İhtiyati tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11166 E. 2013/15450 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ infaz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ihiyati tedbirin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanması talep edilmek ve 397. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 haftalık süre içinde esas hakkında dava açmak ve buna ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurmak ve karşılığında belge almak zorundadır. Aksi halde tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Temyize konu olayda, mahkemece, ihtiyati tedbir talep eden tarafın bu talebi kabul edilmiş, daha sonra karşı tarafın bu karara itirazı duruşmalı olarak incelenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, ihtiyati tedbir kararının verildiği değişik iş dosyası üzerinden incelenip karar verilmiştir.
Dava dosyası içeriğinde ise, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın esas davayı açtığına ilişkin belgeye rastlanmadığı gibi, aksine; aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, ihtiyati tedbir talebi lehine sonuçlanan taraf aleyhine hükümsüzlük davası açtığı anlaşılmıştır. Bu durumda; mahkemece, ihtiyati tedbir kararı alan tarafın süresinde esas davayı açıp açmadığı ve bu doğrultuda verilen ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkıp kalkmadığı hususu değerlendirilmeksizin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın incelenerek tedbirinin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Ayrıca, aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilen Erat Ltd. Şti tarafından Akınal Ayakkabıcılık aleyhine açılan tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin davada davacı taraf olan Erat Ltd. Şti. lehine verilen ihtiyati tedbir kararının infazının işbu değişik iş sayılı dosya üzerinden karara bağlanması da doğru olmamış, karşı taraf vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12760 E. 2012/14961 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · infaz
İncelediğiniz karardaŞti. lehine verilen «ihtiyati tedbir» kararının «infazının» işbu değişik iş sayılı dosya üzerinden karara bağlanması da doğru olmamış, karşı taraf vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararına itiraz üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir k …
Temyize konu olayda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» talep eden tarafın bu talebi kabul edilmiş, daha sonra karşı tarafın bu karara itirazı duruşmalı olarak incelenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, ihtiyati tedbir kararının verildiği değişik iş dosyası üzerinden incelenip karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine «teslimine» karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde «infaz» edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı …
Somut uyuşmazlıkta,mahkemenin 25.05.2012 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine «teslimine» karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde «infaz» edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7373 E. 2012/10407 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaŞti. lehine verilen «ihtiyati tedbir» kararının «infazının» işbu değişik iş sayılı dosya üzerinden karara bağlanması da doğru olmamış, karşı taraf vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2012/2646 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, aynı gün de işbu icra dosyasından hiç söz etmeksizin «ihtiyati haciz» kararı talep ettiği ve mahkemece 01/03/2012 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, söz konusu takibin ihtiyati haciz kararından önce olup ihtiyati haciz kararının başlamış takip dosyası üzerinden «infaz» ettirilemeyeceği, ihtiyati haciz karar tarihi olan 01/03/2012 tarihinden itibaren on gün içerisinde Konya Nöbetçi İcra Müdürlüğünden ihtiyati haciz kararının infaz …
Talep ihiyati hacze itiraza ilişkin olup, mahkemece icra takibine başlandıktan sonra «ihtiyati haciz» kararı alındığı ve başlamış icra takibinde kararın «infaz» ettirildiği, bunun İİK'nın 261. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın 261. maddesinde, sadece «ihtiyati haciz» kararının, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden «infazının» istenmesinin mecbur olduğu düzenlenmiş olup, anılan madde de alacaklının ihtiyati haciz kararının infazı için yeni bir icra takibinde bulunması gerektiği belirtilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİİK'nın 264.maddesinde de dava açmadan ve icra takibine başlamadan evvel ihiyati «haciz» kararı alan alacaklının 7 gün içinde takip talebinde bulunmaya mecbur olduğu belirtilmiş olup, anılan madde de «ihtiyati haciz» kararının verildiği tarih itibariyle «derdest» olan bir icra takibinde ihtiyati haciz kararının «infazının» istenmesine engel bir düzenleme de mevcut değildir.
İcra Müdürlüğünün 2012/2646 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, aynı gün de işbu icra dosyasından hiç söz etmeksizin «ihtiyati haciz» kararı talep ettiği ve mahkemece 01/03/2012 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, söz konusu takibin ihtiyati haciz kararından önce olup ihtiyati haciz kararının başlamış takip dosyası üzerinden «infaz» ettirilemeyeceği, ihtiyati haciz karar tarihi olan 01/03/2012 tarihinden itibaren on gün içerisinde Konya Nöbetçi İcra Müdürlüğünden ihtiyati haciz kararının infaz …
Talep ihiyati hacze itiraza ilişkin olup, mahkemece icra takibine başlandıktan sonra «ihtiyati haciz» kararı alındığı ve başlamış icra takibinde kararın «infaz» ettirildiği, bunun İİK'nın 261. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın 261. maddesinde, sadece «ihtiyati haciz» kararının, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden «infazının» istenmesinin mecbur olduğu düzenlenmiş olup, anılan madde de alacaklının ihtiyati haciz kararının infazı için yeni bir icra takibinde bulunması gerektiği belirtilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16225 E. 2013/14093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · istirdat davası · çek iptali · zayi · istirdat · çek · harç · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zayii nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, verilen süre içerisinde «istirdat davası» açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili verilen süre içinde istirdat davası açtığına ve «harç» yatırdığına dair makbuzu temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» etmiş olmakla, bu belgeler değerlendirilerek karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu çekin dava dışı firma tarafından «ibraz» edilmesi nedeniyle, davacıya TTK'nın 670. maddesi uyarınca «istirdat davası» açmak üzere 15 günlük süre verildiği, davacının bu süre içinde istirdat davası açmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1313 E. 2019/7735 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz kararda1- Mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararına itiraz üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir k …
Temyize konu olayda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» talep eden tarafın bu talebi kabul edilmiş, daha sonra karşı tarafın bu karara itirazı duruşmalı olarak incelenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, ihtiyati tedbir kararının verildiği değişik iş dosyası üzerinden incelenip karar verilmiştir.
Dava dosyası içeriğinde ise, lehine «ihtiyati tedbir» kararı verilen tarafın esas davayı açtığına ilişkin belgeye rastlanmadığı gibi, aksine; aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, ihtiyati tedbir talebi lehine sonuçlanan taraf aleyhine hükümsüzlük davası açtığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaİstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin «ihtiyati tedbir» kararının 30/12/2013 tarihinde kaldırıldığı, «zamanaşımının» «tedbirin kaldırılmasından» itibaren başladığı ve 03/07/2015 dava tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, haksız «ihtiyati tedbir» nedeniye uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 399/3. maddesinin, davacıya tazminat davasını "haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasından itibaren” veya "haksız ihtiyati tedbir kararının verildiği davanın reddine dair kararın kesinleşmesinden itibaren" bir yıl içinde açma konusunda bir tercih hakkı tanımadığı, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar görmüş olan davacının, eğer aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararı yargılama sırasında kaldırılmışsa, bu tarihte uğradığı zararı belirleme olanağı olduğundan, «tedbirin kaldırıldığı» «ara» karar tarihinden itibaren 1 yıllık sürede tazminat davasını açmak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 399. maddesine göre, “Lehine «ihtiyati tedbir» kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedbirin kendiliğinden kalkması · ihtiyati tedbire itiraz · tedbire itiraz · tedbirin kaldırılması · hükmün kesinleşmesi · ara karar · tazminat davası · zamanaşımı
Benzer bu karardaYani «ihtiyati tedbir itiraz» üzerine kaldırılmış olsa da, lehine tedbir kararı verilenin asıl davada haklı çıkması ihtimal dahilindedir ve «tedbir kendiliğinden kalkmayıp» kaldırıldığı için «zamanaşımı» süresi işlemeye başlamaz. (Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, Cilt 3, 15.
Dava, haksız «ihtiyati tedbir» nedeniye uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 399/3. maddesinin, davacıya tazminat davasını "haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasından itibaren” veya "haksız ihtiyati tedbir kararının verildiği davanın reddine dair kararın kesinleşmesinden itibaren" bir yıl içinde açma konusunda bir tercih hakkı tanımadığı, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar görmüş olan davacının, eğer aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararı yargılama sırasında kaldırılmışsa, bu tarihte uğradığı zararı belirleme olanağı olduğundan, «tedbirin kaldırıldığı» «ara» karar tarihinden itibaren 1 yıllık sürede tazminat davasını açmak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin «ihtiyati tedbir» kararının 30/12/2013 tarihinde kaldırıldığı, «zamanaşımının» «tedbirin kaldırılmasından» itibaren başladığı ve 03/07/2015 dava tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Tazminat davası açma hakkı, «hükmün kesinleşmesinden» veya «ihtiyati tedbir» kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle «zamanaşımına» uğrar.” düzenlemesinden de anlaşıldığı üzere, zamanaşımı süresi, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbirin yasa gereği kalkmasından itibaren işlemeye başlar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11166 E. , 2013/15450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2013 tarih ve 2013/64 İş.-2013/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ürettiği ayakkabı tabanları ile müvekkili şirketin ürettiği ayakkabı tabanları arasında haksız rekabet boyutlarında benzerliğinin olduğunu, müvekkili şirketin terlik tasarımlarının TPE tarafından korunduğunu ve TPE nezdinde 2011/07506 tescil numarası ile tescil edildiğini, davalının ise tescilli tasarımları aynen taklit ederek üretim yaptığını ve piyasa sürdüğünü ve bu şekilde haksız menfaat temin ettiğini iddia ederek, üretimde kullanılan kalıp makine ve techizatların toplatılmasını, karşı tarafça üretilen tüm ürünlerin üretim ve satımının durdurulmasını,ilgili ürünlerin de piyasadan toplatılmasını ve bu doğrultuda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihtiyati tedbire ilişkin kararın ölçüsüz olduğunu, ayrıca davacının tescilli tasarımı tescil edilen şekilde kullanmadığını, kendilerinin de taban tasarımının tescili için başvurduğunu ve Ocak 2013'de ilana çıktığını, başvuru numarasının 2012/05670 olduğunu, ayrıca davacı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü için dava açtıklarını çünkü bu tasarımların piyasada tanınmış firmalar tarafından üretilen ürünlerle aynı olduğunu, bu tasarımın halka mal olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ihiyati tedbirin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanması talep edilmek ve 397. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 haftalık süre içinde esas hakkında dava açmak ve buna ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurmak ve karşılığında belge almak zorundadır. Aksi halde tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Temyize konu olayda, mahkemece, ihtiyati tedbir talep eden tarafın bu talebi kabul edilmiş, daha sonra karşı tarafın bu karara itirazı duruşmalı olarak incelenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, ihtiyati tedbir kararının verildiği değişik iş dosyası üzerinden incelenip karar verilmiştir.
Dava dosyası içeriğinde ise, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın esas davayı açtığına ilişkin belgeye rastlanmadığı gibi, aksine; aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, ihtiyati tedbir talebi lehine sonuçlanan taraf aleyhine hükümsüzlük davası açtığı anlaşılmıştır. Bu durumda; mahkemece, ihtiyati tedbir kararı alan tarafın süresinde esas davayı açıp açmadığı ve bu doğrultuda verilen ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkıp kalkmadığı hususu değerlendirilmeksizin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın incelenerek tedbirinin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Ayrıca, aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilen Erat Ltd. Şti tarafından Akınal Ayakkabıcılık aleyhine açılan tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin davada davacı taraf olan Erat Ltd. Şti. lehine verilen ihtiyati tedbir kararının infazının işbu değişik iş sayılı dosya üzerinden karara bağlanması da doğru olmamış, karşı taraf vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın ihtiyati tedbire itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/642095700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz