Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12760 E. 2012/14961 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 393↗ ihtiyati tedbir↗ infaz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine teslimine karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde infaz edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı tarafça itiraz olunmuş, mahkemece tedbir kararının tebliğinden itibaren süresi içerisinde infazının istendiği ve tedbir koşullarında değişiklik olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 393. maddesinin (1) fıkrasında “İhtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.“ hükmü getirilmiş olup, bir haftalık sürenin başlaması için kararın tebliği şartı öngörülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta,mahkemenin 25.05.2012 tarihli ihtiyati tedbir kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11166 E. 2013/15450 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · infaz
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine «teslimine» karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde «infaz» edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı …
Somut uyuşmazlıkta,mahkemenin 25.05.2012 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti. lehine verilen «ihtiyati tedbir» kararının «infazının» işbu değişik iş sayılı dosya üzerinden karara bağlanması da doğru olmamış, karşı taraf vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararına itiraz üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir k …
Temyize konu olayda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» talep eden tarafın bu talebi kabul edilmiş, daha sonra karşı tarafın bu karara itirazı duruşmalı olarak incelenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, ihtiyati tedbir kararının verildiği değişik iş dosyası üzerinden incelenip karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12760 E. , 2012/14961 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2012 tarih ve 2012/107 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (karşı davalı) vekili, davalının müvekkilinin tescilli tasarımını taklit ederek ürettiği ürünleri piyasaya sunarak davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara tedbiren ve nihai olarak el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, davacının tasarım hakkına tecavüz edilmediğini, davacı tasarımı ile davalı tarafından üretilen ürünlerin benzer olmadığını, uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak, davanın ve tedbir isteminin reddini talep etmiş, karşı davasında ise, karşı davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğünü istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine teslimine karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde infaz edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı tarafça itiraz olunmuş, mahkemece tedbir kararının tebliğinden itibaren süresi içerisinde infazının istendiği ve tedbir koşullarında değişiklik olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 393. maddesinin (1) fıkrasında “İhtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.“ hükmü getirilmiş olup, bir haftalık sürenin başlaması için kararın tebliği şartı öngörülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta,mahkemenin 25.05.2012 tarihli ihtiyati tedbir kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyatı tedbire itiraz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063543400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz