Ticari Unvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1353 E. 2021/590 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilan↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile redde mesnet markaların 41. sınıfta yer alan birkısım hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmadıkları, redde mesnet 2008/44018 sayılı markanın ise 41. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olduğu, çekişme konusu 35. sınıfta yer alan hizmetler yönünden “RADYO” ibaresinin tanımlayıcı unsur olduğu, markadaki ayırt edici ibarenin “VOYAGE” kelimesi olduğu, bu sebeple 2008/44018 sayılı “V Voyage” markası ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, dava konusu başvuru 35/08 gruptaki sınırlandılmamış olan 9. sınıf ürünlerinde perakendeciliğini yapabileceğinden ve bu konuda her hangi bir sınırlama getirilmemiş olduğundan 35/08 grupta mağazacılık hizmet
sınıfları aynı/aynı tür olarak kabul edilerek marka ve işaretin de benzerliği göz önünde bulundurularak 35/08 grupta çıkartılan 9. sınıf ürünlerin satışı ile ilgili kısım yönünden de YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 26.05.2014 tarih 2014 -M-8066 sayılı kararının 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum konferans kongre seminer düzenleme idare hizmetleri spor kültür ve eğlence hizmetleri, dergi kitap gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-556 sayılı KHK’nın 32. maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.
556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPMK tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nın 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak “ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmayı aramaktadır.
Yine KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalinden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.
Somut olayda, davacının marka tescil başvurusu sonrasında TPMK tarafından re’sen yapılan inceleme neticesinde redde mesnet markalar gerekçe gösterilerek bir kısım mal ve hizmetler bakımından başvurunun 556 sayılı KHK 7/1-b hükmüne göre reddine karar verilmiş ve mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacıya ait başvuruya konu marka ile redde mesnet markaların işaretleri arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de markalar arasındaki görsel, işitsel, semantik farklılıklar davacının marka başvurusunu redde dayanak markadan "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.
Bu durum karşısında, davanın kabulü ile davacı marka tescil başvurusunun kısmen reddine ilişkin TPMK YİDK kararının tümden iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5367 E. 2024/3021 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5848 E. 2022/3505 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuşt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5084 E. 2019/1771 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ÜZDEV” ibaresini davalı-karşı davacıdan önce markasal olarak kullandığı, marka üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğu, bu sebeple davacı-karşı davalıya karşı «marka hakkına tecavüz» iddiasında bulunulamayacağı, aynı ibarenin vakıf senedinde davalı-karşı davacının markasından önce tescilli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı-karşı …
Karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
… i, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basına hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması ve bunların «dağıtımına» ilişkin hizmetler için söz konusu olduğu, bunlar dışındaki sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken tüm sınıflar yönünden hükümsü …
2- Ancak, davalı-karşı davacı, karşı davasında 22.06.2012 başvuru tarihli 2012/57181 sayılı “TÜZDEV” ibareli markasına vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve men'i dışında, 13.06.2012 başvuru tarihli 2012/54248 sayılı “TÜZDER ...+Şekil” ibareli markasındaki şekil unsurunun da davacı-karşı davalı tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı olarak marka tecavüzü ile haksız rekabetin tespiti ve men'i taleplerinde bulunmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/578 E. 2019/7827 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.
Benzer bu kararda… eli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamı ile davacı markasının kapsamında yer alan ürünlerin aynı türden olduğu, «ortalama tüketiciler» nezdinde «iltibas» oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017/M-819 sayılı kararının, davalının markasının 41.Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.
Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamı ile davacı markasının kapsamında yer alan ürünlerin aynı türden olduğu, «ortalama tüketiciler» nezdinde «iltibas» oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017/M-819 sayılı kararının, davalının markasının 41.Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanabilecek ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, amaç, tercih ve yöntem belirten “TERCİH” ibaresinin tescil kapsamındaki 41. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında 556 sayıl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1353 E. , 2021/590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2016 tarih ve 2014/336-2016/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ocak 2009’da yayın hayatına başlayan ve davacının medya hizmet sağlayıcısı olduğu Radyo Voyage’nin Türkiye’nin ilk New Age, Ambient ve World tarzı müzik çalan radyosu olduğunu, davacının “RADYOVOYAGE” markasının 09, 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda tescili için 04.04.2013 tarihinde başvuruda bulunduğunu, başvurunun TPMK MDB tarafından 2008/44018, 2008/73309, 2009/61559, 2009/61560, 2009/61561, 2009/61562, 2009/61563 sayılı ve “V VOYAGE”, "VOYAGE VOYAGE TÜRKBÜKÜ+şekil", “VOYAGE TORBA şekil”, “VOYAGE BELEX şekil”, “VOYAGE SORGUN şekil”, “VOYAGE BODRUM şekil” ibareli markalarla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle 09 ve 41. sınıflar için kısmen reddedildiğini, bu karara itirazlarının da TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, davacı markasında yer alan “RADYO” ibaresinin farklılık yarattığını, redde mesnet markaların turizm ve hazır giyim sektöründe kullanıldığını ve karıştırılmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek 2014-M-8066 sayılı YİDK kararının iptali ile 2013/31121 başvuru numaralı “RADYOVOYAGE” ibareli marka tescil başvurusunun kısmi redde konu tüm mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile redde mesnet markaların 41. sınıfta yer alan birkısım hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmadıkları, redde mesnet 2008/44018 sayılı markanın ise 41. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olduğu, çekişme konusu 35. sınıfta yer alan hizmetler yönünden “RADYO” ibaresinin tanımlayıcı unsur olduğu, markadaki ayırt edici ibarenin “VOYAGE” kelimesi olduğu, bu sebeple 2008/44018 sayılı “V Voyage” markası ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, dava konusu başvuru 35/08 gruptaki sınırlandılmamış olan 9.
sınıf ürünlerinde perakendeciliğini yapabileceğinden ve bu konuda her hangi bir sınırlama getirilmemiş olduğundan 35/08 grupta mağazacılık hizmet
sınıfları aynı/aynı tür olarak kabul edilerek marka ve işaretin de benzerliği göz önünde bulundurularak 35/08 grupta çıkartılan 9. sınıf ürünlerin satışı ile ilgili kısım yönünden de YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 26.05.2014 tarih 2014 -M-8066 sayılı kararının 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum konferans kongre seminer düzenleme idare hizmetleri spor kültür ve eğlence hizmetleri, dergi kitap gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-556 sayılı KHK’nın 32. maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.
556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPMK tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nın 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak “ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmayı aramaktadır.
Yine KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalinden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.
Somut olayda, davacının marka tescil başvurusu sonrasında TPMK tarafından re’sen yapılan inceleme neticesinde redde mesnet markalar gerekçe gösterilerek bir kısım mal ve hizmetler bakımından başvurunun 556 sayılı KHK 7/1-b hükmüne göre reddine karar verilmiş ve mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacıya ait başvuruya konu marka ile redde mesnet markaların işaretleri arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de markalar arasındaki görsel, işitsel, semantik farklılıklar davacının marka başvurusunu redde dayanak markadan "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.
Bu durum karşısında, davanın kabulü ile davacı marka tescil başvurusunun kısmen reddine ilişkin TPMK YİDK kararının tümden iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 28.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637220200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz