Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/578 E. 2019/7827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı başvuru markasında TERCİH ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, "TM TERCİH+ŞEKİL" ibareli marka ile "TERCİHİST OKULLARI" ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamı ile davacı markasının kapsamında yer alan ürünlerin aynı türden olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017/M-819 sayılı kararının, davalının markasının 41.Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Tercüme hizmetleri." bakımından iptaline, davalı markasının aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü talebidir. Mahkemece, davacının “TM TERCİH +ŞEKİL” ibareli markası ile davalının “TERCİHİST OKULLARI” ibareli marka başvurusu arasında benzerlik bulunduğu ve 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi koşulları oluştuğu gerekçesiyle davalı markasında yer alan 41. sınıf kapsamındaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Tercüme hizmetleri” yönünden YİDK kararının iptaline ve davalı markasının aynı hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçelerle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacının itirazına mesnet markası “TM TERCİH +ŞEKİL”, davalı başvurusu ise “TERCİHİST OKULLARI” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden amaç, tercih veya yöntem belirten tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanabilecek ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, amaç, tercih ve yöntem belirten “TERCİH” ibaresinin tescil kapsamındaki 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı halde hatalı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5848 E. 2022/3505 K.
Ortak:dahili dava · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz karardaDergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Benzer bu kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuşt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6385 E. 2023/2356 K.
Ortak:ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… eli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamı ile davacı markasının kapsamında yer alan ürünlerin aynı türden olduğu, «ortalama tüketiciler» nezdinde «iltibas» oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017/M-819 sayılı kararının, davalının markasının 41.Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.
Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Benzer bu kararda… "TERCİH" ibaresinin kullanılmasından kaynaklandığı, ancak amaç, tercih ve yöntem belirten "TERCİH" ibaresinin başvuru kapsamındaki 41 inci sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle dava konusu başvuru ile davacının anılan markasının arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bu nedenle YİDK kararının iptali istemine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bağımsız bir dava olan marka hükümsüzlüğü davası yönünden taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkemece verilen hükmün aynen korunduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, TPMK YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın reddine, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kısmen kabulüne, davalı şirke …
… an itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait 2004/19864 sayılı "TM TERCİH şekil " ibareli markanın arasında «iltibasa» neden olabilecek derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek 21.01.2018 tarihli ve 2014-M-326 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında ortak olarak yer alan "tercih" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olup markaların bütünü itibarıyla bıraktıkları intiba yönünden farklı olduklarını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… "TERCİH" ibaresinin kullanılmasından kaynaklandığı, ancak amaç, tercih ve yöntem belirten "TERCİH" ibaresinin başvuru kapsamındaki 41 inci sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle dava konusu başvuru ile davacının anılan markasının arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bu nedenle YİDK kararının iptali istemine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bağımsız bir dava olan marka hükümsüzlüğü davası yönünden taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkemece verilen hükmün aynen korunduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, TPMK YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın reddine, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kısmen kabulüne, davalı şirke …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5084 E. 2019/1771 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ÜZDEV” ibaresini davalı-karşı davacıdan önce markasal olarak kullandığı, marka üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğu, bu sebeple davacı-karşı davalıya karşı «marka hakkına tecavüz» iddiasında bulunulamayacağı, aynı ibarenin vakıf senedinde davalı-karşı davacının markasından önce tescilli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı-karşı …
Karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
… i, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basına hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması ve bunların «dağıtımına» ilişkin hizmetler için söz konusu olduğu, bunlar dışındaki sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken tüm sınıflar yönünden hükümsü …
2- Ancak, davalı-karşı davacı, karşı davasında 22.06.2012 başvuru tarihli 2012/57181 sayılı “TÜZDEV” ibareli markasına vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve men'i dışında, 13.06.2012 başvuru tarihli 2012/54248 sayılı “TÜZDER ...+Şekil” ibareli markasındaki şekil unsurunun da davacı-karşı davalı tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı olarak marka tecavüzü ile haksız rekabetin tespiti ve men'i taleplerinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/578 E. , 2019/7827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2017 tarih ve 2017/138 E. - 2017/455 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05/12/2018 tarih ve 2018/540 E. - 2018/1267 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "TM TERCİH+ŞEKİL" ibareli 16 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren 2004/19864 sayılı markanın sahibi olduğunu, davalının "TERCİHİST OKULLARI" ibareli, 41/1-8. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/47111 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-819 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "TERCİHİST OKULLARI" ibareli başvurunun tescilinin müvekkilinin TERCİH esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar farklı olduğundan ortalama tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, iltibas oluşturmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı başvuru markasında TERCİH ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, "TM TERCİH+ŞEKİL" ibareli marka ile "TERCİHİST OKULLARI" ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamı ile davacı markasının kapsamında yer alan ürünlerin aynı türden olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017/M-819 sayılı kararının, davalının markasının 41.Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).
Tercüme hizmetleri." bakımından iptaline, davalı markasının aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü talebidir. Mahkemece, davacının “TM TERCİH +ŞEKİL” ibareli markası ile davalının “TERCİHİST OKULLARI” ibareli marka başvurusu arasında benzerlik bulunduğu ve 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi koşulları oluştuğu gerekçesiyle davalı markasında yer alan 41. sınıf kapsamındaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Tercüme hizmetleri” yönünden YİDK kararının iptaline ve davalı markasının aynı hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçelerle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacının itirazına mesnet markası “TM TERCİH +ŞEKİL”, davalı başvurusu ise “TERCİHİST OKULLARI” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden amaç, tercih veya yöntem belirten tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanabilecek ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, amaç, tercih ve yöntem belirten “TERCİH” ibaresinin tescil kapsamındaki 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı halde hatalı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561676700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz