürmeye imkan bulunmadığı, olaydan önce davalı firmanın TSE marka müraacatında bulunduğu ve olay tarihinden sonra davalıya TSE belgesi verildiği, davalı şirketin «fatura» ve diğer belgeleri üzerinde TSE markası ve amblemi bulunmadığı gibi davalı şirketin TSE markasına sahip olduğunu çağrıştıracak herhangi bir beyan yada alametin de …
Dava, davalının, davacıya ait TSE markasını izinsiz kullanması nedeniyle markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi «tazminat davası» olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalının davacıya ait TSE markasını izinsiz olarak 857 adet damacana üzerinde kullandığı mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda mahkemece davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu kabul edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6156 E. 2016/9638 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki 15.04.2013 tarihli «protokolde» 6.000 adet damacanın iade alınıp bayiliğin feshedileceği, «teslimatın» 1-1,5 ay içerisinde doluma gelen araçlarla fazla damacana getirmek suretiyle gerçekleşeceği, ödemelerin de damacanalar teslim edildikten sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Söz konusu «protokol» hükümleri değerlendirildiğinde damacanaların davacı tarafından davalıya «teslim» edileceği kararlaştırılmış olup davacının bu hususu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Mahkemece davacının damacanaları «teslim» edip etmediğine ilişkin inceleme yapılmadan «protokol» hükümlerine göre damacanaların teslim edildiği sonucuna varılarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamında bulunan «fatura» ve «sevk irsaliyelerinden» anlaşıldığı üzere, davacı yan çok sayıda damacana siparişi vermiş, sevk irsaliyelerinde de damacanaların «teslim» edileceği yer ... tesisleri olarak gösterilmiştir.
Fatura ve «sevk irsaliyelerine» göre çok sayıda damacana alımı yapıldığı sabit olduğuna ve «teslim» adresi ... tesisleri olup damacanaların teslim edilmediğini ileri süren kimse olmadığına göre, keşfin yaklaşık beş yıl sonra yapılmış olduğu, damacanaların belli b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · sevk irsaliyesi · ortaklık sözleşmesi · adi ortaklık · irsaliye · keşif · kira sözleşmesi · ifa
Benzer bu kararda2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «işletme devri» ve «kira sözleşmesinin» «ifa» edilmemesi «sebebine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının işletmeye aldığı 26.000,00TL değerindeki damacanaların bedelinin tahsili istemi ise reddedilmiştir.
Gıdanın ortakları ....'nun da ... da %50 hisse sahibi olacağı, bir «adi ortaklık sözleşmesi» kurulduğu, ...
Dosya kapsamında bulunan «fatura» ve «sevk irsaliyelerinden» anlaşıldığı üzere, davacı yan çok sayıda damacana siparişi vermiş, sevk irsaliyelerinde de damacanaların «teslim» edileceği yer ... tesisleri olarak gösterilmiştir.
Fatura ve «sevk irsaliyelerine» göre çok sayıda damacana alımı yapıldığı sabit olduğuna ve «teslim» adresi ... tesisleri olup damacanaların teslim edilmediğini ileri süren kimse olmadığına göre, keşfin yaklaşık beş yıl sonra yapılmış olduğu, damacanaların belli b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6546 E. 2018/550 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · kusursuz sorumluluk · ortaklık sözleşmesi · adi ortaklık · uyuşmazlık konusu · kâr payı · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında «makine kırılması sigorta poliçesi» imzalandığı, dava dışı şirkete ait C Blok asansöründe Elmacık Su firması çalışanı Ömer Özdemir'in su taşıdığı esnada damacananın patlaması ile asansörün elektrik aksamının «hasar» gördüğü, meydana gelen arıza bedelinin 6.850,00 TL olduğu, davacının ödemiş olduğu 6.768,67 TL'yi talep ettiği, davalılarının kendi aralarında kâr «payı» «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında işin davalı Atasu A.Ş'ye verildiği, davalı Atasu A.Ş'nin de dava dışı Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. ile sözleşme imzaladığı, Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. çalışanı olan....'in tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu asansörün hasarlanmasına neden olduğu, çalışanın kusurundan dolayı oluşan zarardan istihdam edenin sorumluluğu söz konusu olduğundan davaya konu hasar bedelinden imzalanan sözleşmeler kapsamında her iki davalı şirketin «kusursuz sorumluluk» ilkesi gereği sorumluluklarının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- AOÇ Müdürlüğü'nün temyizine gelince, «uyuşmazlık konusu» «hasarın» meydana gelmesine neden olan su şişesinde davalıya ait AOÇ markası yer almakta ise de, davalı AOÇ tarafından marka kullanım hakkının devrine ilişkin lisans sözleşmesi hükümlerine göre “AOÇ” markasının su şişesinde yer alması dışında, diğer davalı tarafından üretilip şişelemesi yapılarak piyasaya sürülen damacananın taşıma sırasında patlayarak içindeki suyun meydana getirdiği zarar ile adı geçen davalı eylemi arasında uygun illiyet bulunmadığı gibi bahsi geçen sözleşmede marka kullanımı nedeniyle alınacak bedel dışında zarara katılma «payı», ortaklık kararları ve yönetimi vb. hususlar da yer almadığından sözleşme başlığında belirtilen "kâr payı ortaklığı" ibaresinin TBK 620 vd. maddelerinde düzenlenen «adi ortaklık sözleşmesi» olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı AOÇ hakkında davanın «husumetten» reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı AOÇ Müdürlüğü yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3602 E. , 2021/426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.07.2018 tarih ve 2017/585 E. - 2018/1060 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 03.10.2012 tarihli sözleşme ile dava dışı ...'tan davalının su bayiliğini devraldığını, davalının bu sözleşmeden haberdar ve sorumlu olduğunu, davalının sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği, davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle damacana masrafı, bayilik ücreti, 4 aylık zarar olmak üzere yaklaşık 200.000.- TL zararının olduğunu ileri sürerek, zarar belirsiz olduğundan şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiş, davacı 6.000 adet damacana bedeli karşılığı zararı olduğunu belirterek dava değerini 36.000.- TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı bir kişi ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağını, davacı ile davalı arasında düzenlenen 15.04.2013 tarihli protokolün 03.10.2012 tarihli sözleşmenin feshine dair sözleşme olduğunu, protokol ile sözleşmenin feshedildiğini ve davacının elinde bulunan Aytaç markalı 6.000 adet damacanayı protokolde belirlenen miktar üzerinden satmayı taahhüt ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmenin feshine dair protokolü ve davacının elinde bulunan 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılacağını kabul ettiği, davalı tarafın bayilik sözleşmesindeki imzanın yetkili temsilcilerince atılmadığı savunmasında bulunduğu, sözleşme tarihinde sözleşmede imzası bulunan şahsın imza yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından, davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklı zararlardan sorumlu olmayacağı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi ile 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılmasının taahhüt edildiğinin kabul edildiği, davalının 36.000.- TL damacana bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000.- TL damacana bedelinin temerrüt tarihi olan 12.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Taraflar arasındaki 15.04.2013 tarihli protokolde 6.000 adet damacanın iade alınıp bayiliğin feshedileceği, teslimatın 1-1,5 ay içerisinde doluma gelen araçlarla fazla damacana getirmek suretiyle gerçekleşeceği, ödemelerin de damacanalar teslim edildikten sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır. Söz konusu protokol hükümleri değerlendirildiğinde damacanaların davacı tarafından davalıya teslim edileceği kararlaştırılmış olup davacının bu hususu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece davacının damacanaları teslim edip etmediğine ilişkin inceleme yapılmadan protokol hükümlerine göre damacanaların teslim edildiği sonucuna varılarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652616800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz