Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2151 E. 2013/19879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı sözleşmesi↗ güven kurumu↗ sahtecilik↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının 29/07/2006 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 5218242594281011 numaralı kredi kartı sebebiyle davalıya borçlu olmadığı halde icra takiplerine maruz kaldığı, ticari faaliyetlerinde zarar gördüğü iddiası ile manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı bankanın davacıya ait hüviyet bilgileri ile kredi kartı sözleşmesi yaptığı, sahtecilik sebebiyle davacının zarar gördüğü, davalının yaptığı işlemlerde hak arama hürriyeti sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı Banka'nın eylemi nedeniyle davacının manevi zararı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı Banka tarafından davacının müracaatı olmamasına rağmen davacı adına kredi kartı düzenlenerek 3. bir kişiye teslim edilmiş olması nedeniyle, bu kredi kartının borcundan dolayı davalı tarafından davacıya icra takibi yapılmış, davacı bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Banka, kredi kartı verdiği kişinin kimliğini gereği gibi kontrol etmeksizin 3. bir kişiye kredi kartının verilmesiyle davacının zarara uğramasına yol açmıştır. Güven kurumu olan bankalar 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumlu olup sorumsuzluk şartı batıl olduğundan mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7774 E. 2012/302 K.
Ortak:güven kurumu · sahtecilik
İncelediğiniz kararda… takiplerine maruz kaldığı, ticari faaliyetlerinde zarar gördüğü iddiası ile manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı bankanın davacıya ait hüviyet bilgileri ile «kredi kartı sözleşmesi» yaptığı, «sahtecilik» sebebiyle davacının zarar gördüğü, davalının yaptığı işlemlerde hak arama hürriyeti sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, gerekli güvenliği sağlayamaması nedeni ile meydana gelen zararlardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3,037,46 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere «sahteciliğe» maruz kalan hesap bir «mevduat hesabı» olmayıp kredili mevduat hesabıdır.
Bu hesaba davacı tarafından yatırılan bir paranın dava dışı kişilerce çekilmesi sözkonusu olmadığından ve davacı da kredi nedeniyle henüz davalı bankaya bir ödemede bulunmadığından, ayrıca «sahteciliğin» bankaya karşı gerçekleşmesi nedeniyle davacının hukuken kredi ödemesi yapması sözkonusu olamayacağından, davalı tarafından davacıya ödeme yapılması halinde davacı sebepsiz olarak zenginleşecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · mevduat hesabı · üçüncü kişi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, gerekli güvenliği sağlayamaması nedeni ile meydana gelen zararlardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3,037,46 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının işlem nedeniyle bankaya ödeme yapıp yapmadığı araştırılıp, yapmamışsa davacının kredili mevduat hesabından «internet bankacılığı» yoluyla «üçüncü kişinin» hesabına aktarılıp tahsil edilen bedeli geri isteyemeyeceği kabul edilerek buna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere «sahteciliğe» maruz kalan hesap bir «mevduat hesabı» olmayıp kredili mevduat hesabıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2151 E. , 2013/19879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2011/393-2012/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2519 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin takip konusu edilen kredi kartı ile hiçbir ilgisinin olmadığı gibi kredi kartı başvurusu yapmadığını, Asya Finansbank ...Şubesi'ne kredi başvurusu yapmak için gittiğinde takipten haberdar olduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bütün kredi başvurularının bu takip nedeniyle kabul edilmediğini, yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2519 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu alacak nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğini, davalı banka tarafından müvekkiline hala borçlu olduğuna ilişkin mesajlar geldiğini ileri sürerek, 8.000,00 TL manevi tazminat ve 2000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya usulüne uygun biçimde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış, yazılı savunma yapmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının 29/07/2006 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 5218242594281011 numaralı kredi kartı sebebiyle davalıya borçlu olmadığı halde icra takiplerine maruz kaldığı, ticari faaliyetlerinde zarar gördüğü iddiası ile manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı bankanın davacıya ait hüviyet bilgileri ile kredi kartı sözleşmesi yaptığı, sahtecilik sebebiyle davacının zarar gördüğü, davalının yaptığı işlemlerde hak arama hürriyeti sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı Banka'nın eylemi nedeniyle davacının manevi zararı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı Banka tarafından davacının müracaatı olmamasına rağmen davacı adına kredi kartı düzenlenerek 3. bir kişiye teslim edilmiş olması nedeniyle, bu kredi kartının borcundan dolayı davalı tarafından davacıya icra takibi yapılmış, davacı bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Banka, kredi kartı verdiği kişinin kimliğini gereği gibi kontrol etmeksizin 3. bir kişiye kredi kartının verilmesiyle davacının zarara uğramasına yol açmıştır. Güven kurumu olan bankalar 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 99.
maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumlu olup sorumsuzluk şartı batıl olduğundan mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633373600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz