Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1282 E. 2015/6440 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihraç ettiği malların Belçika'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceğine dair yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına e-mail yolu ile davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu belgede sadece davacının imzası bulunup davalının imzası bulunmadığından bu talimatın davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı taşıyıcının taşıma sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına teslim edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olmadığını, malı alıcısına eksiksiz teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı, taraflar arasında davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair anlaşmanın bulunduğunun delili olarak, taraflar arasında geçen e-mail
yazışmalarını dosyaya sunmuş, davalı bu maillerin içeriğini inkar etmemekle birlikte, davalı şirket çalışanına gönderildiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, e-mail yazışmaları ile bu yönde bir sözleşme kurulmuş sayılamayacağını savunmuştur. Mahkemece de, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceği yönünde yazılı bir anlaşma olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu talimatta davacının imzasının bulunup davalının imzası bulunmadığından davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, içeriği davalı tarafından inkar edilmeyen ve yine davacı şirket tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği davalı tarafından kabul edilen e-mail yazışmalarının incelenmesinde, davacı şirket çalışanının, davalı şirketin unvanını içerir kurumsal e-mail adresine, davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatını gönderdiği, bu e-mailin hemen akabinde de davalı şirket çalışanının aynı e-mail adresi üzerinden davacı şirket çalışanına taşımaya ilişkin bilgileri gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği kabul edilen yükleme talimatında davalının imzasının bulunmadığı, bu nedenle talimatın davalı taşıyıcıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4852 E. 2013/20162 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… ya kapsamına göre, davacının ihraç ettiği malların Belçika'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan «teslim» edilmeyeceğine dair yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına e-mail yolu ile davacının talimatı olmadan malın tesli …
Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına «teslim» edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş …
Davacı, taraflar arasında davacının talimatı olmadan malın «teslim» edilmeyeceğine dair anlaşmanın bulunduğunun delili olarak, taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarını dosyaya sunmuş, davalı bu maillerin içeriğini inkar etmemekle birlikte, davalı şirket çalışanına gönderildiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, e-mail yazışmaları ile bu yönde bir sözleşme kurulmuş sayılamayacağını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal «teslimi» ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK'nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça «ayıp ihbarının» noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, «taleple bağlılık kuralı» dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili 14.09.2010 tarihinde yapılan taşımada davacının malı alıcısına eksik «teslim» ettiğini ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.14.09.2010 tarihli taşımanın hemen akabinde 15.09.2010, 16.09.2010, 22.09.2010, tarihlerinde taraflar arasında yapılan "e-mail" yazışmalarına göre davalı malın eksik teslim edildiğini davacıya bildirmiştir.
Davacının cevaben yazdığı "e-mail" yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail'i almış olduğu ve malı «teslim» ettiğine dair «irsaliyeleri» gönderdiğini bildirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · ayıp ihbarı · taleple bağlılık · ayıp · irsaliye · ihbar · taahhütname · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal «teslimi» ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK'nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça «ayıp ihbarının» noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, «taleple bağlılık kuralı» dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece taşımanın yurt içinde yapıldığı gözetilerek, malın eksik «teslim» edilip edilmediği, 6762 sayılı TTK'nın 788. maddesi gereğince süresinde «ihbar» bulunup bulunmadığı hususları gözetilerek inceleme yapılıp, davalının savunması değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacının cevaben yazdığı "e-mail" yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail'i almış olduğu ve malı «teslim» ettiğine dair «irsaliyeleri» gönderdiğini bildirmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/375 E. 2017/3228 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasıflı ikrar · yasal karine · limited şirket müdürü · karine · şirket müdürü · ikrar · icra takibine itiraz · ispat yükü
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalıya şirketin ihtiyaçları için iki ayrı «havale» işlemi ile gönderdiği 50.000 TL'nin davalının şahsi işleri için harcandığını iddia ettiği, davalının yapılan bu havalenin daha önce verdiği borcun geri ödenmesi için olduğunu savunarak «vasıflı ikrarda» bulunduğu, bu nedenle «ispat yükünün» davacı tarafa ait olacağı, yine havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı konusunda yasal karinenin aksinin ispat yükünün de davacı tarafa ait olacağı, davacı taraf ispat yükünü yerine getirdikleri savını ileri sürmüş ise de dayandığı e-maillerin bağlayıcılığının bulunmadığı, söz konusu havalelerin davalı tarafa gönderilmesi hususunda herhangi bir ödeme «sebebinin» açıklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu «limited şirketin müdürü» davalının şirket ihtiyacı için gönderilen parayı şirket hesabına geçirmemesi sebebiyle oluştuğu ileri sürülen alacağın tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafa yapılan «havale» işleminde herhangi bir açıklama bulunmadığı için mevcut bir borcun ödendiğine dair «yasal karine» bulunduğu, bu karinenin .../... aksini «ispat yükünün» davacı tarafta olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Mahkemece Dairemizin sayılı bozma ilamına uyulmuş, «ispat yükü» üzerinde olan davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1282 E. , 2015/6440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/03/2014
NUMARASI 2012/140-2014/49
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2012/140-2014/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ihraç ettiği malların B.'da bulunan alıcısına teslimi konusunda davalıyla anlaştıklarını, davalı ile yapılan anlaşmaya göre malların davacının talimatı olmadan alıcıya teslim edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının sözleşmeye uymadığını, bu nedenle davacının mal bedelinin bir kısmını alıcıdan tahsil edemediğini ileri sürerek bakiye 6.721,55 TL alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının malları alıcısına eksiksiz olarak teslim ettiğini, taraflar arasında malın alıcının talimatı olmadan teslim edilmeyeceğine dair bir anlaşma bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihraç ettiği malların Belçika'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceğine dair yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına e-mail yolu ile davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu belgede sadece davacının imzası bulunup davalının imzası bulunmadığından bu talimatın davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı taşıyıcının taşıma sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına teslim edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olmadığını, malı alıcısına eksiksiz teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı, taraflar arasında davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair anlaşmanın bulunduğunun delili olarak, taraflar arasında geçen e-mail
yazışmalarını dosyaya sunmuş, davalı bu maillerin içeriğini inkar etmemekle birlikte, davalı şirket çalışanına gönderildiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, e-mail yazışmaları ile bu yönde bir sözleşme kurulmuş sayılamayacağını savunmuştur. Mahkemece de, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceği yönünde yazılı bir anlaşma olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu talimatta davacının imzasının bulunup davalının imzası bulunmadığından davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, içeriği davalı tarafından inkar edilmeyen ve yine davacı şirket tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği davalı tarafından kabul edilen e-mail yazışmalarının incelenmesinde, davacı şirket çalışanının, davalı şirketin unvanını içerir kurumsal e-mail adresine, davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatını gönderdiği, bu e-mailin hemen akabinde de davalı şirket çalışanının aynı e-mail adresi üzerinden davacı şirket çalışanına taşımaya ilişkin bilgileri gönderdiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği kabul edilen yükleme talimatında davalının imzasının bulunmadığı, bu nedenle talimatın davalı taşıyıcıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135883300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz