Rücuen Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2942 E. 2010/9309 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu↗ gerekçeli kararın tebliği↗ esnaf↗ dava dilekçesinin tebliği↗ tebliğ tarihi↗ tebligat kanunu m.35↗ rücu hakkı↗ ciranta↗ ikrar↗ rücu↗ hamil↗ keşideci↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamil tarafından karşılıksız çıkan çekin takibe konulduğu, borcun davacı ciranta tarafından ödendiği, davalı keşideciden rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.060 YTL'nın avans faiziyle, 610 YTL'nın 15.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, 19.11.2008 tarihli ek kararla yasal sürenin geçmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı hakkında süresinde temyiz isteğinde bulunmadığından söz edilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde,kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Dosya içerisinde bulunan tebligat tutanaklarından takip dosyasındaki davalı adresine Tebligat Kanu' nun 35. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğinin davalının adresi araştırılmadan yapılması nedeniyle anılan tebligatın yasal prosedüre uygun olduğunun kabulü olanaksızdır.
Hal böyle olunca, kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile yerel mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 19.11.2008 tarihli kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, hükmün esasının incelenmesinde: dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tutanakta, davalının adresten ayrılması nedeniyle iade edildiği belirtilmiş, mahkemece, 35. maddeye göre dava dilekçesi tebliğ edilerek, davalının yokluğunda hüküm kurulmuştur. Yukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, tebligat kanunu hükümleri doğrultusunda dava dilekçesinin tebliği gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/385 E. 2013/2445 K.
Ortak:tebliğ tarihi · tebligat kanunu m.35 · tebligat · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaDaha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Yukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, «tebligat kanunu» hükümleri doğrultusunda dava «dilekçesinin tebliği» gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, «tebliğ tarihi» sayılır.
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Somut olayda, öncelikle «tasfiye» memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davaların «derdest» olduğu, bu durumda davalı şirketin «tasfiye» işlemlerinin tam olarak sona ermediği gerekçesiyle, davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» tasfiye haliyle yeniden ihyasına karar verilmiştir.
1-Dava, ticaret sicilinden «kaydı» silinen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kararı, davalı şirket «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11285 E. 2013/15959 K.
Ortak:tebliğ tarihi · tebligat kanunu m.35 · tebligat · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaDaha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Yukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, «tebligat kanunu» hükümleri doğrultusunda dava «dilekçesinin tebliği» gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, «tebliğ tarihi» sayılır.
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Şti'nin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35.maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan ve şirket adresine 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10012 E. 2012/1587 K.
Ortak:tebliğ tarihi · tebligat kanunu m.35 · tebligat · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaDaha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .
Yukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, «tebligat kanunu» hükümleri doğrultusunda dava «dilekçesinin tebliği» gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, «tebliğ tarihi» sayılır.
Benzer bu karardaAdresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Somut olayda, öncelikle «tasfiye» memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste «tebligatın» yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · rücuen tazminat · tazminat davası · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «tasfiye» işleminin eksiksiz yapılmaması durumunda «ticaret sicilinden terkin» edilse de şirketin «tüzel kişiliğinin» sona ermeyeceği, davacı kurum tarafından davalı şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı belirlendiğinden, tasfiye işleminde eksiklik olup yeniden ihyasının istenmesinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına k …
1-Dava, ticaret sicilinden «kaydı» silinen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Karar, «tasfiye memuru» tarafından temyiz edilmiştir.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde «yerleşim yeri» adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi «tebliğ tarihi» sayılır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2942 E. , 2010/9309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2006 tarih ve 2005/2609-2006/1142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.03.2003 keşide tarihli hamiline yazılı çekin cirantası, davalının ise keşideci olduğunu, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle hamilin müvekkili ve davalı aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin borcu 15.09.2003 tarihinde ödediğini ileri sürerek, 1.670 YTL'nın 15.09.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı keşideciden rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamil tarafından karşılıksız çıkan çekin takibe konulduğu, borcun davacı ciranta tarafından ödendiği, davalı keşideciden rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.060 YTL'nın avans faiziyle, 610 YTL'nın 15.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, 19.11.2008 tarihli ek kararla yasal sürenin geçmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı hakkında süresinde temyiz isteğinde bulunmadığından söz edilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde,kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
.
Dosya içerisinde bulunan tebligat tutanaklarından takip dosyasındaki davalı adresine Tebligat Kanu' nun 35. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğinin davalının adresi araştırılmadan yapılması nedeniyle anılan tebligatın yasal prosedüre uygun olduğunun kabulü olanaksızdır.
Hal böyle olunca, kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile yerel mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 19.11.2008 tarihli kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, hükmün esasının incelenmesinde: dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tutanakta, davalının adresten ayrılması nedeniyle iade edildiği belirtilmiş, mahkemece, 35. maddeye göre dava dilekçesi tebliğ edilerek, davalının yokluğunda hüküm kurulmuştur. Yukarıda anlatılanlara göre, davalının adresi araştırılıp, tebligat kanunu hükümleri doğrultusunda dava dilekçesinin tebliği gerekirken, bu durum nazara alınmayarak işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027990500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz