Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10917 E. 2013/9793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ nispi vekalet ücreti↗ alacak davası↗ kredi sözleşmesi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılara kredi kullandırıldığı iddia edilerek alacak davası açılmış ise de; alınan bilirkişi raporuna göre kredi sözleşmesi ve kredinin asıl borçluya ödendiğini gösteren kasa tediye fişi üzerindeki imzanın asıl borçlu ...’ya ait olmadığı, davacı bankanın bu kişiye kredi verdiğini ispat edemediği, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2006/320 esas ve 2009/201 karar sayılı dosyasına göre; davacı banka personelinin usulsüzlük yaparak davalı asıl borçlu ve onun dışındaki pek çok kişiye kredi vermiş gibi gösterip parayı zimmetlerine geçirdikleri, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili vekili, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; Dava değeri olan 68.071,92 üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10917 E. , 2013/9793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2011 tarih ve 2011/649-2011/1089 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında 16.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL kredi açıldığını, diğer davalının dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara 05.12.2000 tarihinde ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalıların herhangi bir ödemede bulunmadıklarını, ileri sürerek 3.780,39 TL ana para, 61.230,03 TL faiz ve 3.061,50 TL BSMV olmak üzere toplam 68.071, 92 TL alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı banka yöneticileri hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verildiğini ve ceza mahkemesinde davacı banka zararının sanıklardan tahsiline karar verildiğini, tahsilde tekerrür olmaması için temyiz incelemesinde bulunan ağır ceza mahkemesi kararının bekletici mesele sayılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, asıl borçlu açısından borç doğmamış olduğu için müşterek borçlu ve müteselsil kefilin de hukuki sorumluluğu bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılara kredi kullandırıldığı iddia edilerek alacak davası açılmış ise de; alınan bilirkişi raporuna göre kredi sözleşmesi ve kredinin asıl borçluya ödendiğini gösteren kasa tediye fişi üzerindeki imzanın asıl borçlu ...’ya ait olmadığı, davacı bankanın bu kişiye kredi verdiğini ispat edemediği, ...
3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2006/320 esas ve 2009/201 karar sayılı dosyasına göre; davacı banka personelinin usulsüzlük yaparak davalı asıl borçlu ve onun dışındaki pek çok kişiye kredi vermiş gibi gösterip parayı zimmetlerine geçirdikleri, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili vekili, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; Dava değeri olan 68.071,92 üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bennte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516118100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz