6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Re'sen terkin edilen şirketin ihyasında tasfiye memuru atanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1362 E. 2023/1045 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Tasfiye Memuru Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden 'adresin tespit edilememesi' gibi TTK geçici 7. madde kapsamında sayılmayan bir sebeple re'sen terkin edilmiş şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, şirket münfesih sayılmadığından ek tasfiye memuru atanması gerekmez; TTK geçici 7. maddedeki haller sınırlı sayıda olup genişletici yoruma tabi tutulamaz ve ikincil düzenlemeler kanuna aykırı biçimde uygulama alanı bulamaz.

Ele alınan sorunlar

İhyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davalı sicil müdürlüğü vekili, ihyaya karar verilen şirketin sınırlı ihyası (ek tasfiyesi) söz konusu olduğundan TTK 547/2 gereği tasfiye memuru atanmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, terkin sebebi gösterilerek bu atamanın yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir; şirketin terkin sebebi 'adresin tespit edilememesi'dir. 5174 sayılı Kanun'un 10/3. maddesine göre, ilgili odaya adres bildirilmemesi halinde belirli bir süre sonunda oda kaydının silinmesi ve ticaret sicil kaydının silinmesi için ihbarda bulunulması usulü düzenlenmiştir. Buna ilişkin Tebliğ'in 1/d bendi ise 'adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi' halini geçici 7. madde kapsamında olmayan bir hal olarak düzenlemektedir. Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil, TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılması gerekir. Geçici 7. maddenin istisnai ve geçici oluşu nedeniyle maddede sayılan hallerin sınırlı sayıda olduğu ve genişletici yoruma tabi tutulamayacağı kabul edilmelidir. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz; çelişen hallerde ikincil düzenleme değil kanun hükümleri uygulanır. İhyası istenen şirket hakkında başkaca bir münfesihlik sebebi ileri sürülmediğinden ve terkin sebebi kanunda öngörülmeyen 'adreste tespit edilememe' olduğundan, münfesih olmayan bu şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, TTK geçici 7. maddesinde sayılan terkin sebeplerinin sınırlı olduğu ve 'adresin tespit edilememesi' sebebinin bu kapsamda olmadığı; bu sebeple re'sen terkin edilip ihyasına karar verilen şirketlerin münfesih sayılmayacağından tasfiye memuru atanmasının gerekmeyeceği yönünde açık bir norm yorumu yapılmıştır. Bu yorum, benzer ihya davalarında tasfiye memuru atanıp atanmayacağı sorununa ışık tutması bakımından bölgesel emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası re'sen terkin TTK geçici 7. madde tasfiye memuru ek tasfiye münfesih şirket sınırlı sayım (numerus clausus) yorumu ikincil düzenlemenin kanuna aykırı olamaması

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK geçici 76102 sayılı TTK 547/2 · 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu — 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu 10/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1362

KARAR NO 2023/1045

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/04/2023

NUMARASI 2023/173 Esas 2023/341 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/06/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ihyası istenilen ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nden alacaklı olduğunu, bu nedenle ihyası istenilen şirket hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, bu süreçte ihyası istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin görüldüğünü, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı bulunan ... Ticaret Ltd. Şti'nden borçları ödenmeden terkin edilemeyeceğinden İstanbul ...İcra Dairesi ...

esas sayılı dosyanın sürdürülebilmesi için şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili; re’sen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını,şirketin tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18/02/2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı vekilince de, dava dilekçesinde bu yönde bir talep de bulunulmadığını, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, için ihtarname hazırlandığı ve ihtarın Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapılmadığı, şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü terkin edildiği takibin sonlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı ... sicil müdürlüğü vekili; şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması Kanun'un bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini ileri sürerek şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi" olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır.

Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.

Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. Maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı sayıldığı ve genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. Açıklanan nedenlerle, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, "terkin sebebinin "adreste tesbit edilmeme" olduğu , kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin yapıldığı anlaşılan münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64921 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4878 E. 2023/5951 K. · Onandı

Münfesih olmayan ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmaz

Gerekçe özeti

Şirketin ticaret sicilinden terkini kanunda öngörülmeyen bir sebeple (örneğin yalnızca adreste tespit edilememesi nedeniyle) yapılmış ve başkaca bir münfesihlik sebebi de ileri sürülmemişse, ihya edilen şirket münfesih sayılmaz; münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmaz.

Emsal değeri

Kanunda öngörülmeyen sebeple terkin edilen şirketin münfesih sayılamayacağı ve ihyasında tasfiye memuru atanmasının gerekmediği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: şirketin ihyası re'sen terkin münfesih şirket ek tasfiye tasfiye memuru

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4878 E.  ,  2023/5951 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/1362 Esas, 2023/1045 Karar

DAVA TARİHİ 22.02.2023

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/173 E., 2023/341 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası istenilen ... Ahşap Dekorasyon İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alacaklı olduğunu, bu nedenle ihyası istenilen şirket hakkında takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, bu süreçte ihyası istenen şirketin 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin görüldüğünü, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı bulunan ... Ahşap Dekorasyon İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'.nden borçları ödenmeden terkin edilemeyeceğinden şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; re’sen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirketin tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı vekilince de, dava dilekçesinde bu yönde bir talep de bulunulmadığını, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarın Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapılmadığı, şirketin yasada belirtilmeyen bir sebepten ötürü terkin edildiği takibin sonlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci bendi gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunluluk da arz ettiğini ileri sürerek şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, "terkin sebebinin "adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin yapıldığı anlaşılan münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, temyiz yolunun açık olduğunu, adresin tespit edilememesi durumunun resen terkin sebebi olmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ihyası istenilen şirkete tasfiye memuru atamasının zorunlu ve zaruru olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.