İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4852 E. 2013/20162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık kuralı↗ ayıp ihbarı↗ taleple bağlılık↗ ayıp↗ irsaliye↗ ihbar↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal teslimi ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK'nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili 14.09.2010 tarihinde yapılan taşımada davacının malı alıcısına eksik teslim ettiğini ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.14.09.2010 tarihli taşımanın hemen akabinde 15.09.2010, 16.09.2010, 22.09.2010, tarihlerinde taraflar arasında yapılan "e-mail" yazışmalarına göre davalı malın eksik teslim edildiğini davacıya bildirmiştir. Davacının cevaben yazdığı "e-mail" yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail'i almış olduğu ve malı teslim ettiğine dair irsaliyeleri gönderdiğini bildirmektedir. Davacı tarafından bu yazışmalara itiraz edilmediğine göre, mahkemece TTK 20. maddesi gerekçe gösterilerek taşınan malın eksik teslim edilip edilmediğinin üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece taşımanın yurt içinde yapıldığı gözetilerek, malın eksik teslim edilip edilmediği, 6762 sayılı TTK'nın 788. maddesi gereğince süresinde ihbar bulunup bulunmadığı hususları gözetilerek inceleme yapılıp, davalının savunması değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1282 E. 2015/6440 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal «teslimi» ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK'nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça «ayıp ihbarının» noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, «taleple bağlılık kuralı» dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili 14.09.2010 tarihinde yapılan taşımada davacının malı alıcısına eksik «teslim» ettiğini ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.14.09.2010 tarihli taşımanın hemen akabinde 15.09.2010, 16.09.2010, 22.09.2010, tarihlerinde taraflar arasında yapılan "e-mail" yazışmalarına göre davalı malın eksik teslim edildiğini davacıya bildirmiştir.
Davacının cevaben yazdığı "e-mail" yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail'i almış olduğu ve malı «teslim» ettiğine dair «irsaliyeleri» gönderdiğini bildirmektedir.
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre, davacının ihraç ettiği malların Belçika'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan «teslim» edilmeyeceğine dair yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına e-mail yolu ile davacının talimatı olmadan malın tesli …
Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına «teslim» edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş …
Davacı, taraflar arasında davacının talimatı olmadan malın «teslim» edilmeyeceğine dair anlaşmanın bulunduğunun delili olarak, taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarını dosyaya sunmuş, davalı bu maillerin içeriğini inkar etmemekle birlikte, davalı şirket çalışanına gönderildiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, e-mail yazışmaları ile bu yönde bir sözleşme kurulmuş sayılamayacağını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaDava, davalı «taşıyıcının» «taşıma sözleşmesine» aykırı davranması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına «teslim» edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş …
Bu itibarla, mahkemece davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği kabul edilen yükleme talimatında davalının imzasının bulunmadığı, bu nedenle talimatın davalı «taşıyıcıyı» bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4852 E. , 2013/20162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 tarih ve 2011/558-2012/1393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından 2010 yılında muhtelif tarihlerde dağıtım hizmeti verildiğini, ancak fatura bedellerinin tahsil edilemediğini, bu nedenle davalı taraf aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafın ise takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faizinin işletilmesine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkili şirketin 14.09.2010 tarihli 611260 seri nolu sevk irsaliyesi ile davacı şirket tarafından İzmir'e taşınacak malların eksik olarak alıcısına teslim edildiğini, kaybolan ürün bedeli olarak düzenlenen faturayı davacının kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal teslimi ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK'nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili 14.09.2010 tarihinde yapılan taşımada davacının malı alıcısına eksik teslim ettiğini ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.14.09.2010 tarihli taşımanın hemen akabinde 15.09.2010, 16.09.2010, 22.09.2010, tarihlerinde taraflar arasında yapılan "e-mail" yazışmalarına göre davalı malın eksik teslim edildiğini davacıya bildirmiştir. Davacının cevaben yazdığı "e-mail" yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail'i almış olduğu ve malı teslim ettiğine dair irsaliyeleri gönderdiğini bildirmektedir. Davacı tarafından bu yazışmalara itiraz edilmediğine göre, mahkemece TTK 20.
maddesi gerekçe gösterilerek taşınan malın eksik teslim edilip edilmediğinin üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece taşımanın yurt içinde yapıldığı gözetilerek, malın eksik teslim edilip edilmediği, 6762 sayılı TTK'nın 788. maddesi gereğince süresinde ihbar bulunup bulunmadığı hususları gözetilerek inceleme yapılıp, davalının savunması değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633608200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz