Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17283 E. 2013/15399 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ zimmet↗ hile↗ muvafakat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, para çekilen mazbuzdaki imzanın davacıya ait olduğu, bu nedenle ceza soruşturmasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bankaca yürütülen soruşturma sonucunda da idari işlem yapılmasına gerek görülmediği, paranın davacının dava dışı banka personeline imzalayıp verdiği boş tediye fişi ile çekildiği, davacının bu şekilde tediye fişi vermesinde ağır kusurunun bulunduğu, davacının fişi hata ve hile sonucu verdiğini iddia ve ispat etmediği gibi davanın banka personeline karşı da açılmadığı, davacının peşinen bu personelce her türlü işlemin yapılmasına muvafakat verdiği, zararın oluşmasında kusurunun bulunduğu, bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, zarara davacının katlanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, fon satış işleminde kullanılmak üzere imzalanarak verilen boş fişin banka personelinin suistimali neticesi para çekilmiş gibi kullanıldığı iddia edilmekte olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar mahkemece zararın oluşmasında bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekir. Oysa dosya arasındaki idari soruşturma raporuna göre, banka personeli bir kısım mudi hesapları üzerindeki usulsüz işlemler ile toplamda 263.241,30 TL ve 40.000 USD'yi zimmetine geçirmiştir. Bankalar, mülga Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından bile sorumlu olup, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı yine mülga Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca sorumludur. Bu itibarla davanın kabulüne karar vermek gerekirken, boş fişe imza atılması nedeniyle bankanın sorumlu olmadığı yönündeki gerekçe doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13047 E. 2014/2619 K.
Ortak:zimmet · kusur
İncelediğiniz kararda… unma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, para çekilen mazbuzdaki imzanın davacıya ait olduğu, bu nedenle ceza soruşturmasında şüpheli hakkında «kovuşturmaya yer olmadığına» ilişkin karar verildiği, bankaca yürütülen soruşturma sonucunda da «idari işlem» yapılmasına gerek görülmediği, paranın davacının dava dışı banka personeline imzalayıp verdiği boş tediye fişi ile çekildiği, davacının bu şekilde tediye fişi vermesinde ağır kusurunun bulunduğu, davacının fişi hata ve «hile» sonucu verdiğini iddia ve ispat etmediği gibi davanın banka personeline karşı da açılmadığı, davacının peşinen bu personelce her türlü işlemin yapılmasına «muvafakat» verdiği, zararın oluşmasında kusurunun bulunduğu, bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zarara davacının katlanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece zararın oluşmasında bankaya atfedilebilecek bir «kusur» bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekir.
Oysa dosya arasındaki idari soruşturma raporuna göre, banka personeli bir kısım mudi hesapları üzerindeki usulsüz işlemler ile toplamda 263.241,30 TL ve 40.000 USD'yi «zimmetine» geçirmiştir.
Benzer bu karardaY.’in ceza yargılaması sırasında davacıdan 70.000,00 TL karşılığında 54.700,00 USD aldığını ve davacıya boş dekont imzalatarak çektiğini beyan ettiği ve eyleminin «zimmet» suçu içerisinde kabul edildiği, davalı banka çalışanın müşterilerin «iyiniyetinden» faydalanarak güven tesis ettiği ancak, davacının parasının aslında daha önce çekildiği ve davacının takip etmemesi nedeniyle bundan haberdar olmadığı veya banka ça …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Davacı, davalı banka çalışanının telkin ve ikna edici tavırları ile TL hesabındaki mevduatının USD'ye çevrilmesi ve hesabında tutulması talimatı vermiş, davalı banka çalışanı ise davacının TL hesabında bulunan mevduatı, USD'ye çevirerek «zimmetine» geçirmiş ve bu eylemini ceza yargılamasında «ikrar» etmiştir.
Ayrıca, davacının hesap cüzdanı almaması ve banka personeline güvenerek 1 adet boş tediye fişi imzalaması «müterafık kusur» teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · güven kurumu · iyiniyet · ikrar
Benzer bu karardaY.’in ceza yargılaması sırasında davacıdan 70.000,00 TL karşılığında 54.700,00 USD aldığını ve davacıya boş dekont imzalatarak çektiğini beyan ettiği ve eyleminin «zimmet» suçu içerisinde kabul edildiği, davalı banka çalışanın müşterilerin «iyiniyetinden» faydalanarak güven tesis ettiği ancak, davacının parasının aslında daha önce çekildiği ve davacının takip etmemesi nedeniyle bundan haberdar olmadığı veya banka ça …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Davacı, davalı banka çalışanının telkin ve ikna edici tavırları ile TL hesabındaki mevduatının USD'ye çevrilmesi ve hesabında tutulması talimatı vermiş, davalı banka çalışanı ise davacının TL hesabında bulunan mevduatı, USD'ye çevirerek «zimmetine» geçirmiş ve bu eylemini ceza yargılamasında «ikrar» etmiştir.
… ersonelini ve personelinin işlemlerini denetlemesi gerekmekte olup, 818 sayılı BK'nın 100. maddesi uyarınca çalışanının eylemlerinden sorumlu olduğu gibi, banka bir «güven kurumu» olmakla, en hafif kusurlarından dahi 818 sayılı BK'nın 99/2 maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmaktadır.
Ayrıca, davacının hesap cüzdanı almaması ve banka personeline güvenerek 1 adet boş tediye fişi imzalaması «müterafık kusur» teşkil etmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3883 E. 2019/1056 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun ifası · tanık beyanı · icazet · bozma sonrası karar · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · teslim · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 2012/91 esas 2014/27 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davacının ....000 USD nakden aldığına dair dekontta imzasının olduğunun, böylelikle işleme «icazet» verdiğinin, bankanın sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, kararda ise davacının kandırılarak tediye fişini imzalatıldığına yönelik iddia bakımından beyanı dışında destekleyici delil bulunmadığının, tediye fişinde imzasının olduğu işleme icazet verdiğinin tespit edildiği, kararın kesinleştiği, tediye fişinde davacının dava konusu parayı «teslim» aldığının yazılı olduğu, aksinin yazılı belge ile ispatlanabileceği, ceza dosyasındaki «tanık beyanlarının» davacı iddialarını desteklemediği, ....000 USD gibi yüksek meblağlı miktarda hesap açtırıp hesap cüzdanı almamanın ve tediye fişini okumadan imzalamanın hayatın ol …
Ancak, Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamada ... bakımından da ilk karar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığı» yerine davanın reddine karar verildiği böylece kesinleşen ve «kesin» hüküm oluşturan kararın ortadan kaldırdığı anlaşılmakla, ... yönünden verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/91 E, 2014/27 Karar sayılı dosyasındaki kararda davacının «icazetinden» bahsedilmekte ise de, bu ceza davasının «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırılması karşısında, 818 sayılı BK 53. maddesi kapsamında hukuk hakimini bağlayıcı maddi olgunun varlığı da söz konusu değildir.
116 – eBK m 100) bankanın akdi ilişki içinde olduğu kişilere karşı banka personeli “bir «borcun ifası» veya bir borçtan mütevellit bir hakkı kullanmasından ötürü” banka müşterilerinin bir zararına neden olursa, banka ve zarara neden olan banka çalışanı zarardan sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10917 E. 2013/9793 K.
Ortak:zimmet
İncelediğiniz karardaOysa dosya arasındaki idari soruşturma raporuna göre, banka personeli bir kısım mudi hesapları üzerindeki usulsüz işlemler ile toplamda 263.241,30 TL ve 40.000 USD'yi «zimmetine» geçirmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2006/320 esas ve 2009/201 karar sayılı dosyasına göre; davacı banka personelinin usulsüzlük yaparak davalı asıl borçlu ve onun dışındaki pek çok kişiye kredi vermiş gibi gösterip parayı «zimmetlerine» geçirdikleri, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · alacak davası · kredi sözleşmesi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılara kredi kullandırıldığı iddia edilerek «alacak davası» açılmış ise de; alınan bilirkişi raporuna göre «kredi sözleşmesi» ve kredinin asıl borçluya ödendiğini gösteren kasa tediye fişi üzerindeki imzanın asıl borçlu ...’ya ait olmadığı, davacı bankanın bu kişiye kredi verdiğini ispat edemediği, ...
2- Davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazına gelince; Dava değeri olan 68.071,92 üzerinden «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17283 E. , 2013/15399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2012/278-2012/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde mevduat hesabı bulunduğunu, 10.09.2008 tarihinde 74.975,70 TL'nin bu hesaptan yatırım fonuna aktarıldığını, ancak dava dışı banka personelince hesabına haksız olarak girilerek bu paranın çekildiğini, başka müşterilerin hesaplarından da para çekildiğini, bankaların işlemlerini kendi çalışanları ile yürütürken 3. kişilere verdikleri zarardan BK'nın 55 ve 100. maddeleri gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin 10.09.2008 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tutarla likit fon alındığını, aynı gün bu tutarın mudiye ait başka bir hesaba aktarılarak fiş ile çekildiğini, fiş üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, para çekilen mazbuzdaki imzanın davacıya ait olduğu, bu nedenle ceza soruşturmasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bankaca yürütülen soruşturma sonucunda da idari işlem yapılmasına gerek görülmediği, paranın davacının dava dışı banka personeline imzalayıp verdiği boş tediye fişi ile çekildiği, davacının bu şekilde tediye fişi vermesinde ağır kusurunun bulunduğu, davacının fişi hata ve hile sonucu verdiğini iddia ve ispat etmediği gibi davanın banka personeline karşı da açılmadığı, davacının peşinen bu personelce her türlü işlemin yapılmasına muvafakat verdiği, zararın oluşmasında kusurunun bulunduğu, bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, zarara davacının katlanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, fon satış işleminde kullanılmak üzere imzalanarak verilen boş fişin banka personelinin suistimali neticesi para çekilmiş gibi kullanıldığı iddia edilmekte olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar mahkemece zararın oluşmasında bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekir. Oysa dosya arasındaki idari soruşturma raporuna göre, banka personeli bir kısım mudi hesapları üzerindeki usulsüz işlemler ile toplamda 263.241,30 TL ve 40.000 USD'yi zimmetine geçirmiştir. Bankalar, mülga Borçlar Kanunu'nun 99/2.
maddesi uyarınca hafif kusurlarından bile sorumlu olup, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı yine mülga Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca sorumludur. Bu itibarla davanın kabulüne karar vermek gerekirken, boş fişe imza atılması nedeniyle bankanın sorumlu olmadığı yönündeki gerekçe doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641818300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz