Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1139 E. 2020/5807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakediş alacağı↗ hak ediş↗ hakediş↗ hmk 297↗ malvarlığına ilişkin dava↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ feragat↗ taahhütname↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2020/1139 E. , 2020/5807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarih ve 2019/136 - 2019/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı yayınevi arasında 15.04.2010 tarihinde yayın sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilleri tarafından KPDS formatında hazırlanacak soruların davalı yayınevi tarafından yayınlanacağını, müvekkillerine kendilerine yüklenen edimleri yerine getirmelerine rağmen, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, kapak fiyatı üzerinden ödemeyi taahhüt ettiği %10 telif ücretini ödemediğini ileri sürerek, 100.000 TL cezai şart ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın davalı tarafça ödenmesine, sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilmiş olması sebebiyle kendiliğinden fesholduğunun hüküm altına alınmasına, yayınevinin elinde bulunan müvekkilleri tarafından hazırlanmış kitapların basımının tedbiren durdurulmasına, davalının tüm malvarlığı ile hak ediş ve alacakları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında hakediş alacağından feragat etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kitabın ilk baskısından kısa süre sonra sınav sisteminin değiştiğini, sözleşmenin 3.6. maddesi gereği kitapta değişikliğe gidildiğini, bu konuda görüşmek için davacı taraf ile irtibata geçilmeye çalışıldığını, ancak ulaşılamadığını, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eserin önceki baskısının KPDS sistemine uygun olduğu, sınav sisteminin YDS formatına dönüşmesinden sonra davalının eserde gerçekleştirdiği isim değişikliği, kitabın kapağına editör eklenmesi ve bazı soruların çıkartılmasının, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 16/2 hükmü gereğince, yayın tekniği icabı zaruri görülen değişiklik kapsamında bulunduğu, bu değişikliğin yayıncı tarafından eser sahibinin izni olmaksızın yapabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yayın sözleşmesine aykırılık suretiyle manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı açılan manevi tazminat, sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsili ve sözleşmenin feshedildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu eserde yapılan değişikliğin FSEK'in 16/2. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, FSEK'in 16/2. maddesi yayıncının yayın tekniği icabı zaruri görülen değişikliği eser sahibinin izni olmaksızın yapabileceği hükmünü haizdir.
Somut olayda ise davalı yayıncı, davaya konu kitabın birinci ve ikinci baskısını yaptıktan sonra, sınav formatının değiştiği gerekçesiyle eser sahiplerinin iznini almadan hem kitaptan 20 soru çıkarmıştır, hem de kitabın bütünlüğünü bozmak suretiyle üçüncü baskıyı fasiküller halinde yayınlamıştır. Olayın oluş biçimi göz önüne alındığında, anılan FSEK'in 16/2. maddesinin şartları bulunmamaktadır. Bundan başka taraflar arasındaki yayın sözleşmesinin 3.1. maddesi, kitabın her baskıda ne kadar basılacağına taraflarca birlikte iştiraki ile karar verileceği hükmünü, 3.6.maddesi de sınav formatı gibi haklı değişikleri yapmanın eser sahibine ait olduğu, bu değişikliklerin bildirimden itibaren 30 gün içinde yapılması gerektiği hükmünü, 3.9. maddesi ise yayınevi tarafından kitabın içerisinde hiçbir değişikliğin yapılmayacağı hükmünü haizdir. Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Karar başlığında davacılardan Huriye Elmas Nalçacı’nın isminin yazılmaması da HMK’nın 297.maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3103 E. 2019/337 K.
Ortak:hakediş alacağı · hakediş · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · feragat · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaDavacı vekili yargılama sırasında «hakediş alacağından» «feragat» etmiştir.
1-Dava, yayın «sözleşmesine aykırılık» suretiyle manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı açılan manevi tazminat, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» tahsili ve sözleşmenin feshedildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
… nlanacağını, müvekkillerine kendilerine yüklenen edimleri yerine getirmelerine rağmen, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, kapak fiyatı üzerinden ödemeyi «taahhüt» ettiği %10 telif ücretini ödemediğini ileri sürerek, 100.000 TL «cezai şart» ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın davalı tarafça ödenmesine, sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilmiş olması sebebiyle kendiliğinden fesholduğunun hüküm altına alınmasına, yayınevinin elinde bulunan müvekkilleri tarafından hazırlanmış kitapların basımının tedbiren durdurulmasına, davalının tüm «malvarlığı» ile «hak ediş» ve alacakları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Benzer bu kararda… duğu, dava konusu kitaplarda isim, yazar ve içerik değişikliği yapıldığı, bu durumun manevi hak ihlali olduğu, davalının ödemeye ilişkin belge sunmadığı, bu hal ile «cezai şart» koşullarının ilk kitap baskısının tarihi esas alınarak yayın sözleşmesinin 3. maddesine göre 02.12.2010 tarihinde oluştuğu, «hakediş alacağından» davacı tarafın «feragat» ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «fesih» tarihinin 02.12.2010 tarihi olarak tespitine, her davacı lehine 50.000 TL cezai şart ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… lirkişinin bulunduğu yeni bir heyetten görüş alınmak suretiyle tartışılması ve buna dayalı olarak davacı tarafın manevi hak ihlali olup olmadığı ve davalı eyleminin «sözleşmeye aykırılık» oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması yerinde olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu kararda… duğu, dava konusu kitaplarda isim, yazar ve içerik değişikliği yapıldığı, bu durumun manevi hak ihlali olduğu, davalının ödemeye ilişkin belge sunmadığı, bu hal ile «cezai şart» koşullarının ilk kitap baskısının tarihi esas alınarak yayın sözleşmesinin 3. maddesine göre 02.12.2010 tarihinde oluştuğu, «hakediş alacağından» davacı tarafın «feragat» ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «fesih» tarihinin 02.12.2010 tarihi olarak tespitine, her davacı lehine 50.000 TL cezai şart ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Davalı tarafça, «uyuşmazlık konusu» eserin önceki baskısının ... sistemine uygun olmasına karşılık, eserdeki değişikliğin, sınav sisteminin YDS formatına dönüşmesinden kaynaklandığı savunulmuştur.
… lirkişinin bulunduğu yeni bir heyetten görüş alınmak suretiyle tartışılması ve buna dayalı olarak davacı tarafın manevi hak ihlali olup olmadığı ve davalı eyleminin «sözleşmeye aykırılık» oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması yerinde olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3435 E. 2024/5458 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · terditli dava · karine · haksız eylem · kâr mahrumiyeti · mahsup · kâr dağıtımı · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… adece tazminat taleplerinin kısmi olarak kabul edildiğini, diğer taleplerinin neden kabul edilmediğine yönelik hiçbir gerekçe belirtilmediğini, müvekkilinin öğretim «görevlisi» olup, yayın şirketinin yaptığı bu tecavüz ile müvekkilinin akademik kariyerine de zarar verdiğini, müvekkilinin eser sahibi olarak kitapta adının geçmemesi nedeniyle, bilimsel olarak kazanması gereken haklardan «mahrum» kaldığını, müvekkiline 5.000,00 TL tazminat takdir eden Mahkemenin kısmen kabul ettiği davada karşı tarafa 3.190,00 TL «vekalet ücretine» hükmettiğini, müvekkilinin ödediği mahkeme «masraflarının» yarısının da müvekkilinin üzerinde kaldığını, yayınevinin ödemeye mahkûm edildiği miktarın «mahsuplar» yapıldığında oldukça düşük kaldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını «terditli» olarak açtığı, Mahkemece öncelikli olarak ref ve kitapların toplatılması yönündeki talebin incelendiği ancak davalı tarafça dosyaya sunulan yazı cevabına göre kitapların baskısının tükenmesi nedeniyle terditli ilk istem olan ref talebine ilişkin «davanın konusuz kalması» nedeniyle manevi zarar yönünden davacı taleplerinin incelendiği, kitabın yeniden basılması talebinin ise, toplatma kararı verilmiş olması halinde verilebilecek bir …
Noterliği'nden gönderilen 23.10.2017 tarihli «ihtarname» ile davalıya bu hususun bildirildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, mail yolu ile yapılan iletişimde editör olarak sadece ... ...'ü bildiklerini ve kitap kapağına da ... ...'ün karar verdiğini bildirdiklerini, kitapların toplatılarak yeni kapak tasarımıyla yeniden basılacağını bildirmelerine rağmen gerekli düzeltmenin yapılmadığını ileri sürerek davacının manevi haklarını ihlal eden tecavüzün ref'ine, davacının isminin yazılmadığı kapak tasarımları ile piyasaya sürülen kitapların tamamının toplatılmasına, yeni kapak tasarımıyla söz konusu kitabın basılarak yayınlanmasına, aksi halde davalının «haksız eylemi» ile manevi hakları zarara uğrayan davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
… iş sayfasında davacı ile ... ... isminin birlikte yazıldığını, eserin giriş kısmında eserin editörlerinin biyografilerinin bulunduğunu, davacı tarafından gönderilen «ihtarnameden» sonra eserin «dağıtımının» yapıldığı yerlerden iadesinin istenildiğini, kitap kapağının yeni tasarımının yapılarak davacıya mail yolu ile gönderildiğini ancak basım aşamasına gelindiğinde ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/731 E. 2024/4511 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · feragat · taahhütname
İncelediğiniz kararda… nlanacağını, müvekkillerine kendilerine yüklenen edimleri yerine getirmelerine rağmen, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, kapak fiyatı üzerinden ödemeyi «taahhüt» ettiği %10 telif ücretini ödemediğini ileri sürerek, 100.000 TL «cezai şart» ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın davalı tarafça ödenmesine, sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilmiş olması sebebiyle kendiliğinden fesholduğunun hüküm altına alınmasına, yayınevinin elinde bulunan müvekkilleri tarafından hazırlanmış kitapların basımının tedbiren durdurulmasına, davalının tüm «malvarlığı» ile «hak ediş» ve alacakları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında «hakediş alacağından» «feragat» etmiştir.
1-Dava, yayın «sözleşmesine aykırılık» suretiyle manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı açılan manevi tazminat, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» tahsili ve sözleşmenin feshedildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 04.04.2011 tarihli «taahhütnamenin» izinsiz baskı yapılamayacağı şartını içeren bir sözleşme olduğunu, davalının işbu sözleşme ile mali 2012 yılı sonrası mali haklarından «feragat» ettiğini, bu sözleşmenin açıkça çoğaltma ve yayma hakkını koruduğunu, bölge adliye mahkemesinin kanun hükmünü dar yorumladığını, davalı tarafın sözleşmenin şekline …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir «taahhütnameden» bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma «yetkisinin» olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla «maddi tazminat» tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözlü sözleşme · gerekçe-hüküm çelişkisi · isticvap · temsil yetkisi · izafeten dava · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… iyorsa yani davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sorulara ilişkin tek tek aidiyet belirtilmiş ise davacının mali haklarına dayalı tazminat davasını açmakta «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu gerekçesiyle işin esasına girilmesi; yayınlar üzerinde böyle bir belirleme yapılamıyorsa da yukarıda zikredilen maddenin tatbiki gerekmektedir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme «gerekçesinin çelişkiler» barındırdığını, davacının, 05.06.2018 tarihli duruşmada alınan «isticvabında», açık bir şekilde müvekkili şirket ile anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde 50 adet deneme kitapçığını hazırlayıp müvekkili şirkete verdiğini, bu deneme kitaplarını tek başına hazırlamadığını, Ö.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince 04/04/2011 tarihli «taahhütname» açısından genel yayın yönetmeninin «temsil yetkisi» olmadığını ileri sürmüşse de, bandrol işlemlerinin adı geçen genel yayın yönetmeni tarafından yapıldığı, işin mahiyeti gereğince davalıya «izafeten» telif vb. sözleşme imzalama «yetkisinin» olduğunun kabulü gerektiği, 5846 sayılı Kanun'un 10 ve 18 nci maddeleri gereğince, aksi anlaşılmadığı sürece meydana getirilen eserler üzerindeki mali haklar, soru hazırlayan öğretmenleri bir araya getiren yayınevi üzerinde olup somut olayda davalının sonraki baskılarda «muvafakat» almasına gerek bulunmadığı, davalı yayımcının, meydana getirilecek esere ait bir plana göre eser sahiplerini bir araya getirerek soru bankası ve deneme kitabı oluşturduğu, Davacı ...'nün de coğrafya soruları hazırlayarak davalı yayıncı firmaya verdiği, ilk baskısının yapıldığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince mali hakların yazılı bir devir sözleşmesi ile devredileceği ve devir sözleşmesinde devir konusu haklar açıkça tereddüte mahal vermeyecek biçimde düzenleneceği, davaya dayanak teşkil eden Taahhütname başlıklı 04/04/2011 tarihli belgede "Yargı Yayınevi'nce yayımlanan 2011 yılı KPSS Coğrafya 50 Fasikül deneme sınavı kitabında yer alan 40 adet deneme sınavının soruları ..., ...,...,'a ait olup: 2012 ve daha sonraki yıllara ilişkin hiçbir yayında kullanılmayacaktır." biçiminde düzenleme mevcutsa da mali hakların devrinin geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda genel yayın yönetmeni tarafından mali hakların davacıya yeniden devredildiğine ilişkin açık ve tereddütsüz bir «protokol» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1139 E. , 2020/5807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarih ve 2019/136 - 2019/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı yayınevi arasında 15.04.2010 tarihinde yayın sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilleri tarafından KPDS formatında hazırlanacak soruların davalı yayınevi tarafından yayınlanacağını, müvekkillerine kendilerine yüklenen edimleri yerine getirmelerine rağmen, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, kapak fiyatı üzerinden ödemeyi taahhüt ettiği %10 telif ücretini ödemediğini ileri sürerek, 100.000 TL cezai şart ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın davalı tarafça ödenmesine, sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilmiş olması sebebiyle kendiliğinden fesholduğunun hüküm altına alınmasına, yayınevinin elinde bulunan müvekkilleri tarafından hazırlanmış kitapların basımının tedbiren durdurulmasına, davalının tüm malvarlığı ile hak ediş ve alacakları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında hakediş alacağından feragat etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kitabın ilk baskısından kısa süre sonra sınav sisteminin değiştiğini, sözleşmenin 3.6. maddesi gereği kitapta değişikliğe gidildiğini, bu konuda görüşmek için davacı taraf ile irtibata geçilmeye çalışıldığını, ancak ulaşılamadığını, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eserin önceki baskısının KPDS sistemine uygun olduğu, sınav sisteminin YDS formatına dönüşmesinden sonra davalının eserde gerçekleştirdiği isim değişikliği, kitabın kapağına editör eklenmesi ve bazı soruların çıkartılmasının, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 16/2 hükmü gereğince, yayın tekniği icabı zaruri görülen değişiklik kapsamında bulunduğu, bu değişikliğin yayıncı tarafından eser sahibinin izni olmaksızın yapabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yayın sözleşmesine aykırılık suretiyle manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı açılan manevi tazminat, sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsili ve sözleşmenin feshedildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu eserde yapılan değişikliğin FSEK'in 16/2. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, FSEK'in 16/2. maddesi yayıncının yayın tekniği icabı zaruri görülen değişikliği eser sahibinin izni olmaksızın yapabileceği hükmünü haizdir.
Somut olayda ise davalı yayıncı, davaya konu kitabın birinci ve ikinci baskısını yaptıktan sonra, sınav formatının değiştiği gerekçesiyle eser sahiplerinin iznini almadan hem kitaptan 20 soru çıkarmıştır, hem de kitabın bütünlüğünü bozmak suretiyle üçüncü baskıyı fasiküller halinde yayınlamıştır. Olayın oluş biçimi göz önüne alındığında, anılan FSEK'in 16/2. maddesinin şartları bulunmamaktadır. Bundan başka taraflar arasındaki yayın sözleşmesinin 3.1. maddesi, kitabın her baskıda ne kadar basılacağına taraflarca birlikte iştiraki ile karar verileceği hükmünü, 3.6.maddesi de sınav formatı gibi haklı değişikleri yapmanın eser sahibine ait olduğu, bu değişikliklerin bildirimden itibaren 30 gün içinde yapılması gerektiği hükmünü, 3.9.
maddesi ise yayınevi tarafından kitabın içerisinde hiçbir değişikliğin yapılmayacağı hükmünü haizdir. Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Karar başlığında davacılardan Huriye Elmas Nalçacı’nın isminin yazılmaması da HMK’nın 297.maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632470200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz