6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/385 E. 2013/2445 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yerleşim yeri tebliğ tarihi tebligat kanunu m.35 şirketin ihyası derdestlik ihya tasfiye memuru tüzel kişilik limited şirket tebligat ticaret sicili ek tasfiye cy/cy kaydı temsil

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 73

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davaların derdest olduğu, bu durumda davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tam olarak sona ermediği gerekçesiyle, davalı şirketin tüzel kişiliğinin tasfiye haliyle yeniden ihyasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ticaret sicilinden kaydı silinen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

Anayasa'nın 36 ve HUMK'nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.

Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Somut olayda, öncelikle tasfiye memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste tebligatın yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece usulüne uygun şekilde taraf teşkili oluşturulmaksızın davalı şirketi temsilen tasfiye memurunun yokluğunda karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle tasfiye memurunun bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.

...-Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10012 E. 2012/1587 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11285 E. 2013/15959 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Rücuen Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2942 E. 2010/9309 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/385 E.  ,  2013/2445 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2012 tarih ve 2012/85-2012/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, kira alacağı ve tazminat istemiyle davalı şirket hakkında açtıkları davalar ve başlattıkları icra takibi devam ederken, davalının tasfiyesinin bitirilip sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, dava ve takipler sonuçlanmadan yapılan tasfiyenin tamamlandığından söz edilemeyeceğini ileri sürerek, terkinin iptali ile davalının ticaret siciline tekrar tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, tasfiye işlemlerinin tasfiye memurunun sorumluluğunda olduğunu, davanın açılmasına sebeb olmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.

Davalı şirket tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davaların derdest olduğu, bu durumda davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tam olarak sona ermediği gerekçesiyle, davalı şirketin tüzel kişiliğinin tasfiye haliyle yeniden ihyasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ticaret sicilinden kaydı silinen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

Anayasa'nın 36 ve HUMK'nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.

Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Somut olayda, öncelikle tasfiye memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste tebligatın yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece usulüne uygun şekilde taraf teşkili oluşturulmaksızın davalı şirketi temsilen tasfiye memurunun yokluğunda karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle tasfiye memurunun bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.

...-Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ... nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484482200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.