İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6546 E. 2018/550 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nitelendirilmesi↗ makine kırılması sigortası↗ kusursuz sorumluluk↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ bloke↗ tbk 99↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr payı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında makine kırılması sigorta poliçesi imzalandığı, dava dışı şirkete ait C Blok asansöründe Elmacık Su firması çalışanı Ömer Özdemir'in su taşıdığı esnada damacananın patlaması ile asansörün elektrik aksamının hasar gördüğü, meydana gelen arıza bedelinin 6.850,00 TL olduğu, davacının ödemiş olduğu 6.768,67 TL'yi talep ettiği, davalılarının kendi aralarında kâr payı ortaklık sözleşmesi imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında işin
davalı Atasu A.Ş'ye verildiği, davalı Atasu A.Ş'nin de dava dışı Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. ile sözleşme imzaladığı, Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. çalışanı olan....'in tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu asansörün hasarlanmasına neden olduğu, çalışanın kusurundan dolayı oluşan zarardan istihdam edenin sorumluluğu söz konusu olduğundan davaya konu hasar bedelinden imzalanan sözleşmeler kapsamında her iki davalı şirketin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumluluklarının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı AOÇ vekili ve Atasu A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Atasu Su Ürünleri A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- AOÇ Müdürlüğü'nün temyizine gelince, uyuşmazlık konusu hasarın meydana gelmesine neden olan su şişesinde davalıya ait AOÇ markası yer almakta ise de, davalı AOÇ tarafından marka kullanım hakkının devrine ilişkin lisans sözleşmesi hükümlerine göre “AOÇ” markasının su şişesinde yer alması dışında, diğer davalı tarafından üretilip şişelemesi yapılarak piyasaya sürülen damacananın taşıma sırasında patlayarak içindeki suyun meydana getirdiği zarar ile adı geçen davalı eylemi arasında uygun illiyet bulunmadığı gibi bahsi geçen sözleşmede marka kullanımı nedeniyle alınacak bedel dışında zarara katılma payı, ortaklık kararları ve yönetimi vb. hususlar da yer almadığından sözleşme başlığında belirtilen "kâr payı ortaklığı" ibaresinin TBK 620 vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı AOÇ hakkında davanın husumetten reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı AOÇ Müdürlüğü yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3602 E. 2021/426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · protokol · taahhütname · yasal faiz · temerrüt · temsil
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının «sözleşmenin feshine» dair «protokolü» ve davacının elinde bulunan 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılacağını kabul ettiği, davalı tarafın «bayilik sözleşmesindeki» imzanın yetkili «temsilcilerince» atılmadığı savunmasında bulunduğu, sözleşme tarihinde sözleşmede imzası bulunan şahsın imza yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından, davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklı zararlardan sorumlu olmayacağı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi ile 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılmasının «taahhüt» edildiğinin kabul edildiği, davalının 36.000.- TL damacana bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000.- TL damacana bedelinin «temerrüt tarihi» olan 12.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 15.04.2013 tarihli «protokolde» 6.000 adet damacanın iade alınıp bayiliğin feshedileceği, «teslimatın» 1-1,5 ay içerisinde doluma gelen araçlarla fazla damacana getirmek suretiyle gerçekleşeceği, ödemelerin de damacanalar teslim edildikten sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Söz konusu «protokol» hükümleri değerlendirildiğinde damacanaların davacı tarafından davalıya «teslim» edileceği kararlaştırılmış olup davacının bu hususu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12361 E. 2010/3367 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaŞti'ne ait işyerinde iki adet diğer davalının etiketini «taşıyan», davacıya ait damacana bulunduğu halde davalının bunları şahsi ihtiyacı için bulundurduğunu savunmadığı, dolayısı ile ticari amaçla elinde bulundurduğu kabul edilerek bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği, gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4461 E. 2019/6032 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- AOÇ Müdürlüğü'nün temyizine gelince, «uyuşmazlık konusu» «hasarın» meydana gelmesine neden olan su şişesinde davalıya ait AOÇ markası yer almakta ise de, davalı AOÇ tarafından marka kullanım hakkının devrine ilişkin lisans sözleşmesi hükümlerine göre “AOÇ” markasının su şişesinde yer alması dışında, diğer davalı tarafından üretilip şişelemesi yapılarak piyasaya sürülen damacananın taşıma sırasında patlayarak içindeki suyun meydana getirdiği zarar ile adı geçen davalı eylemi arasında uygun illiyet bulunmadığı gibi bahsi geçen sözleşmede marka kullanımı nedeniyle alınacak bedel dışında zarara katılma «payı», ortaklık kararları ve yönetimi vb. hususlar da yer almadığından sözleşme başlığında belirtilen "kâr payı ortaklığı" ibaresinin TBK 620 vd. maddelerinde düzenlenen «adi ortaklık sözleşmesi» olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı AOÇ hakkında davanın «husumetten» reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı AOÇ Müdürlüğü yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… acana bedeli dışında kalan alacak tutarları bakımından kararın kesinleştiği yönündeki gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmasa da, aleyhlerine açılan davada «husumet» cihetinde davanın reddine karar verilen davalılar bakımından davanın red «sebebinin» ortak olması ve davanın husumetten reddi halinde AAÜT 7/2 gereğince «maktu vekalet ücreti» tutarını geçmemek üzere «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği nazara alınmaksızın davacı yan aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · fatura · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… acana bedeli dışında kalan alacak tutarları bakımından kararın kesinleştiği yönündeki gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmasa da, aleyhlerine açılan davada «husumet» cihetinde davanın reddine karar verilen davalılar bakımından davanın red «sebebinin» ortak olması ve davanın husumetten reddi halinde AAÜT 7/2 gereğince «maktu vekalet ücreti» tutarını geçmemek üzere «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği nazara alınmaksızın davacı yan aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü i …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 40.000,00 TL inşaat onarım bedeli, 20.000,00 TL devir ücreti, 14.000,00 TL depozito ve kira bedeli ile ilgili olarak daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu konularda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, 26.000,00 TL damacana bedeli bakımından dosyadaki delillere göre 7 adet «fatura» tutarı 24.944,88 TL'nin davalı Hazel Gıda Ltd.
2-Yerel Mahkemece verilen ilk karar davacılar vekili ile davalı ...’nun temyizi üzerine ilamda yazılı gerekçelerle davacılar yararına damacana bedeli yönünden bozulmuş, davacıların «vekalet ücretine» yönelik itirazı incelenmemiş, ...’nun temyiz itirazlarının ise tümü ile reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6546 E. , 2018/550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2016 tarih ve 2014/1332-2016/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı AOÇ vekili ve Atasu A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı Ankara Teknoloji Geliştirme A.Ş.'ye ait asansörlerin kırılma ve arızalarına yönelik rizikolarının makine kırılması sigorta poliçesi ile güvence altına alındığını, sigortalının asansöründe davalılar tarafından su taşındığı sırada damacanın patlaması neticesinde hasar meydana geldiğini, 6.768,00-TL'lik hasarın sigortalıya ödendiğini, her iki davalının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, hasarın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı AOÇ Müdürlüğü vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın kâr karşılığı diğer davalıya kullandırıldığını, illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Atasu A.Ş. vekili, müvekkili şirket ile Trenk Valder Vanlıoğlu A.Ş. ile arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile dava dışı şirketin müvekkilinin taşeronu olduğunu, hasara bu şirketin çalışanı olan Ömer Özdemir'in yol açtığını, müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında makine kırılması sigorta poliçesi imzalandığı, dava dışı şirkete ait C Blok asansöründe Elmacık Su firması çalışanı Ömer Özdemir'in su taşıdığı esnada damacananın patlaması ile asansörün elektrik aksamının hasar gördüğü, meydana gelen arıza bedelinin 6.850,00 TL olduğu, davacının ödemiş olduğu 6.768,67 TL'yi talep ettiği, davalılarının kendi aralarında kâr payı ortaklık sözleşmesi imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında işin
davalı Atasu A.Ş'ye verildiği, davalı Atasu A.Ş'nin de dava dışı Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. ile sözleşme imzaladığı, Trank Valder Vanlıoğlu A.Ş. çalışanı olan....'in tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu asansörün hasarlanmasına neden olduğu, çalışanın kusurundan dolayı oluşan zarardan istihdam edenin sorumluluğu söz konusu olduğundan davaya konu hasar bedelinden imzalanan sözleşmeler kapsamında her iki davalı şirketin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumluluklarının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı AOÇ vekili ve Atasu A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Atasu Su Ürünleri A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- AOÇ Müdürlüğü'nün temyizine gelince, uyuşmazlık konusu hasarın meydana gelmesine neden olan su şişesinde davalıya ait AOÇ markası yer almakta ise de, davalı AOÇ tarafından marka kullanım hakkının devrine ilişkin lisans sözleşmesi hükümlerine göre “AOÇ” markasının su şişesinde yer alması dışında, diğer davalı tarafından üretilip şişelemesi yapılarak piyasaya sürülen damacananın taşıma sırasında patlayarak içindeki suyun meydana getirdiği zarar ile adı geçen davalı eylemi arasında uygun illiyet bulunmadığı gibi bahsi geçen sözleşmede marka kullanımı nedeniyle alınacak bedel dışında zarara katılma payı, ortaklık kararları ve yönetimi vb. hususlar da yer almadığından sözleşme başlığında belirtilen "kâr payı ortaklığı" ibaresinin TBK 620 vd.
maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı AOÇ hakkında davanın husumetten reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı AOÇ Müdürlüğü yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Atasu Su Ürünleri AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı AOÇ Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı AOÇ Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 358,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... Müdürlüğüne iadesine, 23/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406541900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz