6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/997 E. 2020/2958 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebliğ tarihi def'i temlik içtihadı birleştirme kararı zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl ve birleşen davalar, temlik eden ... AŞ’nin vermiş olduğu kredilerin kredi borçlusu ve kefillerden tahsili için yapılan takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, 10/04/2002 tarihinde karar verilmiştir. Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekiline 09/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekilince 17/02/2017 tarihinde, süresinde temyiz edilerek ilamın zamanaşımına uğradığı def'i ileri sürülmüştür.

Somut olayda karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2. maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu düzenlenmesine ve aynı Kanun’un geçici 16. maddesi uyarınca anılan düzenlemenin geçmişe yönelik de uygulanacak olamasına rağmen Anasayasa Mahkemesinin 12/09/2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 04/06/2014 tarih 2014/85E. 2014/103K. sayılı ilamı ile anılan Kanun’un geçici 16. maddesinin zamanaşımı bakımından iptal edilmesi karşısında 5411 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce doğmuş olan alacaklar yönünden 20 yıllık zamanaşımının uygulanmayacak olmasına göre ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1482 E. 2021/887 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4063 E. 2020/2275 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit ve İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1372 E. 2019/8299 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/997 E.  ,  2020/2958 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10/04/2002 tarih ve 2000/195-2002/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl davada, davalı ...'in müvekkili bankadan kredi kullandığını, diğer davalıların da müşterek borçlu müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesini imzaladığını, kredinin ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, takibe davalıların itiraz ettiğini, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada, davalılardan Ahmet Bülent 'ın kredi kullandığını, diğer davalı ...'in bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredinin ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, takibe davalılarca itiraz edildiğini, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkara tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl ve birleşen davalar, temlik eden ... AŞ’nin vermiş olduğu kredilerin kredi borçlusu ve kefillerden tahsili için yapılan takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, 10/04/2002 tarihinde karar verilmiştir. Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekiline 09/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekilince 17/02/2017 tarihinde, süresinde temyiz edilerek ilamın zamanaşımına uğradığı def'i ileri sürülmüştür.

Somut olayda karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2. maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu düzenlenmesine ve aynı Kanun’un geçici 16. maddesi uyarınca anılan düzenlemenin geçmişe yönelik de uygulanacak olamasına rağmen Anasayasa Mahkemesinin 12/09/2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 04/06/2014 tarih 2014/85E. 2014/103K. sayılı ilamı ile anılan Kanun’un geçici 16.

maddesinin zamanaşımı bakımından iptal edilmesi karşısında 5411 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce doğmuş olan alacaklar yönünden 20 yıllık zamanaşımının uygulanmayacak olmasına göre ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle kararın ilam zamanaşımına uğramış olması nedeniyle BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587626600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.