Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7774 E. 2012/302 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif özen yükümlülüğü↗ güven kurumu↗ özen yükümlülüğü↗ internet bankacılığı↗ sahtecilik↗ mevduat hesabı↗ üçüncü kişi↗ sebepsiz zenginleşme↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, gerekli güvenliği sağlayamaması nedeni ile meydana gelen zararlardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3,037,46 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere sahteciliğe maruz kalan hesap bir mevduat hesabı olmayıp kredili mevduat hesabıdır. Bu hesaba davacı tarafından yatırılan bir paranın dava dışı kişilerce çekilmesi sözkonusu olmadığından ve davacı da kredi nedeniyle henüz davalı bankaya bir ödemede bulunmadığından, ayrıca sahteciliğin bankaya karşı gerçekleşmesi nedeniyle davacının hukuken kredi ödemesi yapması sözkonusu olamayacağından, davalı tarafından davacıya ödeme yapılması halinde davacı sebepsiz olarak zenginleşecektir. Bu itibarla, mahkemece davacının işlem nedeniyle bankaya ödeme yapıp yapmadığı araştırılıp, yapmamışsa davacının kredili mevduat hesabından internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişinin hesabına aktarılıp tahsil edilen bedeli geri isteyemeyeceği kabul edilerek buna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1136 E. 2014/7861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda1-Dava alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere «sahteciliğe» maruz kalan hesap bir «mevduat hesabı» olmayıp kredili mevduat hesabıdır.
Bu hesaba davacı tarafından yatırılan bir paranın dava dışı kişilerce çekilmesi sözkonusu olmadığından ve davacı da kredi nedeniyle henüz davalı bankaya bir ödemede bulunmadığından, ayrıca «sahteciliğin» bankaya karşı gerçekleşmesi nedeniyle davacının hukuken kredi ödemesi yapması sözkonusu olamayacağından, davalı tarafından davacıya ödeme yapılması halinde davacı sebepsiz olarak zenginleşecektir.
Benzer bu karardaKâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusunun 556 sayılı KHK'nın uygulanmasından kaynaklandığı, «görevli» mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki, sözleşmede yer alan ve davalıya ait markanın kullanımından kaynaklanan bir iddia ileri sürülmediğine göre, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulunmadığı halde mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5316 E. 2010/11342 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · rücuen tazminat · temerrüt faizi · inkar tazminatı · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı tarafından sigortalısına 08.10.2004 tarihinde ödeme yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olması karşısında, davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı tarihin «temerrüt faizine başlangıç» yapılması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedennle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekt …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayda davalının % 70 oranında kusurlu ve davacının isteyebileceği zararın ise 2.037,95 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve «inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7774 E. , 2012/302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Körfez Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2006/344 - 2010/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Körfez Vakıfbank Şubesi'nde bulunan kredili hesabından bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla 3450,00 TL çekildiğini ve başka bir hesaba aktarıldığını, bankaya yaptığı müracaat sonucunda banka tarafından çekilen meblağın 2450,00 TL'nın müvekkilinin hesabına aktarıldığını, daha sonrasında müvekkilinin aynı hesabından 2000,00 TL'nın da başka bir hesaba aktarıldığını, müvekkilinin hesabından kimin para çektiğinin davalı bankaca bilinmesi gerektiğini iddia ederek, müvekkilinin hesabından bilgisi haricinde çekilen ve hesabına intikal ettirilmeyen 03.04.2006 tarihi itibarı ile toplam 3.037,46 TL olan meblağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile müvekkili banka arasında kredili bankomat sözleşmesi imzalandığını, adına hesap açılarak bankomat kartı verildiğini, davacının adına olan hesaptan internet kanalı ile işlem yaptığını, davacının şifresini kimseye söylememesi gerektiğini, davacıya internet işlemlerinde kullanılmak üzere vakıf anahtar verildiğini, vakıf anahtarın başkaları tarafından öğrenilmesinin mümkün olmadığını, internetten yapılacak işlemlerde şifrenin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasından dolayı uğrayacağı zararlardan davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, gerekli güvenliği sağlayamaması nedeni ile meydana gelen zararlardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3,037,46 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere sahteciliğe maruz kalan hesap bir mevduat hesabı olmayıp kredili mevduat hesabıdır. Bu hesaba davacı tarafından yatırılan bir paranın dava dışı kişilerce çekilmesi sözkonusu olmadığından ve davacı da kredi nedeniyle henüz davalı bankaya bir ödemede bulunmadığından, ayrıca sahteciliğin bankaya karşı gerçekleşmesi nedeniyle davacının hukuken kredi ödemesi yapması sözkonusu olamayacağından, davalı tarafından davacıya ödeme yapılması halinde davacı sebepsiz olarak zenginleşecektir. Bu itibarla, mahkemece davacının işlem nedeniyle bankaya ödeme yapıp yapmadığı araştırılıp, yapmamışsa davacının kredili mevduat hesabından internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişinin hesabına aktarılıp tahsil edilen bedeli geri isteyemeyeceği kabul edilerek buna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021048100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz