Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2786 E. 2021/648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçeli karar tebliği↗ usulüne uygun tebligat↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ yerleşim yeri↗ delillerin toplanmaması↗ tebliğ tarihi↗ tebligat kanunu m.35↗ usulüne uygun tebliğ↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ kötüniyet tazminatı↗ tebligat↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak teşkil eden çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle davacının Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2009/2341 esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece, 22.04.2019 tarihli ek kararla, süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından ek karar temyiz edilmiştir.
Mahkemece 04.05.2010 tarihli celsede davalı ...’ya dava dilekçesinin mernis adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğine karar verilmiş ve davalıya tebligat Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmıştır. Tebligat Kanununun 35/1. maddesinde kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen adrese yapılacağı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla davalıya daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür.
Ayrıca gerekçeli karar tebliği de davalıya Tebligat Kanun'unun 35. maddesine göre yapılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununda 11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanun'unun 10 ve 21/2. maddelerine göre bu tebliğ de usulsüz olduğundan esas hakkında temyiz incelemesine geçilmemiştir.
Davalının savunma hakkı kısıtlanarak, delilleri toplanmadan karar verildiğinden, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği ile iddia ve savunma doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken taraf delilleri toplanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11285 E. 2013/15959 K.
Ortak:yerleşim yeri · tebliğ tarihi · tebligat
İncelediğiniz kararda… bundan sonraki tebliğlerin bildirilen adrese yapılacağı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin «tebliğ tarihi» sayılacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece 04.05.2010 tarihli celsede davalı ...’ya dava dilekçesinin mernis adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğine karar verilmiş ve davalıya «tebligat» Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmıştır.
Dolayısıyla davalıya daha önce usulüne uygun olarak «tebligat» yapılmadan doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür.
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Şti'nin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35.maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2942 E. 2010/9309 K.
Ortak:tebliğ tarihi · tebligat kanunu m.35 · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece 04.05.2010 tarihli celsede davalı ...’ya dava dilekçesinin mernis adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğine karar verilmiş ve davalıya «tebligat» Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmıştır.
… bundan sonraki tebliğlerin bildirilen adrese yapılacağı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin «tebliğ tarihi» sayılacağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla davalıya daha önce usulüne uygun olarak «tebligat» yapılmadan doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür.
Benzer bu karardaYukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, «tebligat kanunu» hükümleri doğrultusunda dava «dilekçesinin tebliği» gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, «tebliğ tarihi» sayılır.
Daha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meslek kuruluşu · gerekçeli kararın tebliği · esnaf · dava dilekçesinin tebliği · rücu hakkı · ciranta · ikrar · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hamil» tarafından karşılıksız çıkan çekin takibe konulduğu, borcun davacı «ciranta» tarafından ödendiği, davalı «keşideciden» «rücu hakkının» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.060 YTL'nın avans faiziyle, 610 YTL'nın 15.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Daha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarından takip dosyasındaki davalı adresine Tebligat Kanu' nun 35. maddesine göre «gerekçeli kararın tebliğinin» davalının adresi araştırılmadan yapılması nedeniyle anılan tebligatın yasal prosedüre uygun olduğunun kabulü olanaksızdır.
Hal böyle olunca, kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile yerel mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 19.11.2008 tarihli kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, hükmün esasının incelenmesinde: dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin tutanakta, davalının adresten ayrılması nedeniyle iade edildiği belirtilmiş, mahkemece, 35. maddeye göre dava dilekçesi tebliğ edilerek, davalının yokluğunda hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/385 E. 2013/2445 K.
Ortak:yerleşim yeri · tebliğ tarihi · tebligat
İncelediğiniz kararda… bundan sonraki tebliğlerin bildirilen adrese yapılacağı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin «tebliğ tarihi» sayılacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece 04.05.2010 tarihli celsede davalı ...’ya dava dilekçesinin mernis adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğine karar verilmiş ve davalıya «tebligat» Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmıştır.
Dolayısıyla davalıya daha önce usulüne uygun olarak «tebligat» yapılmadan doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür.
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Somut olayda, öncelikle «tasfiye» memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, ticaret sicilinden «kaydı» silinen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davaların «derdest» olduğu, bu durumda davalı şirketin «tasfiye» işlemlerinin tam olarak sona ermediği gerekçesiyle, davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» tasfiye haliyle yeniden ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, öncelikle «tasfiye» memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2786 E. , 2021/648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24.05.2011 tarih ve 2009/430-2011/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait çek koçanının çalındığını, çeklerin iptali için açılan çek iptali davasının sonuçlanarak çeklerin iptal edildiğini, hırsızlık olayından 3 ay sonra çeklerden birine dayanılarak Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2009/2341 esas sayılı dosyası üzerinden davalılardan ... tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalılar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ileri sürerek, davacının çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini ve davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak teşkil eden çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle davacının Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2009/2341 esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece, 22.04.2019 tarihli ek kararla, süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından ek karar temyiz edilmiştir.
Mahkemece 04.05.2010 tarihli celsede davalı ...’ya dava dilekçesinin mernis adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğine karar verilmiş ve davalıya tebligat Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmıştır. Tebligat Kanununun 35/1. maddesinde kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen adrese yapılacağı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla davalıya daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür.
Ayrıca gerekçeli karar tebliği de davalıya Tebligat Kanun'unun 35. maddesine göre yapılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununda 11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanun'unun 10 ve 21/2. maddelerine göre bu tebliğ de usulsüz olduğundan esas hakkında temyiz incelemesine geçilmemiştir.
Davalının savunma hakkı kısıtlanarak, delilleri toplanmadan karar verildiğinden, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği ile iddia ve savunma doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken taraf delilleri toplanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/647421800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz