Ek tasfiye işlemleri için terkin edilen şirketin TTK 547 uyarınca ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1992 E. 2023/1472 K. · · İlk derece: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Tasfiyesi sicile tescil edilerek sona erdirilmiş bir şirketin, tasfiye işlemleri tamamlanmadan (örneğin şirket hakkında sonuçlanmamış bir rücuen tazminat davası bulunduğu halde) tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez; TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olduğu anlaşıldığında, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini (ihyasını) istemesinde hukuki yarar vardır ve mahkeme bu talebi kabul ederek şirketi tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak yeniden tescil edebilir ve tasfiye memuru atayabilir.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve genel kurul kararına uygun şekilde yerine getirildiğini, usulüne uygun ilan yapıldığını, davacının şirketin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra dava açtığını ve hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişiler şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. Şirketin ödenmeyen borçları için yasal işlemler tamamlanmadıkça tasfiyenin sona erdiği kabul edilemez. Ticaret sicil kaydına göre şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte terkin edilmiş olmasına karşın, şirketin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 Esas sayılı rücuen tazminat istemli dava dosyasında davalı olması, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu göstermektedir; bu nedenle davacının ihya talebinde bulunması mümkündür. TTK 541(3) maddesi hükmüne göre ilan üzerine alacaklının başvurusu olmaması, alacağın düşmesi sonucunu doğurmaz; davacının alacağının haklı olup olmadığı bu davanın konusu değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 326(1) maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Bu nedenle davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tasfiyesi tamamlanarak terkin edilmiş ancak hakkında devam eden bir dava bulunan şirketin TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla yeniden tescilinin (ihyasının) hangi koşullarda mümkün olduğuna ve bunda hukuki yararın bulunduğuna ilişkin BAM tespiti içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye↗ şirketin ihyası↗ hukuki yarar↗ tasfiye memuru↗ ticaret sicilinden terkin↗ rücuen tazminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1992
KARAR NO 2023/1472
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/01/2023
NUMARASI 2023/80 Esas - 2023/79 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, Aski Genel Müdürlüğü tarafından dava dışı işçi ... ödenen işçilik alacaklarının alt işverenlerden rücu edilmesi amacıyla Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, davalı ... Tic. AŞ'nin son tescilini 13.11.2020'de yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13.11.2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak ...'in atandığını, taraflarına şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiğini, tasfiye halinde ...AŞ unvanlı şirket tüzel kişiliğinin ihyasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tasfiye memuru ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, terkin kararı ile birlikte tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, davacının hukuki yararı bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davalının ava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava ile takiplerin yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davada davalı olan Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'in şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru ... vekili, müvekkilinin tasfiye işlemleri eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını, şirketin TTK hükümlerine uygun şekilde terkin edildiğini, şirket borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapılarak ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacı yanın şirkete başvuru yapmadığını ve şirketin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra iş bu davayı açtığını, ortada herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hakkaniyete aykırılık olduğunu, kararın kaldırılarak istinaf talebinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TTK'nin 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/11/2020 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...
Anonim Şirketi'nin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 Esas sayılı rücuen tazminat istemli dava dosyasında davalı olduğu, şirketin ödenmeyen borçları için yasal işlemler tamamlanmadıkça tasfiyenin sonlandığı kabul edilemeyeceğinden davacının ihya talebinde bulunması mümkün bulunmaktadır.H.M.K.'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, TTK 541(3)maddesi hükmüne göre ilan üzerine alacaklının başvurusu olmaması nedeniyle alacağın düşmesinin söz konusu olmadığı, davacının alacağının haklı olup olmamasının işbu davanın konusunu teşkil etmediği, şirket tüzel kişiliğinin Adana 2.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına, işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına ve ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 150-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64686 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi