Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8371 E. 2015/5201 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ adli yardım↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk kamu düzenini açıkça aykırı olmadığı, masraf tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı, diplomatik yolla tebliği gerektiren bir durum olmadığından masraf tespit kararının da tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, gıyabi kararın ve masraf kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden tenfizi istenilen kararın önce posta yolu ile davalılara tebliğ edildiği, daha sonra ise Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ olunduğu, ancak diplomatik yoldan yapılan tebliğ üzerine davalı şirket vekilinin yaptığı itirazın posta yoluyla yapılan tebliğin geçerli bulunduğu, sonradan diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, bu karar üzerine de davalı şirket vekilinin temyiz talebinin reddine dair kararı ... nezdinde temyiz etmesine rağmen temyiz başvurusunun aynı nedenle reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yabancı mahkemenin kararının tebliğinin posta yoluyla yapıldığı, diplomatik yoldan yapılan tebliğe yabancı mahkemece bir değer verilmediği, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı şirket yönünden kesinleşmediği gözetilerek mahkemece, tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11134 E. 2013/23697 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaTürkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden ve davalı tarafın sunduğu davacı tarafça da itiraz edilmeyen karar fotokopilerinden, «tenfizi» istenilen kararın önce posta yolu ile davalılara tebliğ edildiği, daha sonra ise Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ olunduğu, ancak diplomatik yoldan yapılan tebliğ …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2518 E. 2015/10929 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin olmadığı, dava dilekçesi ile ilamın, 1965 tarihli Adli ve Gayriadli Evrakın Yurt Dışında Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde diplomatik yolla ..., ... tarafından davalının avukatına tebliğ edildiği, davalının «savunma hakkı kısıtlanmadan» yargılama yapıldığı, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu ...'nin kararının tanınması ve tenfizine dair verilen karar davalı şirket vekili tarafından temy …
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ... (Asliye Mahkemesi) Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden …
… matik yoldan yapılan tebliğe yabancı mahkemece bir değer verilmediği, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı şirket yönünden kesinleşmediği gözetilerek mahkemece, «tenfiz» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden Dairemizin 04.12.2014 gün ve 2014/97-18973 sayılı onama ilamının ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin olmadığı, dava dilekçesi ile ilamın, 1965 tarihli Adli ve Gayriadli Evrakın Yurt Dışında Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde diplomatik yolla ..., ... tarafından davalının avukatına tebliğ edildiği, davalının «savunma hakkı kısıtlanmadan» yargılama yapıldığı, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu ...'nin kararının tanınması ve tenfizine dair verilen karar davalı şirket vekili tarafından temy …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6397 E. 2013/11722 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaYabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5330 E. 2013/11141 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyl …
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tanınması ve tenfizine karar verilmesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2329 E. 2015/9727 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece, dava dilekçesi ve ilamın diplomatik yolla Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından davalıya tebliğ edildiği, davalının «savunma hakkı kısıtlanmadan» yargılama yapıldığı, «tenfizi» istenen ilamın Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı bir özelliğinin bulunmadığı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/12/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile Almanya arasında, 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, dava dilekçesi ve ilamın diplomatik yolla Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından davalıya tebliğ edildiği, davalının «savunma hakkı kısıtlanmadan» yargılama yapıldığı, «tenfizi» istenen ilamın Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı bir özelliğinin bulunmadığı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/12/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17560 E. 2014/3289 K.
Ortak:tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'ın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7387 E. 2014/11465 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15961 E. 2014/2670 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk «kamu düzenini» açıkça aykırı olmadığı, «masraf» tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmad …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8371 E. , 2015/5201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/478-2013/942 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ve davalı şirket vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 06.07.2010 tarih 22 O 86/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu yabancı mahkeme kararının müvekkiline önce adi posta yoluyla tebliğ edildiğini, daha sonra davacı vekilinin talebi üzerine bakanlık aracılığı ile 09.06.2011 tarihinde tebliğinden sonra yabancı mahkeme nezdinde yaptıkları temyiz başvurusunun kararın adi posta yoluyla tebliğ edildiği ve temyiz süresinin geçtiği, 09.06.2011 tarihinde yapılan tebligatın müvekkile yeni bir temyiz hakkı bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yollardan yapılacağının kararlaştırıldığını, bu yolla yapılmayan bir tebligat geçersiz olduğundan ortada kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı bulunmadığını, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk kamu düzenini açıkça aykırı olmadığı, masraf tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı, diplomatik yolla tebliği gerektiren bir durum olmadığından masraf tespit kararının da tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, gıyabi kararın ve masraf kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden tenfizi istenilen kararın önce posta yolu ile davalılara tebliğ edildiği, daha sonra ise Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ olunduğu, ancak diplomatik yoldan yapılan tebliğ üzerine davalı şirket vekilinin yaptığı itirazın posta yoluyla yapılan tebliğin geçerli bulunduğu, sonradan diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, bu karar üzerine de davalı şirket vekilinin temyiz talebinin reddine dair kararı ...
nezdinde temyiz etmesine rağmen temyiz başvurusunun aynı nedenle reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yabancı mahkemenin kararının tebliğinin posta yoluyla yapıldığı, diplomatik yoldan yapılan tebliğe yabancı mahkemece bir değer verilmediği, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı şirket yönünden kesinleşmediği gözetilerek mahkemece, tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ......ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 14.04.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50. maddesi, yabancı mahkemelerce hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş bulunan kararların, verildiği devlet kanunları uyarınca kesinleşmiş ise tenfiz kararı verilebileceğini öngörmektedir. Bu çerçevede, anılan kanun hükmünün, yabancı ilamın kesinleşmesi için, ilamın verildiği devletin kanunlarına atıf yapmakta olduğu ve şekli anlamda bir kesinleşmeyi gerekli ve yeterli bulduğu açıktır. ... halde, o devlet ülkesinde kanun yollarından da geçerek yahut bu hak ilgilisi tarafından kullanılmaksızın şeklen kesinleşmiş olduğu karar üzerine şerh edilen yabancı ilamların, aslında o yer kanunlarına aykırı olarak kesinleştirildiğinin öne sürülebilmesinin, bu durum aynı zamanda ilgilinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmakla, 5718 sayılı Kanun’un 54/ç maddesine temas eden bir mahiyette olduğu kabul edilmek gerekir.
Her ne kadar, 54/ç maddesinde de “o yer kanunları” ibaresine yer verilmiş ise de, savunma hakkının evrensel bir insan hakkı meselesi olması nedeniyle, 50. ve 54. maddelerde yer verilen bu ibarelerin birbirinden farklı anlamlar içerdiği ve farklı menfaatlere yöneldiği kabul olunmalı, 50. maddedeki düzenlemenin yukarıda da söz edildiği üzere şekli anlamda bir kesinliğe delalet ettiği, 54. maddedeki düzenlemenin ise savunma hakkının ihlali niteliğinde bir hal olup olmadığına dair daha derinlikli bir incelemeyi gerektirdiği dikkate alınmalıdır. Bu halde, söz konusu hususun tenfiz mahkemesince nazara alınması ve araştırılması, 54. madde hükmünde sınırlandırıldığı üzere, ancak, aleyhine tenfiz talep edilen tarafından Türk mahkemesinde bu hususun ileri sürülmesi koşuluna bağlıdır.
Bu husus ileri sürülmemiş ise, tenfiz mahkemesince nazara alınmamalıdır.
Aksi halde, 50. maddedeki düzenlemenin şekli anlamda kesinlik dışında re’sen ve savunma hakkının ihlali mahiyetinde olup olmadığı hususu mahkemece araştırılacak olursa, bu durum, Lahey Sözleşmesi’nin varlığına rağmen, kararın posta yolu ile yapılan tebligat ile ... Kanunları mucibince kesinleştiği tespitinde bulunan ... Temyiz Mahkemesinin kararının yok sayılması anlamına geldiği gibi aynı zamanda o yer kanununa atıf yapan 5718 sayılı Kanun’un 50. maddesinin açık hükmünün de ihlali anlamına gelir ki, bu yaklaşımın pratik sonuçları itibariyle bir paradoksa yol açtığı da görülmelidir.
Bu açıklamalar ışığında dava dosyasına bakıldığında, davalı şirket vekilinin tenfiz yargılaması sırasında da savunduğu üzere, anılan davalının temyiz başvurusunun, bu başvuruyu incelemekle görevli yabancı mahkemece adi posta yolu ile yapılan tebliğe değer verilerek esastan incelenmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmış olmasından ötürü davalı şirket bakımından 5718 sayılı Kanun'un 54/ç maddesi açısından yabancı mahkeme ilamının tenfiz edilemeyeceği gerekçesi ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Bu açıdan konuya yaklaşıldığında Dairemizin bozma kararındaki “kesinleşmeye” bağlı dava engeline ilişkin gerekçeye katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397490300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz