Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9713 E. 2013/23751 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz yolu↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve haksız rekabet, yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, terkinin gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış marka sahibi olan davacı şirketler adına tescil ettirilmesinin uygun olduğunun tespiti isteminin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Türkiye A.Ş. vekili ile davalı ODTÜ Rektörlüğü vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Türkiye A.Ş. vekilinin tüm, davalı ODTÜ Rektörlüğü vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; davalı ODTÜ, internet alan adlarının belirlenmesi ve tescili faaliyetini Türkiye'de gerçekleştiren kuruluş olup, dava tarihi itibariyle alan adları bir çok ülke gibi Türkiye'de de bir yasal düzenlemeye kavuşturulmadığından, haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak korunmaktadır. Aynı zamanda, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b bendi uyarınca marka hakkına dayalı olarak da alan adının terkini talep edilebilir. Davalı ODTÜ ise, az önce de açıklandığı üzere tescil sistemi içerisinde yer almakla birlikte bu yetkisini kanundan almadığından ODTÜ nezdinde tescil ettirilmiş bir alan adına karşı, bu kuruma itiraz edilebileceği gibi, yukarıda belirtilen haksız rekabet ve 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak doğrudan mahkemede alan adının tescilli olduğu kişi aleyhine dava açılması da mümkündür. Bu durumda, ODTÜ'ye itiraz yolunun tüketilmesi de zorunlu olmadığından işbu davada adı geçen davalıya husumet düşmez. Bu nedenle, davalı ODTÜ hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken, davalının muaraza yarattığından bahisle pasif dava ehliyeti bulunduğuna ilişkin mahkeme kararı yerinde görülmediğinden hükmün, davalı ODTÜ yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11948 E. 2011/5267 K.
Ortak:haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve «haksız rekabet», yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, «terkinin» gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış …
2-Ancak; davalı ODTÜ, internet alan adlarının belirlenmesi ve tescili faaliyetini Türkiye'de gerçekleştiren kuruluş olup, dava tarihi itibariyle alan adları bir çok ülke gibi Türkiye'de de bir yasal düzenlemeye kavuşturulmadığından, «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak korunmaktadır.
Davalı ODTÜ ise, az önce de açıklandığı üzere tescil sistemi içerisinde yer almakla birlikte bu «yetkisini» kanundan almadığından ODTÜ nezdinde tescil ettirilmiş bir alan adına karşı, bu kuruma itiraz edilebileceği gibi, yukarıda belirtilen «haksız rekabet» ve 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak doğrudan mahkemede alan adının tescilli olduğu kişi aleyhine dava açılması da mümkündür.
Benzer bu kararda… davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının «kötü niyete» dayanmadığı, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, «maddi tazminat» talebinin ise «feragatten» reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · kötü niyet · feragat · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının «kötü niyete» dayanmadığı, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, «maddi tazminat» talebinin ise «feragatten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1253 E. 2019/6055 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Alan adının tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1071 E. 2024/3008 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve «haksız rekabet», yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, «terkinin» gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış …
2-Ancak; davalı ODTÜ, internet alan adlarının belirlenmesi ve tescili faaliyetini Türkiye'de gerçekleştiren kuruluş olup, dava tarihi itibariyle alan adları bir çok ülke gibi Türkiye'de de bir yasal düzenlemeye kavuşturulmadığından, «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak korunmaktadır.
Aynı zamanda, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b bendi uyarınca marka hakkına dayalı olarak da alan adının «terkini» talep edilebilir.
Benzer bu karardaŞti'nin mal varlığında bulunan ve Hazineye intikal eden dava konusu alan adının «terkin» edilen şirkete ait olup, kullanımında olduğu ve davalı ...'ın «haksız rekabetinin» olduğu tespit edildiğine göre, Mahkemece hüküm kısmında yukarıda zikredilen kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılıp ve «sicilden terkin» edilen şirketin «malvarlığı» Hazineye intikal ettiğinden Hazine lehine hüküm kurulması gerekirken «ticaret sicilinde terkin» edilen davacı ...
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve alan adının tespiti ile tahsisi istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, "www.uzaktanegitim.com.tr" alan adının davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davalı ...’ın bu nedenle yarattığı haksız rekabetin men’ine, alan adının davacı şirketin kullanımına bırakılmasına, davalı ODTÜ Rektörlüğü hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
… 7 sayılı KHK) ile kapatıldığı ve 17.08.2016 tarihinde yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince «sicilden terkin» edildiği, Ankara Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü'nün 14.02.2017 tarihli yazısına göre 667 sayılı KHK'nın 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · ticaret sicilinden terkin · malvarlığına ilişkin dava · sicilden terkin · infaz · olumsuz oy · hukuki yarar
Benzer bu karardaŞti'nin mal varlığında bulunan ve Hazineye intikal eden dava konusu alan adının «terkin» edilen şirkete ait olup, kullanımında olduğu ve davalı ...'ın «haksız rekabetinin» olduğu tespit edildiğine göre, Mahkemece hüküm kısmında yukarıda zikredilen kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılıp ve «sicilden terkin» edilen şirketin «malvarlığı» Hazineye intikal ettiğinden Hazine lehine hüküm kurulması gerekirken «ticaret sicilinde terkin» edilen davacı ...
… pleri Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacı şirketin kapatılması, davayı takip eden Bakanlığın ticari faaliyet göstermemesi nedeniyle davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı şirketin eski bir çalışanı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmayıp soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, müvekkilinin "uzaktan eğitim" alan adını davacıdan önce tescil ettirdiğinin ve davacıdan daha önceki tarihte hak elde ettiğinin gözden kaçırıldığını, anılan ibarenin eğitim öğretim alanında kimsenin tekeline bırakılamayacak ve bu anlamda marka olamayacak nitelikte bir ibare olduğunu, davacının ''www.uzaktanegitim.com.tr'' alan adı başvurusunu, 2008/64155 sayılı marka başvurusuna dayalı olarak yaptığını, bu marka başvurusunun ise tescil edilmediğini, ODTÜ Alan Adı Yönetiminin kurallarına göre marka başvurusunun «olumsuz» sonuçlanması hâlinde alan adının iptal edileceğini, müvekkilinin bunun üzerine kendisine tanınan hakkı kullanmak suretiyle alan adının iptali için başvuruda bulunduğunu, «hak arama özgürlüğünün» Anayasanın 36 ncı maddesi ile güvence altına alındığını, asıl edinilmesi mümkün olmayan bir ibareyi alan adı olarak almak için başvuru yapan davacının kötü niyetli …
… 7 sayılı KHK) ile kapatıldığı ve 17.08.2016 tarihinde yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince «sicilden terkin» edildiği, Ankara Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü'nün 14.02.2017 tarihli yazısına göre 667 sayılı KHK'nın 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda ka …
Şti. lehine hüküm kurulması, «infaza» elverişli olmayacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/988 E. 2020/5466 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · şekil şartı · muvazaa · ortaklar kurulu kararı · istinaf incelemesi · kötü niyet tazminatı · olumsuz oy · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince;İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonrasında kaldırılmasına karar verilip, Bölge Adliye Mahkemesi'nce esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş olup bu kararda davalının «kötü niyet tazminat» talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi ve davalı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında yapılan yargılama «masrafları» hakkında da hüküm fıkrasında bir değerlendirme yapılmaması doğru olmadığından temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… madığı bir şirketin işlettiği kafede sahibi olmadığı bir işletme hakkını devretme karşılığında davacıdan 110.000,00 TL tutarında para aldığı, davalının iddialarının «muvazaaya» vücut vermesi nedeniyle yerinde olmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin «sebebinin» Eski BK'nın 61. maddesi kapsamında «sebepsiz zenginleşme» müeessesi olduğu, hukuki sebebin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, hükmedilen alacağın % 20'si oranında olan 22.000,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nce tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının şirket hissedarı olmadığını en geç oğlunun şirket hisselerin %49’ unu aldığı ve «ortaklar kurulu» kararına imza attığı tarih itibarı ile (23.03.2012) öğrendiği ve buna rağmen işletmeyi 9 ay süre ile işlettiği ve sonuçta oğlu tarafından şirket hisselerinin diğer ortağa devri ile birlikte işletmeyi bıraktığı gözetildiğinde davacının «işletmenin devri» gerçekleştikten ve 9 ay süre ile işlettikten sonra işletmenin devir bedelini isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 35 …
… in ispatına dayalı adi yazılı bir belge olarak kabul edilebileceği, davalının iddialarının dayanağı olan 15.02.2011 tarihli işletme devir sözleşmesinin BK döneminde «şekil şartı» aranmadığından geçerli olarak kabul edilmesi gerektiği, tutanakta adı geçen ODTÜ Tombiş Şubesi'nin Körpeş Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9713 E. , 2013/23751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2012 tarih ve 2011/88-2012/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Türkiye A.Ş. vekili ile davalı ODTÜ Rektörlüğü vekili temyiz etmişti tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin tanınmış “MAZDA” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı ile yapılan distribütörlük sözleşmesinin yenilenmeyerek kendiliğinden sona erdiğini, davalı şirketin hakim hissedarı olan dava dışı Mermerler Yatırım Paz. A. Ş. ile müvekkili arasında imzalanan markanın şirket unvanında kullanılması hakkında sözleşme uyarınca, distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi veya feshedilmesi halinde müvekkilinin talebi üzerine, davalı şirketin “MAZDA” kelimesini şirket unvanından çıkarması gerekmekte olup, davalı şirketin sözleşme sona ermesine rağmen “MAZDA” ibaresini kullanmaya devam ettiğini, ayrıca davalının yetkili distribütör olmamasına rağmen “www.mazda.com.tr” alan adını da kullanmaya devam ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi hala yetkili distribütör zannettiklerini, bu durumun müvekkilinin markadan doğan imajına zarar verdiğini, davalı şirketin bu sitede,”MAZDA” satma yetkisi bulunmayan şirketleri bayi olarak veya yetkili olmayan servisleri yetkili servis olarak tanıttığını, araba ilanları vererek geçerli olmayan fiyat listeleri yayımladığını, satıştan kaldırılan araçların satış ilanını verdiğini, bu durumun müvekkilinin büyük ticari kayıplara uğramasına yol açtığını, müvekkilinin ODTÜ Alan Adı Yönetimi'ne başvuruda bulunarak, davalının alan adı kullanımının hukuka aykırı olduğunu ve kendisine devrini talep ettiğini, ODTÜ DNS Çalışma Grubu toplantısında konunun görüşüldüğünü ve müvekkilinin haklı olduğuna karar verildiğini, buna rağmen ODTÜ'nün mevcut alan adını müvekkiline devretmediği gibi davalının kullanımını da sonlandırmadığını ileri sürerek, davalı ...
Türkiye A.Ş. tarafından daha önce kendi adına tescil ettirilmiş “www.mazda.com.tr” alan adınına erişimin durdurulmasına, tescilin iptaline, alan adının müvekkili adına tescil edilmesinin uygun olduğuna ve tesciline müvekkilinin alan adını, davalının hukuka aykırı edimlerinden dolayı kullanamaması sebebiyle maddi ve manevi zararlarının karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... Türkiye A.Ş. vekili, tahkim, yetki, zaman aşımı,husumet itirazında bulunmuş, Japon Tahkim Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasında yapılan distribütörlük sözleşmesi kapsamında ve davacı şirketin izniyle kurulduğunu, ticaret unvanına “Türkiye” ibaresinin eklenmesi için Bakanlar Kurulu'ndan izin alındığını, distribütörlük sözleşmesinin sona erdiği iddiasının doğru olmadığını, bu konuda Japon Hakem Mahkemesi nezdinde açılan davanın sürdüğünü, müvekkili şirketin ticaret unvanı nedeniyle alan adını kullanmaya haklı ve meşru bir sebebi olup, kullanımın WİPO kurallarına da uygun olduğunu, ODTÜ'nün alan adı tahsis kararının iptaline karar vermediğini ve erişimi engellemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ODTÜ Rektörlüğü vekili, davanın idari yargıda açılması gerektiğinden yargı yolu yokluğu nedeniyle usulden reddini ve alan adının distribütörlük sözleşmesine istinaden davalı adına tahsis edildiğini, 2009 yılında davacının sözleşmeden vazgeçildiğini beyanla alan adının kullanımına son verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin DNS Çalışma Grubu toplantısında davacının isteminin kabul edildiğini ancak, davalı tarafın bu karara itiraz ettiğini, davacı tarafça sözleşmenin sona erdiğine ilişkin kararın ibraz edilememesi nedeniyle davalının kullanımının devamına karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve haksız rekabet, yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, terkinin gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış marka sahibi olan davacı şirketler adına tescil ettirilmesinin uygun olduğunun tespiti isteminin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Türkiye A.Ş. vekili ile davalı ODTÜ Rektörlüğü vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Türkiye A.Ş. vekilinin tüm, davalı ODTÜ Rektörlüğü vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; davalı ODTÜ, internet alan adlarının belirlenmesi ve tescili faaliyetini Türkiye'de gerçekleştiren kuruluş olup, dava tarihi itibariyle alan adları bir çok ülke gibi Türkiye'de de bir yasal düzenlemeye kavuşturulmadığından, haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak korunmaktadır. Aynı zamanda, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b bendi uyarınca marka hakkına dayalı olarak da alan adının terkini talep edilebilir. Davalı ODTÜ ise, az önce de açıklandığı üzere tescil sistemi içerisinde yer almakla birlikte bu yetkisini kanundan almadığından ODTÜ nezdinde tescil ettirilmiş bir alan adına karşı, bu kuruma itiraz edilebileceği gibi, yukarıda belirtilen haksız rekabet ve 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak doğrudan mahkemede alan adının tescilli olduğu kişi aleyhine dava açılması da mümkündür.
Bu durumda, ODTÜ'ye itiraz yolunun tüketilmesi de zorunlu olmadığından işbu davada adı geçen davalıya husumet düşmez. Bu nedenle, davalı ODTÜ hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken, davalının muaraza yarattığından bahisle pasif dava ehliyeti bulunduğuna ilişkin mahkeme kararı yerinde görülmediğinden hükmün, davalı ODTÜ yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Türkiye A.Ş. vekilinin tüm, davalı ODTÜ Rektörlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ODTÜ Rektörlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ODTÜ yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Türkiye A.Ş.'den alınmasına, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633337900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz