Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1189 E. 2021/129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ ihtarat↗ rehin hakkı↗ sigorta tazminatı↗ rehin↗ denetime elverişlilik↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ sulh↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacıların paylı maliki oldukları taşınmazlara ilişkin olarak 19.10.2011-20.10.2011 tarihleri arasında meydana gelen "don" olayı nedeniyle oluşan zararın istendiği, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, oluşan zararın daha önce yaşanarak ihbara konu olan don ve dolu olayının doğal sonucu olması ve uzun süre ürünün hasadı yapılmayıp dalda tutulmasının da bu zarara sebebiyet verebileceği, bu nedenle dava konusu zararların davaya gerekçe yapılan don olayından kaynaklanmayıp sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 27.11.2018 tarih, 2017/1914 E.,2018/7421 K. sayılı bozma ilamında asıl ve birleşen davalara konu poliçelerde dava dışı Dadağlı Tarım Kredi Kooperatifinin dain-i mürtehin olarak gösterildiği, adı geçen dain-i mürtehinin rehin hakkı bulunup sigortadan tazminatını talep etme hakkının da öncelikle kendisine ait olduğu, sigortalının ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olduğu, mezkur usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ve Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak dain- mürtehinin davaya muvafakatını sunması istenmişse de, bozmaya rağmen asıl davada davacı ... yönünden dain-i mürtehin tarafından dosyaya açık muvafakatın henüz sunulmamış olduğu, sunulan muvafakatın sadece birleşen davanın davacısı Yılmaz Uysal’a ilişkin olduğu görülmekle, asıl davanın davacısı yönünden de dain-i mürtehinin muvafakatını sunmak üzere asıl davada davacı yana gerekli ihtaratla birlikte süre verilmesi gerekirken mezkur usulü eksiklik tamamlanmaksızın işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
2- Dosya muhteviyatında yer alan Sarıgöl İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 15.07.2013 tarihli yazısına göre Dadağlı köyünde bulunan meterolojik veri cihazı verilerine göre hava sıcaklığının 19.10.2011 günü Saat 03:17 ila 08:17 arasında -1,51 derece; 20.10.2011 günü saat 02:17 ila 08:17 arasında ise -1,06 derece olarak seyrettiği ve zirai don olaylarının gerçekleştiği, Sarıgöl Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/28 D.İş dosyasında bulunan ziraat bilirkişisi raporunda ise daha önce küf kaynaklı %10 hasarlı olan davaya konu üzüm bağlarında don kaynaklı hasarların tespit edildiği belirtilmiştir. Öte yandan, davalı vekili, davacıların 13.05.2011 tarihinde de don hasarı ihbarında bulunduklarını yapılan inceleme neticesinde don hasarı bulgusuna rastlanmadığından talebin reddedildiğini, daha sonra 10.06.2011 tarihinde bu defa dolu hasarı ihbarında bulunduklarını ve inceleme neticesinde dolu hasarına ilişkin ödemelerin yapıldığını belirtmiştir.
Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda, tespit dosyasında yer alan fotoğraflardan anlaşılan hasarın daha önceki don ve dolu hasarlarının geciktirilen hasat nedeniyle daha da gelişmesi şeklinde oluşmuş olmasının da ihtimal dahilinde olması nedeniyle davaya konu hasarın güncel bir dondan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tam olarak belirlenemeyeceği mütalaa edilmişse de, daha önce küf ve dolu kaynaklı hasarlandığı dosya muhteviyatı ve taraf beyanları doğrultusunda sabit olan davaya konu üzüm bağlarında, davalı yanca daha önce bir don hasarının meydana geldiği kabul edilmemiş olmakla bu defa oluşan zararın ne miktarda olduğunu, eş anlatımla zararın daha önceki küf ve dolu hasarından kaynaklandığını ispat yükü davalı taraftadır.
Şu halde mahkemece, önceki hasar dosyaları da celp edildikten sonra, tespit dosyasındaki bilirkişinin yerinde yaptığı gözlemler de dikkate alınmak ve açıklanmak suretiyle üzüm bağlarının daha önce de küf ve dolu kaynaklı hasarlanarak uğradıkları verim kaybı ile işbu davaya konu don olayı sonrası oluşan verim kaybı doğrultusunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11279 E. 2010/1869 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda… len "don" olayı nedeniyle oluşan zararın istendiği, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, oluşan zararın daha önce yaşanarak «ihbara» konu olan don ve dolu olayının doğal sonucu olması ve uzun süre ürünün hasadı yapılmayıp dalda tutulmasının da bu zarara sebebiyet verebileceği, bu nedenle dava konusu zararların davaya gerekçe yapılan don olayından kaynaklanmayıp «sigorta poliçesi» kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davalı vekili, davacıların 13.05.2011 tarihinde de don «hasarı» ihbarında bulunduklarını yapılan inceleme neticesinde don hasarı bulgusuna rastlanmadığından talebin reddedildiğini, daha sonra 10.06.2011 tarihinde bu defa dolu hasarı ihbarında bulunduklarını ve inceleme neticesinde dolu hasarına ilişkin ödemelerin yapıldığını belirtmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Dolu Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacıya ait iki adet üzüm bağının dolu ve don muhataralarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı ve sigortalının üzüm bağlarında don olayına dayalı «hasarın» oluştuğu taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık uğranılan zararın miktarı noktasındadır.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigorta örtüsü altına alınan bağlarda gerçekten don olayı olmadığında dekarda ne kadar ürün elde edileceği hususunda bir belirleme yapılmayıp, «rizikodan» sonra elde edilecek olan ürün miktarı hesaplanmış ve davacının beyanına göre düzenlenen «sigorta poliçesindeki» dekar başına 800 Kg kuru üzüm elde edileceği esasından hareketle tazminat tutarı bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sigorta sözleşmesi · riziko · sebepsiz zenginleşme · eksik inceleme
Benzer bu karardaSigorta hukuku hükümleri uyarınca, sigorta şirketleri ancak «gerçek zararı» karşılamakla yükümlü olup, «sigorta sözleşmeleri» hiçbir zaman «sebepsiz zenginleşme» aracı olamaz.
Bu itibarla, mahkemece, her iki bağ bakımından don olayı olmaması halinde ne kadar ürün elde edilebileceği belirlendikten sonra, don olayı sonrası elde edilen ürün miktarı indirilmek suretiyle davacının «gerçek zararının» belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigorta örtüsü altına alınan bağlarda gerçekten don olayı olmadığında dekarda ne kadar ürün elde edileceği hususunda bir belirleme yapılmayıp, «rizikodan» sonra elde edilecek olan ürün miktarı hesaplanmış ve davacının beyanına göre düzenlenen «sigorta poliçesindeki» dekar başına 800 Kg kuru üzüm elde edileceği esasından hareketle tazminat tutarı bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat
İncelediğiniz kararda… ma ilamında asıl ve birleşen davalara konu poliçelerde dava dışı Dadağlı Tarım Kredi Kooperatifinin dain-i mürtehin olarak gösterildiği, adı geçen dain-i mürtehinin «rehin hakkı» bulunup «sigortadan tazminatını» talep etme hakkının da öncelikle kendisine ait olduğu, sigortalının ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olduğu, mezkur usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ve Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak «dain- mürtehinin» davaya muvafakatını sunması istenmişse de, bozmaya rağmen asıl davada davacı ... yönünden dain-i mürtehin tarafından dosyaya açık muvafakatın henüz sunulmamış olduğu, sunulan muvafakatın sadece birleşen davanın davacısı Yılmaz Uysal’a ilişkin olduğu görülmekle, asıl davanın davacısı yönünden de dain-i mürtehinin muvafakatını sunmak üzere asıl davada davacı yana gerekli «ihtaratla» birlikte süre verilmesi gerekirken mezkur usulü eksiklik tamamlanmaksızın işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1205 E. 2010/7616 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… len "don" olayı nedeniyle oluşan zararın istendiği, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, oluşan zararın daha önce yaşanarak «ihbara» konu olan don ve dolu olayının doğal sonucu olması ve uzun süre ürünün hasadı yapılmayıp dalda tutulmasının da bu zarara sebebiyet verebileceği, bu nedenle dava konusu zararların davaya gerekçe yapılan don olayından kaynaklanmayıp «sigorta poliçesi» kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · sigorta teminatı · sigorta sözleşmesi · riziko · avans faizi · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından don «rizikosuna» karşı «teminat» altına alınan davacıya ait üzüm bağında meydana gelen don nedeniyle oluşan zararın «sigorta teminatı» altında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne 18.480 YTL’nin 25.3.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 26.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlı …
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1. maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1223 E. 2010/7618 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… len "don" olayı nedeniyle oluşan zararın istendiği, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, oluşan zararın daha önce yaşanarak «ihbara» konu olan don ve dolu olayının doğal sonucu olması ve uzun süre ürünün hasadı yapılmayıp dalda tutulmasının da bu zarara sebebiyet verebileceği, bu nedenle dava konusu zararların davaya gerekçe yapılan don olayından kaynaklanmayıp «sigorta poliçesi» kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · sigorta teminatı · sigorta sözleşmesi · riziko · avans faizi · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından don «rizikosuna» karşı «teminat» altına alınan davacıya ait üzüm bağında meydana gelen don nedeniyle oluşan zararın «sigorta teminatı» altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 13.204 YTL’nin 25.3.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 26.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlı …
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1. maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1189 E. , 2021/129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.06.2019 tarih ve 2019/41-2019/184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkiline ait üzüm bağının Tarsim tarafından 1261639 ve 1261570 sayılı devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, ürünlerin 19.10.2011-20.10.2011 tarihleri arasında meydana gelen don nedeniyle hasara uğradığını, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, zararın 9.146,52 TL olduğunu ileri sürerek bu miktarın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkiline ait üzüm bağının Tarsim tarafından 1261704 ve 1261777 sayılı devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçesi kapsamında sigortalandığını, ürünlerin 19.10.2011-20.10.2011 tarihleri arasında meydana gelen don nedeniyle hasara uğradığını, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, zararın 9.146,52 TL olduğunu ileri sürerek bu miktarın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili daha önce hasar ihbarı neticesinde yapılan incelemede teminat kapsamında görülen dolu hasarının ödendiğini, ancak ürünler üzerinde don hasarına rastlanmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacıların paylı maliki oldukları taşınmazlara ilişkin olarak 19.10.2011-20.10.2011 tarihleri arasında meydana gelen "don" olayı nedeniyle oluşan zararın istendiği, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, oluşan zararın daha önce yaşanarak ihbara konu olan don ve dolu olayının doğal sonucu olması ve uzun süre ürünün hasadı yapılmayıp dalda tutulmasının da bu zarara sebebiyet verebileceği, bu nedenle dava konusu zararların davaya gerekçe yapılan don olayından kaynaklanmayıp sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 27.11.2018 tarih, 2017/1914 E.,2018/7421 K. sayılı bozma ilamında asıl ve birleşen davalara konu poliçelerde dava dışı Dadağlı Tarım Kredi Kooperatifinin dain-i mürtehin olarak gösterildiği, adı geçen dain-i mürtehinin rehin hakkı bulunup sigortadan tazminatını talep etme hakkının da öncelikle kendisine ait olduğu, sigortalının ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olduğu, mezkur usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ve Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak dain- mürtehinin davaya muvafakatını sunması istenmişse de, bozmaya rağmen asıl davada davacı ...
yönünden dain-i mürtehin tarafından dosyaya açık muvafakatın henüz sunulmamış olduğu, sunulan muvafakatın sadece birleşen davanın davacısı Yılmaz Uysal’a ilişkin olduğu görülmekle, asıl davanın davacısı yönünden de dain-i mürtehinin muvafakatını sunmak üzere asıl davada davacı yana gerekli ihtaratla birlikte süre verilmesi gerekirken mezkur usulü eksiklik tamamlanmaksızın işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
2- Dosya muhteviyatında yer alan Sarıgöl İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 15.07.2013 tarihli yazısına göre Dadağlı köyünde bulunan meterolojik veri cihazı verilerine göre hava sıcaklığının 19.10.2011 günü Saat 03:17 ila 08:17 arasında -1,51 derece;
20. 10.2011 günü saat 02:17 ila 08:17 arasında ise -1,06 derece olarak seyrettiği ve zirai don olaylarının gerçekleştiği, Sarıgöl Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/28 D.İş dosyasında bulunan ziraat bilirkişisi raporunda ise daha önce küf kaynaklı %10 hasarlı olan davaya konu üzüm bağlarında don kaynaklı hasarların tespit edildiği belirtilmiştir. Öte yandan, davalı vekili, davacıların 13.05.2011 tarihinde de don hasarı ihbarında bulunduklarını yapılan inceleme neticesinde don hasarı bulgusuna rastlanmadığından talebin reddedildiğini, daha sonra 10.06.2011 tarihinde bu defa dolu hasarı ihbarında bulunduklarını ve inceleme neticesinde dolu hasarına ilişkin ödemelerin yapıldığını belirtmiştir.
Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda, tespit dosyasında yer alan fotoğraflardan anlaşılan hasarın daha önceki don ve dolu hasarlarının geciktirilen hasat nedeniyle daha da gelişmesi şeklinde oluşmuş olmasının da ihtimal dahilinde olması nedeniyle davaya konu hasarın güncel bir dondan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tam olarak belirlenemeyeceği mütalaa edilmişse de, daha önce küf ve dolu kaynaklı hasarlandığı dosya muhteviyatı ve taraf beyanları doğrultusunda sabit olan davaya konu üzüm bağlarında, davalı yanca daha önce bir don hasarının meydana geldiği kabul edilmemiş olmakla bu defa oluşan zararın ne miktarda olduğunu, eş anlatımla zararın daha önceki küf ve dolu hasarından kaynaklandığını ispat yükü davalı taraftadır.
Şu halde mahkemece, önceki hasar dosyaları da celp edildikten sonra, tespit dosyasındaki bilirkişinin yerinde yaptığı gözlemler de dikkate alınmak ve açıklanmak suretiyle üzüm bağlarının daha önce de küf ve dolu kaynaklı hasarlanarak uğradıkları verim kaybı ile işbu davaya konu don olayı sonrası oluşan verim kaybı doğrultusunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 19.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639329700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz