Menfi tespit | Sözleşmelerden kaynaklanan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2175 E. 2021/279 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamsız takip↗ ticari defter incelemesi↗ menfi tespit davası↗ maddi hata↗ tespit davası↗ denetime elverişlilik↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
(1) Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusu Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2009/699 Esas sayılı takip dosyasında, davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlu bünyesinde birleşen ...Belde Belediye Başkanlığı'na karşı 13 adet faturaya dayalı 247.179,00 TL'lik ilamsız takip yapıldığı takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2009/1064 Esas sayılı takip dosyasında, davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlu bünyesinde birleşen ...Belde Belediye Başkanlığı'na karşı 1 adet faturaya dayalı 19.942,00 TL'lik ilamsız takip yapıldığı, bu takibinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen 2013/359 Esas ve 2013/482 Karar sayılı ve 03.12.2013 tarihli davanın reddine ilişkin karar, davacı tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 2014/4457 Esas 2014/19276 Karar ve 08.12.2014 tarihli kararı ile ''...Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalıya ait ticari defterlerin incelenmiş olduğu belirtilmiş ise de, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı konusunda raporda herhangi bir ayrıntıya yer verilmemiş, söz konusu defterlerdeki kayıtların ne sebeple davalı lehine yorumlandığı açıklanmamıştır. Keza, raporda taraflar arasındaki varlığı ihtilafsız 15 adet sözleşmenin toplam tutarı konusunda maddi hata yapıldığı gibi taraflarca ileri sürülmemiş olmasına, icra takibine konu edilmemiş bulunmasına, dosyaya sunulan sözleşmelerde ise bu yönde bir hüküm olmamasına karşın sözleşme bedellerine %6 oranında bir teminat ilavesi yapıldığı gözlenmiş, gerek maddi hatanın ve gerekse de söz konusu ilave nedeniyle bunlara bağlı olarak yapılan hesaplamanın da yanlış sonuç vereceği gözden kaçırılmıştır. Tüm bu hususlar nazara alındığında, bilirkişi raporunun hükme varmaya ve denetime elverişli bulunmadığı ortadadır.
Şu halde, mahkemece, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, taraflarca sunulan tüm kanıtlar ve bu arada davalı defterleri ile davacı kayıtları üzerinde karşılaştırmalı bir inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan davalı alacağının saptanması, davacının yaptığı ödemelerin miktarı denetlemeye elverişli şekilde saptandıktan ve toplam alacak miktarından düşüldükten sonra gerek icra takibi ve gerekse de dava tarihi itibariyle varsa davacının davalıya borçlu olduğu tutarın hesaplanması ve bunun sonucuna göre davacının menfi tespit istemiyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre davanın reddine
karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir... '' gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma kararında ayrıntılı olarak gösterilen şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan rapora göre davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davanın iki takip dosyasına yönelik menfi tespit davası olarak açıldığı gözetilerek, bu iki takip dosyasının toplamı olan 267.121,00 (247.179,00 + 19.942,00) TL'den davacının dava dilekçesinde kabul etttiği 121.777, 85 TL arasındaki fark olan 145.343,15 (267.121,00 - 121.777,85) TL için dava açıldığı gözetilerek, davacının ödemeler dışında kabul etttiği 121.777,85 TL'lik faturaların hangileri olduğu davacıdan sorulup, takip konusu faturalar ile karşılaştırılarak davalının takip dayanağı yaptığı ancak davacının kabul etmediği faturalardaki hizmetin davacıya verilip verilmediği hususunda bozma kararında gösterilen yöntemle araştırma yapılıp, davacı-borçlunun takip dayanağı faturalardan dolayı borçlu sayılıp sayılamayacağı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
(2) Mahkemenin verdiği karar esas itibariyle hatalı olmakla birlikte, kabule göre de davacının borçlu olup olmadığının davalı alacaklının icra takibinde takip öncesi sebebe dayanması sebebiyle borcun miktarının takip tarihine göre hesaplanması gerekirken, ek bilirkişi raporu tarihine göre belirlenmesi de yanlış olmuştur.
Ayrıca davacı borçlunun takip tarihi itibariyle menfi tespitte haklı olduğu ve takip tarihinden sonra icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılır ise menfi tespitin kendiliğinden istirdata dönüşeceği değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2017/2431 Esas ve 2018/7942 Karar ve 17.12.2018 tarihli onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair karar düzeltme sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18512 E. 2013/3734 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · harç tamamlama · harç
Benzer bu karardaDava dilekçesinde «harca esas değer» gösterilmemiş olmasına rağmen, peşin ilam harcı olarak 8.000,00 TL'lik tutar üzerinden «harç» yatırıldığı görülmüştür.
Öncelikle harcın yatırılıp, daha sonra davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, «harç tamamlatılmadan» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1699 E. 2024/7094 K.
Ortak:menfi tespit · e-defter
İncelediğiniz karardaŞu halde, mahkemece, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, taraflarca sunulan tüm kanıtlar ve bu arada davalı «defterleri» ile davacı kayıtları üzerinde karşılaştırmalı bir inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan davalı alacağının saptanması, davacının yaptığı ödemelerin miktarı denetlemeye elverişli şekilde saptandıktan ve toplam alacak miktarından düşüldükten sonra gerek icra takibi ve gerekse de dava tarihi itibariyle varsa davacının davalıya borçlu olduğu tutarın hesaplanması ve bunun sonucuna göre davacının «menfi tespit» istemiyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itir …
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. (1) Dava «menfi tespit» istemine ilişkindir.
… ı tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 2014/4457 Esas 2014/19276 Karar ve 08.12.2014 tarihli kararı ile ''...Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalıya ait «ticari defterlerin incelenmiş» olduğu belirtilmiş ise de, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı konusunda raporda herhangi bir ayrıntıya yer verilmemiş, söz konusu defterlerdeki kayıtlar …
Benzer bu karardaBu itibarla davalı tarafın alacağını ispat edemediği dikkate alınarak davacının kabulündeki borç tutarını aşan kısım yönünden «menfi tespit» davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken sahibi lehine delil teşkil etmesi mümkün olmayan «defterlere» itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından kesilen «fatura» bedelleri toplamında «muavin defter» kayıtlarına göre davacının davalıya 45.840,41 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, hazırlanan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «menfi tespit» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · ilamsız icra takibi · tasdik kararı · ispat yükü · fatura · taşıyan
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından kesilen «fatura» bedelleri toplamında «muavin defter» kayıtlarına göre davacının davalıya 45.840,41 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, hazırlanan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu …
Belde Belediye Başkanlığı'na yapılan işlerle ilgili olarak Sarıyer İcra Müdürlüğünün 2009/1064 E. sayılı dosyası ile 19.942,00 TL ve 2009/669 E. sayılı dosyası ile 247.179,00 TL faturaya dayalı «ilamsız icra takibi» yapıldığını, davalı alacaklı firmanın ...
Değerlendirme Menfi tespit davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır.
Mahkemece alınan Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı «defterlerinin» kapanış «tasdikleri» bulunmayıp defterler usulüne uygun tutulmadığından sahibi lehine delil teşkil etmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2175 E. , 2021/279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.11.2016 gün ve 2015/212 - 2016/333 sayılı kararı onayan Daire'nin 17.12.2018 gün ve 2017/2431 - 2018/7942 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı alacaklı Umut İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından ...Belde Belediye Başkanlığı'na yapılan işlerle ilgili olarak Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2009/1064 Esas sayılı dosyası ile 19.942,00 TL ve 2009/669 Esas sayılı dosyası ile 247.179,00 TL faturaya dayalı ilamsız icra takibi yapıldığını davalı alacaklı firmanın ...Belediyesi'nden devredilen faturalı alacağının 131.306,78 TL gözüktüğünü, bunun dışında alacağının kayıtlarda gözükmediğini, devir alınan faturalarda da belirsiz olduğunu, davalı firmaya karşı idarelerince belirlenen ve devralınan ve ödemesi yapıldıktan sonra kalan 121.777,85 TL borçlarının bulunduğunu, bunun dışında borçlarının bulunmadığını bu nedenle icra takibine konu fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve dava sonuçlanıncaya kadar takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ... bünyesine katılan ...Belde Belediye Başkanlığı'na araç kiralama, nakliye ve işçi temini hizmeti verildiğini, davalının alacağının bu hizmetlerin ödenmeyen kısmından kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
(1) Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusu Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2009/699 Esas sayılı takip dosyasında, davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlu bünyesinde birleşen ...Belde Belediye Başkanlığı'na karşı 13 adet faturaya dayalı 247.179,00 TL'lik ilamsız takip yapıldığı takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2009/1064 Esas sayılı takip dosyasında, davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlu bünyesinde birleşen ...Belde Belediye Başkanlığı'na karşı 1 adet faturaya dayalı 19.942,00 TL'lik ilamsız takip yapıldığı, bu takibinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen 2013/359 Esas ve 2013/482 Karar sayılı ve 03.12.2013 tarihli davanın reddine ilişkin karar, davacı tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 2014/4457 Esas 2014/19276 Karar ve 08.12.2014 tarihli kararı ile ''...Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalıya ait ticari defterlerin incelenmiş olduğu belirtilmiş ise de, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı konusunda raporda herhangi bir ayrıntıya yer verilmemiş, söz konusu defterlerdeki kayıtların ne sebeple davalı lehine yorumlandığı açıklanmamıştır. Keza, raporda taraflar arasındaki varlığı ihtilafsız 15 adet sözleşmenin toplam tutarı konusunda maddi hata yapıldığı gibi taraflarca ileri sürülmemiş olmasına, icra takibine konu edilmemiş bulunmasına, dosyaya sunulan sözleşmelerde ise bu yönde bir hüküm olmamasına karşın sözleşme bedellerine %6 oranında bir teminat ilavesi yapıldığı gözlenmiş, gerek maddi hatanın ve gerekse de söz konusu ilave nedeniyle bunlara bağlı olarak yapılan hesaplamanın da yanlış sonuç vereceği gözden kaçırılmıştır.
Tüm bu hususlar nazara alındığında, bilirkişi raporunun hükme varmaya ve denetime elverişli bulunmadığı ortadadır.
Şu halde, mahkemece, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, taraflarca sunulan tüm kanıtlar ve bu arada davalı defterleri ile davacı kayıtları üzerinde karşılaştırmalı bir inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan davalı alacağının saptanması, davacının yaptığı ödemelerin miktarı denetlemeye elverişli şekilde saptandıktan ve toplam alacak miktarından düşüldükten sonra gerek icra takibi ve gerekse de dava tarihi itibariyle varsa davacının davalıya borçlu olduğu tutarın hesaplanması ve bunun sonucuna göre davacının menfi tespit istemiyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre davanın reddine
karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir... '' gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma kararında ayrıntılı olarak gösterilen şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan rapora göre davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davanın iki takip dosyasına yönelik menfi tespit davası olarak açıldığı gözetilerek, bu iki takip dosyasının toplamı olan 267.121,00 (247.179,00 + 19.942,00) TL'den davacının dava dilekçesinde kabul etttiği 121.777, 85 TL arasındaki fark olan 145.343,15 (267.121,00 - 121.777,85) TL için dava açıldığı gözetilerek, davacının ödemeler dışında kabul etttiği 121.777,85 TL'lik faturaların hangileri olduğu davacıdan sorulup, takip konusu faturalar ile karşılaştırılarak davalının takip dayanağı yaptığı ancak davacının kabul etmediği faturalardaki hizmetin davacıya verilip verilmediği hususunda bozma kararında gösterilen yöntemle araştırma yapılıp, davacı-borçlunun takip dayanağı faturalardan dolayı borçlu sayılıp sayılamayacağı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
(2) Mahkemenin verdiği karar esas itibariyle hatalı olmakla birlikte, kabule göre de davacının borçlu olup olmadığının davalı alacaklının icra takibinde takip öncesi sebebe dayanması sebebiyle borcun miktarının takip tarihine göre hesaplanması gerekirken, ek bilirkişi raporu tarihine göre belirlenmesi de yanlış olmuştur.
Ayrıca davacı borçlunun takip tarihi itibariyle menfi tespitte haklı olduğu ve takip tarihinden sonra icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılır ise menfi tespitin kendiliğinden istirdata dönüşeceği değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2017/2431 Esas ve 2018/7942 Karar ve 17.12.2018 tarihli onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair karar düzeltme sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2017/2431 Esas ve 2018/7942 Karar ve 17.12.2018 tarihli onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair karar düzeltme sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 21.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639287300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz