Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/160 E. 2013/18132 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekile tebliğ↗ möhuk 47↗ cy/cy şerhi↗ tenfiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK'un 38. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu tenfizi istenen Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 18.03.2008 tarihinde posta yolu ile, 22.12.2008 tarihinde ise diplomatik yoldan tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 04.07.2008 olduğu yazılı olup dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 22.12.2008 tarihinde davalı vekili Av. ...’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, kararın adı geçen davalı vekiline tebliğinden sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararında davacı olarak ... ismine yer verilmiş olup işbu davada ise hüküm ... lehine kurulduğu gibi dava dilekçesine ekli vekaletname de ... tarafından verilmiştir. Bu durumda, yabancı mahkemede lehine hüküm kurulan kişi ile işbu davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının araştırılmaması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3869 E. 2014/1555 K.
Ortak:vekile tebliğ · cy/cy şerhi · tenfiz · eksik inceleme · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Kararın tenfizi
İncelediğiniz karardaAncak, kararın adı geçen davalı «vekiline tebliğinden» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK'un 38. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAncak, kararın adı geçen davalı «vekiline tebliğinden» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · vekalet ücreti
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10133 E. 2012/16345 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK'un 38. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu «tenfizi» istenen Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 18.03.2008 tarihinde posta yolu ile, 22.12.2008 tarihinde ise diplomatik yold …
Benzer bu karardaSivil Hukuk Dairesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmiş olup, davanın niteliği gereği maktu vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde, tenfizi istenen mahke …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalıların mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi 13.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8371 E. 2015/5201 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK'un 38. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu «tenfizi» istenen Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 18.03.2008 tarihinde posta yolu ile, 22.12.2008 tarihinde ise diplomatik yold …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden «tenfizi» istenilen kararın önce posta yolu ile davalılara tebliğ edildiği, daha sonra ise Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ olunduğu, ancak diplomatik yoldan yapılan tebliğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/160 E. , 2013/18132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 tarih ve 2010/574-2011/466 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 21.02.2008 tarih 1 O 2359/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK'un 38. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu tenfizi istenen Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 18.03.2008 tarihinde posta yolu ile, 22.12.2008 tarihinde ise diplomatik yoldan tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 04.07.2008 olduğu yazılı olup dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 22.12.2008 tarihinde davalı vekili Av. ...’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, kararın adı geçen davalı vekiline tebliğinden sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararında davacı olarak ... ismine yer verilmiş olup işbu davada ise hüküm ... lehine kurulduğu gibi dava dilekçesine ekli vekaletname de ... tarafından verilmiştir. Bu durumda, yabancı mahkemede lehine hüküm kurulan kişi ile işbu davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının araştırılmaması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/642413600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz