Amme alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4920 E. 2013/20557 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amme alacağı↗ yetki belgesi↗ yönetim kurulu üyeliği↗ istifa↗ hisse devri↗ tmsf↗ temlik↗ ticaret sicili↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden ortak ...'in B tertibi ortakları temsilen yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, dolayısı ile yerine seçilecek yönetim kurulu üyesinin de B tertibi ortakları temsil etmesi gerektiği, ...'nin B tertibi ortak olduğunun ortaya konamadığı, davacı şirket yönetim kurulu tarafından istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine ortaklığı ispatlanamamış ...'nin geçici olarak seçilmesinde bu kişi pay sahibi olduktan sonra görevine başlayabilme koşulu baki kalmak üzere yasal açıdan engel bir durum bulunmamakla beraber, geçici seçilen yönetim kurulu üyesinin görevine başlayabilmesi pay sahibi olma sıfatına bağlandığından, yetki belgesi verilebilmesi için pay sahibi olduğunun ortaya konması gerektiği, sicil tarafından pay sahibi olunduğu ortaya konuncaya kadar yetki belgesi verilmemesi kararının yerinde olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu'nca davacı şirket hakkında TMSF yazısı gereği tedbir bulunduğu gerekçesi ile tescilden kaçınılmış ise de, söz konusu tedbir kararında amme alacağını tehlikeye düşürecek şekilde (Hisse devri, Temlik, vs) gibi veya mal varlığında herhangi bir şekilde azalmaya sebebiyet verecek şekilde tescil taleplerinin 2. bir yazıya kadar yapılmaması, menkul ve gayrimenkul satımına ilişkin belge verilmemesinin belirtildiği, oysa davacının talebinin, bu tedbir kapsamında kalır nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Ticaret Sicil Memurluğu'nun kararına itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir. Ancak, bu tür davalarda mahkemece sadece Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptaline karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve ilana da karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2726 E. 2014/9181 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · istifa · yönetim kurulu kararı · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» eden ortak ...'in B tertibi ortakları «temsilen» yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, dolayısı ile yerine seçilecek yönetim kurulu üyesinin de B tertibi ortakları temsil etmesi gerektiği, ...'nin B tertibi ortak olduğunun ortaya konamadığı, davacı şirket yönetim kurulu tarafından istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine ortaklığı ispatlanamamış ...'nin geçici olarak seçilmesinde bu kişi pay sahibi olduktan sonra görevine başlayabilme koşulu baki kalmak üzere yasal açıdan engel bir durum bulunmamakla beraber, geçici seçilen yönetim kurulu üyesinin görevine başlayabilmesi pay sahibi olma sıfatına bağlandığından, «yetki belgesi» verilebilmesi için pay sahibi olduğunun ortaya konması gerektiği, sicil tarafından pay sahibi olunduğu ortaya konuncaya kadar yetki belgesi verilmemesi kararının yerinde olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu'nca davacı şirket hakkında TMSF yazısı gereği tedbir bulunduğu gerekçesi ile tescilden kaçınılmış ise de, söz konusu tedbir kararında «amme alacağını» tehlikeye düşürecek şekilde (Hisse devri, Temlik, vs) gibi veya mal varlığında herhangi bir şekilde azalmaya sebebiyet verecek şekilde tescil taleplerinin 2. bir yazıya kadar yapılmaması, menkul ve gayrimenkul satımına ilişkin belge verilmemesinin belirtildiği, oysa davacının talebinin, bu tedbir kapsamında kalır nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve «ilanına», ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçic …
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyesi iken «istifa» eden B tertibi hissedarları «temsilen» yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve «ilanına», ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca «yetki» belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen deva …
Ancak, bu tür davalarda mahkemece sadece Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptaline karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve «ilana» da karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ı tarafından 10.06.2003-17.06.2003 tarihleri arasında ortaklardan tahsil edilen apel borçlarının aynı tarihlerde dava dışı şirketlere aktarıldığı, bu şekilde davacı «şirketin zarara» uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, davalı şirket yöneticisi olan davalı ...’ın bu işlemlerden önce 21.05.2003 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, boşalan yönetim kurulu üyeliğine ...’nın 315. maddesine göre davalı İhsan ...'ın seçildiği, ancak yönetim kurulu üyeliğinin tescil ve «ilanın» 01.08.2003 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle bu tarihten önceki işlemlerden sorumlu olmadığı kabul edilerek anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın «muvazaalı» olduğu iddia edilen işlem tarihinden önce 21.05.2003 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, dolayısı ile iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, davalı ...'ın ise anılan işlem tarihlerinden sonra 01.08.2003 tarihin …
A.Ş’yi «temsilen» «yönetim kurulu» üyesi oldukları, bu nedenle zararlandırıcı işlemden sorumluluklarının bulunmadığı, var ise sorumluluğun temsil ettikleri «tüzel kişiliğe» ait olduğu, denetim kurulu üyesi oldukları iddia edilen davalılar ... ve ...'in ise denetim kurulu üyesi olduklarının ispat edilemediği, bu kişilerin denetçiliği k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · bildirim yükümlülüğü · teamül · muvazaa · şirket zararı · tüzel kişilik · kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… amaçlarının gerçekleştirilmesi için ortaklarınca ödenen sermayenin, şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, aynı gün başka şirketlere aktarılması, şirket açısından bir zarar olup, üstelik zarar, usulsüz işlem anında g …
… mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan işlem ile zararın gerçekleşmiş olduğunun ve davalı İhsan ...’ın da usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihte «yönetim kurulu» üyesi bulunduğunun kabulü ile adı geçen davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını ispat edemediği takdirde zarardan sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın «muvazaalı» olduğu iddia edilen işlem tarihinden önce 21.05.2003 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, dolayısı ile iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, davalı ...'ın ise anılan işlem tarihlerinden sonra 01.08.2003 tarihin …
A.Ş’yi «temsilen» «yönetim kurulu» üyesi oldukları, bu nedenle zararlandırıcı işlemden sorumluluklarının bulunmadığı, var ise sorumluluğun temsil ettikleri «tüzel kişiliğe» ait olduğu, denetim kurulu üyesi oldukları iddia edilen davalılar ... ve ...'in ise denetim kurulu üyesi olduklarının ispat edilemediği, bu kişilerin denetçiliği k …
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8286 E. 2016/289 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» eden ortak ...'in B tertibi ortakları «temsilen» yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, dolayısı ile yerine seçilecek yönetim kurulu üyesinin de B tertibi ortakları temsil etmesi gerektiği, ...'nin B tertibi ortak olduğunun ortaya konamadığı, davacı şirket yönetim kurulu tarafından istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine ortaklığı ispatlanamamış ...'nin geçici olarak seçilmesinde bu kişi pay sahibi olduktan sonra görevine başlayabilme koşulu baki kalmak üzere yasal açıdan engel bir durum bulunmamakla beraber, geçici seçilen yönetim kurulu üyesinin görevine başlayabilmesi pay sahibi olma sıfatına bağlandığından, «yetki belgesi» verilebilmesi için pay sahibi olduğunun ortaya konması gerektiği, sicil tarafından pay sahibi olunduğu ortaya konuncaya kadar yetki belgesi verilmemesi kararının yerinde olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu'nca davacı şirket hakkında TMSF yazısı gereği tedbir bulunduğu gerekçesi ile tescilden kaçınılmış ise de, söz konusu tedbir kararında «amme alacağını» tehlikeye düşürecek şekilde (Hisse devri, Temlik, vs) gibi veya mal varlığında herhangi bir şekilde azalmaya sebebiyet verecek şekilde tescil taleplerinin 2. bir yazıya kadar yapılmaması, menkul ve gayrimenkul satımına ilişkin belge verilmemesinin belirtildiği, oysa davacının talebinin, bu tedbir kapsamında kalır nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve «ilanına», ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçic …
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyesi iken «istifa» eden B tertibi hissedarları «temsilen» yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve «ilanına», ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca «yetki» belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen deva …
Ancak, bu tür davalarda mahkemece sadece Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptaline karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve «ilana» da karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirkete 28/05/2009 tarihli genel kurul toplantısında «yönetim kurulu» üyeleri seçildiği ve şirketi 3 yıl süre ile «temsil» ve ilzamla bu kişilerin «görevlendirildiği», 15/03/2010 tarihinde yapılan genel kurulda 3 yıl süre ile görev yapmak üzere seçilen yönetim kurulunun eski yönetim kurulunun devamı olmayıp tamamen yeni seçilmiş bir yönetim kurulu olduğu, üyelerden büyük çoğunluğunun bir önceki yönetim kurulunun üyesi olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, 15/03/2010 tarihinde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile beraber 28/05/2009 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» kaynaklanan temsil ve ilzamla ilgili yetkilerin sona erdiği, eski yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil ve ilzamı hakkında tekrar karar almaları ve bunu «ilan» ettirmeleri gerekirken bu gerekliliğe uyulmadığı, bu durumda bütün yönetim kurulu üyelerinin temsil «yetkisine» sahip olduğu, çift imza kuralı gereği şirketin iki üyenin imzası ile ilzam edilebileceği gerekçesiyle davalı şirketin 28/05/2009 tarihli 2009/5 sayılı yönetim kurulu kararının, 15/03/2010 günü yapılan «olağan genel kurul» kararı gereğince yeni seçilen yönetim kurulunun «ticaret sicil» memurluğu tarafından «ticaret siciline tescil» edildiği 27/05/2010 tarihi itibarı ile hükümsüz olduğuna ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına, muarazanın bu suretle giderilmesine, 27/05/2010 tarihinde …
… 6//09/2012 gün 2012/797 sayılı kararda belirtilen) 06/09/2012 tarihine kadar mahkeme kararına istinaden yönettiğinin kabulü ile 06/09/2012 tarihinden sonra şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin çift imza kuralı gereği davalı 1A-1B grubu yönetim kurulu üyelerinin müşterek imzası ile (2 yönetim kurulu imzası ile) bağlanabileceğine dair verilen ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · olağanüstü genel kurul · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirkete 28/05/2009 tarihli genel kurul toplantısında «yönetim kurulu» üyeleri seçildiği ve şirketi 3 yıl süre ile «temsil» ve ilzamla bu kişilerin «görevlendirildiği», 15/03/2010 tarihinde yapılan genel kurulda 3 yıl süre ile görev yapmak üzere seçilen yönetim kurulunun eski yönetim kurulunun devamı olmayıp tamamen yeni seçilmiş bir yönetim kurulu olduğu, üyelerden büyük çoğunluğunun bir önceki yönetim kurulunun üyesi olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, 15/03/2010 tarihinde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile beraber 28/05/2009 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» kaynaklanan temsil ve ilzamla ilgili yetkilerin sona erdiği, eski yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil ve ilzamı hakkında tekrar karar almaları ve bunu «ilan» ettirmeleri gerekirken bu gerekliliğe uyulmadığı, bu durumda bütün yönetim kurulu üyelerinin temsil «yetkisine» sahip olduğu, çift imza kuralı gereği şirketin iki üyenin imzası ile ilzam edilebileceği gerekçesiyle davalı şirketin 28/05/2009 tarihli 2009/5 sayılı yönetim kurulu kararının, 15/03/2010 günü yapılan «olağan genel kurul» kararı gereğince yeni seçilen yönetim kurulunun «ticaret sicil» memurluğu tarafından «ticaret siciline tescil» edildiği 27/05/2010 tarihi itibarı ile hükümsüz olduğuna ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına, muarazanın bu suretle giderilmesine, 27/05/2010 tarihinde …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4920 E. , 2013/20557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2007 tarih ve 2005/228-2007/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TTK'nun 315. maddesi uyarınca istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyeliği yapmak üzere seçilen ...'nin bu seçim kararının Ticaret Sicil Memurluğu tarafından tescilinin sağlanmasını, talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden ortak ...'in B tertibi ortakları temsilen yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, dolayısı ile yerine seçilecek yönetim kurulu üyesinin de B tertibi ortakları temsil etmesi gerektiği, ...'nin B tertibi ortak olduğunun ortaya konamadığı, davacı şirket yönetim kurulu tarafından istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine ortaklığı ispatlanamamış ...'nin geçici olarak seçilmesinde bu kişi pay sahibi olduktan sonra görevine başlayabilme koşulu baki kalmak üzere yasal açıdan engel bir durum bulunmamakla beraber, geçici seçilen yönetim kurulu üyesinin görevine başlayabilmesi pay sahibi olma sıfatına bağlandığından, yetki belgesi verilebilmesi için pay sahibi olduğunun ortaya konması gerektiği, sicil tarafından pay sahibi olunduğu ortaya konuncaya kadar yetki belgesi verilmemesi kararının yerinde olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu'nca davacı şirket hakkında TMSF yazısı gereği tedbir bulunduğu gerekçesi ile tescilden kaçınılmış ise de, söz konusu tedbir kararında amme alacağını tehlikeye düşürecek şekilde (Hisse devri, Temlik, vs) gibi veya mal varlığında herhangi bir şekilde azalmaya sebebiyet verecek şekilde tescil taleplerinin 2.
bir yazıya kadar yapılmaması, menkul ve gayrimenkul satımına ilişkin belge verilmemesinin belirtildiği, oysa davacının talebinin, bu tedbir kapsamında kalır nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Ticaret Sicil Memurluğu'nun kararına itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan ...'in yerine TTK'nun 315. maddesi uyarınca seçilen ...'nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK'nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir. Ancak, bu tür davalarda mahkemece sadece Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptaline karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve ilana da karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633789500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz