6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11279 E. 2010/1869 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar sigorta sözleşmesi riziko sebepsiz zenginleşme sigorta poliçesi hasar eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamın dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, Dolu Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacıya ait iki adet üzüm bağının dolu ve don muhataralarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı ve sigortalının üzüm bağlarında don olayına dayalı hasarın oluştuğu taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık uğranılan zararın miktarı noktasındadır.

Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigorta örtüsü altına alınan bağlarda gerçekten don olayı olmadığında dekarda ne kadar ürün elde edileceği hususunda bir belirleme yapılmayıp, rizikodan sonra elde edilecek olan ürün miktarı hesaplanmış ve davacının beyanına göre düzenlenen sigorta poliçesindeki dekar başına 800 Kg kuru üzüm elde edileceği esasından hareketle tazminat tutarı bulunmuştur.

Sigorta hukuku hükümleri uyarınca, sigorta şirketleri ancak gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, sigorta sözleşmeleri hiçbir zaman sebepsiz zenginleşme aracı olamaz.

Bu itibarla, mahkemece, her iki bağ bakımından don olayı olmaması halinde ne kadar ürün elde edilebileceği belirlendikten sonra, don olayı sonrası elde edilen ürün miktarı indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1205 E. 2010/7616 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1223 E. 2010/7618 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1196 E. 2010/7615 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1218 E. 2010/7617 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14166 E. 2014/4679 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11279 E.  ,  2010/1869 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2005/671-2008/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin iki adet tarlasının davalıya "Dolu Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, meydana gelen don olayı sonucunda üzüm veriminin düştüğünü ileri sürerek, 30.720,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarlalarının dekarda 800 Kg kuru üzüm verimi olduğunun kabulü üzerinden sözleşme yapıldığını, halbuki veriminin dekarda 633 Kg olduğunu, bu nedenle de aşkın sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı tarlalarında don olayı dışında güve hastalığının da bulunduğunu, bu hastalığın verime etki ettiğini ve davacının iddia ettiği kadar verim düşüklüğü olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamın dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, Dolu Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacıya ait iki adet üzüm bağının dolu ve don muhataralarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı ve sigortalının üzüm bağlarında don olayına dayalı hasarın oluştuğu taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık uğranılan zararın miktarı noktasındadır.

Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigorta örtüsü altına alınan bağlarda gerçekten don olayı olmadığında dekarda ne kadar ürün elde edileceği hususunda bir belirleme yapılmayıp, rizikodan sonra elde edilecek olan ürün miktarı hesaplanmış ve davacının beyanına göre düzenlenen sigorta poliçesindeki dekar başına 800 Kg kuru üzüm elde edileceği esasından hareketle tazminat tutarı bulunmuştur.

Sigorta hukuku hükümleri uyarınca, sigorta şirketleri ancak gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, sigorta sözleşmeleri hiçbir zaman sebepsiz zenginleşme aracı olamaz.

Bu itibarla, mahkemece, her iki bağ bakımından don olayı olmaması halinde ne kadar ürün elde edilebileceği belirlendikten sonra, don olayı sonrası elde edilen ürün miktarı indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009002200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.