Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2726 E. 2014/9181 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari teamül↗ bildirim yükümlülüğü↗ yönetim kurulu üyeliği↗ teamül↗ kusur sorumluluğu↗ istifa↗ muvazaa↗ şirket zararı↗ tüzel kişilik↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın muvazaalı olduğu iddia edilen işlem tarihinden önce 21.05.2003 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dolayısı ile iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, davalı ...'ın ise anılan işlem tarihlerinden sonra 01.08.2003 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı ... ile ...'in ise davacı şirketin ortağı olan ... A.Ş’yi temsilen yönetim kurulu üyesi oldukları, bu nedenle zararlandırıcı işlemden sorumluluklarının bulunmadığı, var ise sorumluluğun temsil ettikleri tüzel kişiliğe ait olduğu, denetim kurulu üyesi oldukları iddia edilen davalılar ... ve ...'in ise denetim kurulu üyesi olduklarının ispat edilemediği, bu kişilerin denetçiliği kabul ettiklerine ilişkin bir belgenin mevcut olmadığı, ayrıca davacıya ait paranın aktarıldığı dava dışı şirketler hakkında alacağın tahsili için her hangi bir işlem yapılmadığı, dolayısı ile zararın oluştuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından 10.06.2003-17.06.2003 tarihleri arasında ortaklardan tahsil edilen apel borçlarının aynı tarihlerde dava dışı şirketlere aktarıldığı, bu şekilde davacı şirketin zarara uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, davalı şirket yöneticisi olan davalı ...’ın bu işlemlerden önce 21.05.2003 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, boşalan yönetim kurulu üyeliğine ...’nın 315. maddesine göre davalı İhsan ...'ın seçildiği, ancak yönetim kurulu üyeliğinin tescil ve ilanın 01.08.2003 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle bu tarihten önceki işlemlerden sorumlu olmadığı kabul edilerek anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı İhsan ... ...’nın 315. maddesi hükmü gereğince yönetim kurulu üyesi seçildiği tarihte görev ve sorumluluğu başlamış olup, bunun tescil ve ilanı ancak 3. kişiler için hüküm doğurur. Kaldı ki sonradan seçilen yönetim kurulu üyesi de ...’nın 337. maddesi hükmü gereğince kendisinden önce gerçekleşen usulsüzlükleri denetçilere bildirmekle yükümlü olup, adı geçen davalının bu yükümlüğünü yerine getirip getirmediği de dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bununla birlikte, mahkemenin davanın reddine ilişkin olarak, dava dışı şirketlere aktarılan paraların tahsili için davacı tarafından her hangi bir işlem yapılmadığı, dolayısı ile zararın henüz gerçekleşmediği gerekçe olarak kabul edilmiş ise de, davacı şirketin amaçlarının gerçekleştirilmesi için ortaklarınca ödenen sermayenin, şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, aynı gün başka şirketlere aktarılması, şirket açısından bir zarar olup, üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan işlem ile zararın gerçekleşmiş olduğunun ve davalı İhsan ...’ın da usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi bulunduğunun kabulü ile adı geçen davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ispat edemediği takdirde zarardan sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2726 E. , 2014/9181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2010 tarih ve 2007/529-2010/573 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket ortaklarından 10.06.2003-17.06.2003 tarihleri arasında tahsil etmiş oldukları apel borçlarını aynı gün yine şirket ortağı olan dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş’ye aktarıldığını, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, gerçekte adı geçen bu ortaklardan apel borcunun tahsil edilmediğini, kaydi işlem ile tahsil edilmiş gibi gösterildiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 4.500.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... dışındaki diğer davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın muvazaalı olduğu iddia edilen işlem tarihinden önce 21.05.2003 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dolayısı ile iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, davalı ...'ın ise anılan işlem tarihlerinden sonra 01.08.2003 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı ... ile ...'in ise davacı şirketin ortağı olan ... A.Ş’yi temsilen yönetim kurulu üyesi oldukları, bu nedenle zararlandırıcı işlemden sorumluluklarının bulunmadığı, var ise sorumluluğun temsil ettikleri tüzel kişiliğe ait olduğu, denetim kurulu üyesi oldukları iddia edilen davalılar ... ve ...'in ise denetim kurulu üyesi olduklarının ispat edilemediği, bu kişilerin denetçiliği kabul ettiklerine ilişkin bir belgenin mevcut olmadığı, ayrıca davacıya ait paranın aktarıldığı dava dışı şirketler hakkında alacağın tahsili için her hangi bir işlem yapılmadığı, dolayısı ile zararın oluştuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından 10.06.2003-17.06.2003 tarihleri arasında ortaklardan tahsil edilen apel borçlarının aynı tarihlerde dava dışı şirketlere aktarıldığı, bu şekilde davacı şirketin zarara uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, davalı şirket yöneticisi olan davalı ...’ın bu işlemlerden önce 21.05.2003 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, boşalan yönetim kurulu üyeliğine ...’nın 315. maddesine göre davalı İhsan ...'ın seçildiği, ancak yönetim kurulu üyeliğinin tescil ve ilanın 01.08.2003 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle bu tarihten önceki işlemlerden sorumlu olmadığı kabul edilerek anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı İhsan ... ...’nın 315.
maddesi hükmü gereğince yönetim kurulu üyesi seçildiği tarihte görev ve sorumluluğu başlamış olup, bunun tescil ve ilanı ancak 3. kişiler için hüküm doğurur. Kaldı ki sonradan seçilen yönetim kurulu üyesi de ...’nın 337. maddesi hükmü gereğince kendisinden önce gerçekleşen usulsüzlükleri denetçilere bildirmekle yükümlü olup, adı geçen davalının bu yükümlüğünü yerine getirip getirmediği de dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bununla birlikte, mahkemenin davanın reddine ilişkin olarak, dava dışı şirketlere aktarılan paraların tahsili için davacı tarafından her hangi bir işlem yapılmadığı, dolayısı ile zararın henüz gerçekleşmediği gerekçe olarak kabul edilmiş ise de, davacı şirketin amaçlarının gerçekleştirilmesi için ortaklarınca ödenen sermayenin, şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, aynı gün başka şirketlere aktarılması, şirket açısından bir zarar olup, üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan işlem ile zararın gerçekleşmiş olduğunun ve davalı İhsan ...’ın da usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi bulunduğunun kabulü ile adı geçen davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ispat edemediği takdirde zarardan sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyizi itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345034700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz