Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4576 E. 2013/20335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü↗ istifa↗ havale↗ eksik inceleme↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının şirketteki görevinden istifa ederek ayrıldığı 26.06.2009 tarihinden sonraya gelen devrede davalı şirket tarafından 8. ve 10. taksitlerin yatırılmasının, kredinin davacı tarafından alınarak davalı şirkete kullandırıldığını tek başına ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı iddiasının şirketin kanuni defter ve kayıtlarına göre de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iddiasının ispatı zımnında diğer delillerinin yanı sıra şirkette müdürlük yaptığı dönemde kendisi adına çekilen kredinin davalı şirket tarafından kullanıldığının delili olarak şirketteki müdürlük görevinin sona ermesinden sonra kredinin iki ayrı taksidinin miktarına eş değerde hesabına iki ay ödeme yapıldığını ileri sürdüğüne, davalı tarafça da davacının hesabına yapılan bu ödemelere karşı çıkılmadığına göre 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereğince (1086 sayılı HUMK'nun 75. maddesi) hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, delil gösterilmesini isteyebileceği nazara alınarak; uyuşmazlık hakkında taraf beyanlarının ve beyanlarına esas olacak delillerin tespiti gerekmektedir. Bu suretle; davacıya kendisi adına çekilen ancak davalı şirket tarafından kullanıldığı ileri sürülen kredi ile şirketin hangi borçlarının ödendiğinin, kredinin alındığı tarihten itibaren davalı şirkete ne şekilde aktarıldığının sorulup, beyanlarına istinaden dava konusu iddialarının doğruluğunun denetlenmesi, o dönemde şirket adına ödemelerin olup olmadığının var ise hangi kaynaktan ödendiğinin aydınlatılmasının istenmesi; davalı temsilcilerine ise davacının müdürlük görevinin sona ermesinden sonra iki adet kredi taksit tutarı kadar miktarın hatta 21.09.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen davacının banka hesaplarına davalı şirket tarafından yatırıldığı belirlenen ve kredinin taksit tutarları kadar olan toplamda yedi adet havale tutarının hangi nedenle yapıldığının sorularak bu hususta beyanlarının alınması; tespit edilen beyanlar değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1272 E. 2015/6544 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · bilirkişi incelemesi · teslim
Benzer bu karardaDava, davalı tarafından taşınan gönderilerin «geç teslim» edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının iddialarının afaki olduğu ve somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde «geç teslim» edildiğini iddia ettiği banka ekstreleri ve resmi kurumlardan gelen belgeleri yeterince somutlaştırmış olup buna ilişkin delillerini de dosyaya sunmuştur.
… z yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle davacının iddialarının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17185 E. 2014/1816 K.
Ortak:Tespit
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bono · protokol · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 13/10/2008 tarihli «protokolde» 115.000,00 TL'lik «bononun» ödenmesinin K.İnşaat A.Ş.'nin iflastan kurtulup iş yapması şartına bağlandığı, davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen «protokolde» belirlenen ve davalılar tarafından «taahhüt» edilen alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı alacağın ödenmesi için protokolde kararlaştırılan şartların gerçekleştiğini iddia etmiş, davalılar vekili ise dava dışı şirketin faaliyeti bulunmadığını ve bu nedenle şartın gerçekleşmediğini savunmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4942 E. 2015/6546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · hasımsız dava · çek iptali · ön inceleme duruşması · lehtar · eş rızası · ciro · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerdeki davalıyı «lehtar» yapan «ciro silsilesindeki» imzasını inkar etmediği, çeklerin «rızası» hilafına elinden çıktığını da iddia etmediği, çeklerin kaybolmadığı, bu nedenle iptallerinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Kabule göre de, «çek iptali» davaları «hasımsız» görülen davalardan olup, bu taleple açılan davada davalıya «husumet» yöneltilemeyeceğinden, davanın husumetten reddi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
" Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, tahsil edilerek müvekkilinin hesabına kaydedilmek üzere banka şubesine «teslim» edilen çeklerin, şube müdür muavini tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler kapsamında davalının hesabında «teminat» olarak bulunduğu iddiasıyla açtığı işbu davada dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde çeklerin davalıdan alınıp taraflarına iadesi veya «çek» bedelinin tarafına tevdi edilmesi için dava açtıklarını belirtirken dilekçenin sonuç ve istem bölümünde söz konusu çeklerin iptalini istemiş, cevaba cevaplarını içeren dilekçesinde anılan çeklerin iadesini veya bedellerinin tevdiini talep etmiş, ön «inceleme duruşmasında» ise, dava konusu çeklerin iptalini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4576 E. , 2013/20335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2012 tarih ve 2010/39-2012/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müdürlük görevi sürerken davacı adına ancak şirket lehine Garanti Bankası ... Şubesi'nden 70.000,00 TL kredi kullanıldığını, davacının görevi süresince davalı şirket tarafından kredi taksitlerinin ödenmesine rağmen davacının istifasından sonra ödemelerin durdurulduğunu, davacının davalı şirket lehine kullanılan kredinin borçlusu olduğunu ileri sürerek, davacı adına alınan kredinin şirket lehine kullanıldığının, borçlunun davalı şirket olduğunun tespiti ile davacı tarafından yapılan kredi geri ödemelerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin alınan kredinin tarafı ya da kefili olmadığını, dolayısıyla söz konusu kredi nedeniyle borçlu sayılmasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının şirketteki görevinden istifa ederek ayrıldığı 26.06.2009 tarihinden sonraya gelen devrede davalı şirket tarafından 8. ve 10. taksitlerin yatırılmasının, kredinin davacı tarafından alınarak davalı şirkete kullandırıldığını tek başına ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı iddiasının şirketin kanuni defter ve kayıtlarına göre de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iddiasının ispatı zımnında diğer delillerinin yanı sıra şirkette müdürlük yaptığı dönemde kendisi adına çekilen kredinin davalı şirket tarafından kullanıldığının delili olarak şirketteki müdürlük görevinin sona ermesinden sonra kredinin iki ayrı taksidinin miktarına eş değerde hesabına iki ay ödeme yapıldığını ileri sürdüğüne, davalı tarafça da davacının hesabına yapılan bu ödemelere karşı çıkılmadığına göre 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereğince (1086 sayılı HUMK'nun 75. maddesi) hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, delil gösterilmesini isteyebileceği nazara alınarak;
uyuşmazlık hakkında taraf beyanlarının ve beyanlarına esas olacak delillerin tespiti gerekmektedir. Bu suretle; davacıya kendisi adına çekilen ancak davalı şirket tarafından kullanıldığı ileri sürülen kredi ile şirketin hangi borçlarının ödendiğinin, kredinin alındığı tarihten itibaren davalı şirkete ne şekilde aktarıldığının sorulup, beyanlarına istinaden dava konusu iddialarının doğruluğunun denetlenmesi, o dönemde şirket adına ödemelerin olup olmadığının var ise hangi kaynaktan ödendiğinin aydınlatılmasının istenmesi; davalı temsilcilerine ise davacının müdürlük görevinin sona ermesinden sonra iki adet kredi taksit tutarı kadar miktarın hatta 21.09.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen davacının banka hesaplarına davalı şirket tarafından yatırıldığı belirlenen ve kredinin taksit tutarları kadar olan toplamda yedi adet havale tutarının hangi nedenle yapıldığının sorularak bu hususta beyanlarının alınması;
tespit edilen beyanlar değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633928900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz