Borçlu olunmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2607 E. 2021/483 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu olunmadığının tespiti↗ bedelsizlik↗ ispat yükü↗ bono↗ görevsizlik kararı↗ menfi tespit↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu ancak senede dayalı açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının malen kayıtlı senede istinaden malı almadığını beyan etmeyip, senette ki imzasını da inkar etmediğinden açığa atılan imza ile senedin sonradan tanzim edildiğini, senedin bedelsiz olduğunu ispat edemediği, senede konu borcun varlığının devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmünün kanun yararına bozulması istemi ile Adalet Bakanlığına başvurmuştur.
Dava, kambiyo senedinden (bono) dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. TTK’ nın 26/6/2012 tarih ve 6335 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır.
Mahkemece öncelikle bu husus gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına ve T.C. Adalet Bakanlığı’nın 07.12.2018 gün, 39152028-153.01-706-2018-E.1484/33580 sayılı kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız ihtiyati haciz tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2692 E. 2012/8654 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız ihtiyati haciz · feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · ihtiyati haciz · feragat · havale · haciz · teminat
Benzer bu karardaAncak davacı 13/07/2010 «havale» tarihli dilekçe ile «davadan feragat» etmeyip, «ihtiyati haciz» nedeniyle alınan «teminatın» davalıya verilmemesi talebinden feragat etmiştir.
Dava «haksız ihtiyati haciz» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin «feragat» ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece bu husus «davadan feragat» şeklinde kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10943 E. 2013/15465 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece öncelikle bu husus gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, 6102 Sayılı Yasa’nın yürürlüğünden önce açılmış olan davada «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · mutlak ticari dava · peşin karar harcı · hisse devri · anonim şirket
Benzer bu karardaDava; «anonim şirket» «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın «mutlak ticari» dava olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2607 E. , 2021/483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Davacı vekili, davalı firmadan 30.5.2008 tarihinde 485,00TL bedeli olan giyim ürünü aldığını bedelini ödemek için davalının müşteri kartı tanzim ettiğini, alışveriş anında 70,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye borcun taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığını,11.8.2009 tarihinde 223,00TL banka kanalıyla davalıya ödendiğini, bakiye 200 TL borç kaldığı halde kart oluşturulurken açığa atılan imza ile sonradan takibe konu senedin oluşturulduğunu belirterek davalıya senetten dolayı 200 TL dışında borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu senede karşı iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlite tanzim tarihin senette zorunlu unsur olmadığını, tanzim edildiği tarihten önce yada sonraki tarih olmasının senedin geçerliliğini etkimediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu ancak senede dayalı açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının malen kayıtlı senede istinaden malı almadığını beyan etmeyip, senette ki imzasını da inkar etmediğinden açığa atılan imza ile senedin sonradan tanzim edildiğini, senedin bedelsiz olduğunu ispat edemediği, senede konu borcun varlığının devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmünün kanun yararına bozulması istemi ile Adalet Bakanlığına başvurmuştur.
Dava, kambiyo senedinden (bono) dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. TTK’ nın 26/6/2012 tarih ve 6335 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır.
Mahkemece öncelikle bu husus gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına ve T.C. Adalet Bakanlığı’nın 07.12.2018 gün, 39152028-153.01-706-2018-E.1484/33580 sayılı kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle T.C. Adalet Bakanlığı’nın 07.12.2018 gün, 39152028-153.01-706-2018-E.1484/33580 sayılı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile HMK’nın 363/2. maddesi gereğince hükmün, hukuki sonuçları kalkmamak koşulu ile kanun yararına BOZULMASINA, aynı Yasa'nın 363/son maddesi hükmü uyarınca kararın bir örneğinin Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine, 27.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/638757000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz