Şirket Ortaklığının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1585 E. 2010/12939 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ pay defterine kayıt↗ kâr payı alacağı↗ bilirkişi ücreti↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davalı şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunda davacıların murisinin ölümü nedeniyle murise ait ortaklık hisselerinin mirasçıları olan davacılara intikal ettiğine ilişkin karar alındığı ve davacıların ortak olarak kabul edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, buna göre davacıların bu taleplerine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ancak şirket ortaklarının dava açıldıktan sonra bu kararı aldıklarından davanın bu bölümüne ilişkin davacı tarafın yargılama gideri ve vekalet
ücreti talep edeceği kabul edilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça kâr payı verilmesi talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin 2005 - 2006 ve 2007/1. dönemlerinde zarar ettiği, bu nedenle şirket ortaklarına dağıtılacak bir kâr payının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davacılar murisinden veraseten intikal eden paylardan dolayı şirket ortağı olduklarının tespiti ile şirket pay defterine kayıt edilmeleri ve ödenmeyen kâr payının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacıların ortak olduklarının pay defterine tescili ve ilanı taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kâr payı alacağına ilişkin istemin ise şirket kâr elde etmediğinden reddine karar verilmiş olup, dosyada mevcut bilirkişi incelemesi sadece şirketin kâr edip etmediği, etmişse davacılara düşen bir pay bulunup bulunmadığına yönelik yapılmıştır. Bu durumda, davalının (1.200,00)YTL bilirkişi ücretinin yarısından sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3461 E. 2013/19744 K.
Ortak:mirasçılık · pay defteri · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacıların ortak olduklarının «pay defterine tescili» ve «ilanı» taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… kanıtlara göre, davalı şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunda davacıların murisinin ölümü nedeniyle murise ait ortaklık hisselerinin «mirasçıları» olan davacılara intikal ettiğine ilişkin karar alındığı ve davacıların ortak olarak kabul edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği, buna göre davacıların bu taleplerine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ancak şirket ortaklarının dava açıldıktan sonra bu kararı aldıklarından davanın bu bölümüne ilişkin davacı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep edeceği kabul edilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça kâr «payı» verilmesi talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin 2005 - 2006 ve 2007/1. dönemlerinde zarar ettiği, bu nedenle şirket ortaklarına «dağıtılacak» bir kâr payının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava davacılar murisinden veraseten intikal eden paylardan dolayı şirket ortağı olduklarının tespiti ile şirket «pay defterine kayıt» edilmeleri ve ödenmeyen kâr «payının» tespiti istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket «pay defterine» 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı «mirasçının» murisinden intikal eden, «pay sahipliğinin tespiti» istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğundan bahisle «husumet» yöneltilmiştir.
Zira, dosyaya «ibraz» edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka «mirasçılarının» bulunduğu anlaşılmakla, bunlara «husumet» yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya «yönetim kurulu» üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · pay sahipliği · yönetim kurulu kararı · ibraz · husumet
Benzer bu karardaDava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı «mirasçının» murisinden intikal eden, «pay sahipliğinin tespiti» istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğundan bahisle «husumet» yöneltilmiştir.
Zira, dosyaya «ibraz» edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka «mirasçılarının» bulunduğu anlaşılmakla, bunlara «husumet» yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya «yönetim kurulu» üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir.
Pay sahipliğinin tespiti hususunda açılan davada, «yönetim kurulu» hasım olmayacağından, mahkemece mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11790 E. 2014/3133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · harç · yasal faiz · avans faizi · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lacak davacının ödediği zarar miktarından davalıya düşen miktarın faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen «yasal faiz» tutarı ile ödenmesi gereken «avans faizi» tutarı arasındaki farka hükmedilmiş, ancak Mülga 818 sayılı BK.’nın 104. maddesinin «son» fıkrasına aykırı olarak bu faiz alacağına tekrar «temerrüt faizi» yürütülmesine hükmedilmesi doğru görülmemiş ayrıca, davalı ..., 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde …
… ce, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, .... şahıs alacaklıya yapılan ödemelerin yarısından davalı ...’nin sorumlu olduğu «avans faizinin» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın taleple bağlı kalmak üzere kabulü ile ....200 TL’nin 16.04.2010 tarihinden işleyecek değişen ve değişecek oranlarda ava …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1585 E. , 2010/12939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.09.2008 tarih ve 2008/559 - 2008/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2010 gününde davacılar vekili ve asil ... geldi, davalı taraf ve avukatı tebliğe rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...' nin davalı şirketin ortaklarından olduğunu ve kendisinin vefat etmesi nedeniyle şirketteki hissesinin veraset yoluyla müvekkillerine intikal ettiğini, davalı şirketin müdürü ... 'ün davacıların şirkete ortak olamayacaklarını ve kâr payı talep edemeyeceklerini bildirdiğini belirterek müvekkillerinin şirketin ortağı olduklarının tespitine, şirket anasözleşmesine ortak olarak yazılmalarına, şirket pay defterine kayıt edilmelerine, ticaret sicil gazetesinde ilanına ve şirket kârından davacılara isabet eden kâr payından % 5 inin ihtiyat akçesi olarak ayrılmasına, geri kalanının zati finansmandan kâr payı olarak verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde bir araya gelerek davacıların murisinin ölümü nedeniyle karar aldıklarını bu kararın Bakırköy 12. Noterliğince onaylandığını ve 09/05/2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirket ortağı olan davacıların ortaklık paylarının şirket defterine ve ana sözleşmeye işlendiğini bu nedenle davacıların talep ettikleri iki hususun yerine getirildiğini şirketin zarar etmesi nedeniyle davacıların hissesine düşen kâr payının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davalı şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunda davacıların murisinin ölümü nedeniyle murise ait ortaklık hisselerinin mirasçıları olan davacılara intikal ettiğine ilişkin karar alındığı ve davacıların ortak olarak kabul edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, buna göre davacıların bu taleplerine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ancak şirket ortaklarının dava açıldıktan sonra bu kararı aldıklarından davanın bu bölümüne ilişkin davacı tarafın yargılama gideri ve vekalet
ücreti talep edeceği kabul edilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça kâr payı verilmesi talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin 2005 - 2006 ve 2007/1. dönemlerinde zarar ettiği, bu nedenle şirket ortaklarına dağıtılacak bir kâr payının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davacılar murisinden veraseten intikal eden paylardan dolayı şirket ortağı olduklarının tespiti ile şirket pay defterine kayıt edilmeleri ve ödenmeyen kâr payının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacıların ortak olduklarının pay defterine tescili ve ilanı taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kâr payı alacağına ilişkin istemin ise şirket kâr elde etmediğinden reddine karar verilmiş olup, dosyada mevcut bilirkişi incelemesi sadece şirketin kâr edip etmediği, etmişse davacılara düşen bir pay bulunup bulunmadığına yönelik yapılmıştır. Bu durumda, davalının (1.200,00)YTL bilirkişi ücretinin yarısından sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK’nun 438/7.
maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ…..:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafından yapılan 1.258,40 YTL yargılama giderinin “ibarelerinden sonra gelen “davanın kabul ve ret oranına göre takdiren % 50’si olan 629,20 YTL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine”ifadesinin karardan çıkarılarak yerine “58,40 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiye harcamanın davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin getirilmesine kararın düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılar alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047035200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz