İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1160 E. 2020/5686 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ teamül↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tbk 99↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bütün bankalarda bir teamülün oluşmadığı, genel işlem şartlarına dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, istirdatı isnenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairemizin 25.01.2018 tarihli 2016/13235 E-2018/700K sayılı ilamı ile; “Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın "Genel işlem koşulları" başlıklı 20. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme kapsamında yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında 2006-2011 yılları arasında değişik tarihlerde imzalanan kredi sözleşmeleri
6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmelerde nazara alınmayacaktır. Bu durumda, sözleşme tarihleri itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu krediler yönünden emsal banka uygulamaları araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bir teamülün oluşmadığı, genel işlem şartlarına dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, istirdatı istenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Yine Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre banka, kredi kullanımı sırasında sarf ettiği makul ve belgeli masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir. Öte yandan taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli masraf ve komisyonlar alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır. Bu itibarla yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen masrafların belgelerinin ibrazı istenip, davalı bankanın kredi komisyonlarına ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik inceleme sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13235 E. 2018/700 K.
Ortak:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu durumda, sözleşme tarihleri itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu krediler yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaca davacı yan aleyhine sözleşmeye konulan dosya ve «komisyon» ücreti, işlem «masrafı» ile yapılandırma ücreti gibi maddelerin «genel işlem koşulları» niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, sözleşme tarihleri itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu krediler yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
1- Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» ve «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.
… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu · genel kredi sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15052 E. 2018/3584 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.
… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
Benzer bu karardaBu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» dolayısıyla alınan «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · prim iadesi · ticari kredi · davanın konusu · ticari dava niteliği · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakılan davada, «dava konusu» kredinin «ticari kredi» olması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen kararın “Ticaret Mahkemesi” sıfatıyla verilmemesi doğru görülmemiştir.
Dava, «ticari kredi» dolayısıyla alınan «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/23 E. 2019/7005 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme · ibraz · İstirdat
İncelediğiniz kararda… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/542 E. 2018/6268 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.
… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı Banka'nın belirlediği ve «ilan» ettiği «komisyon» oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken …
Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · ticari kredi · reeskont faizi · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · komisyon · vade · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
… iz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bütün bankalarda bir «teamülün» oluşmadığı, «genel işlem şartlarına» dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, «istirdatı» isnenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve «masraf» yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · ticari kredi · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/276 E. 2018/5662 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · istirdat · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
… hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen «masrafların» belgelerinin «ibrazı» istenip, davalı bankanın kredi «komisyonlarına» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, «eksik inceleme» sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
… iz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bütün bankalarda bir «teamülün» oluşmadığı, «genel işlem şartlarına» dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, «istirdatı» isnenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve «masraf» yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda ticari ...lerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı …
1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, ... ve ... işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1849 E. 2019/7439 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… iz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bütün bankalarda bir «teamülün» oluşmadığı, «genel işlem şartlarına» dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, «istirdatı» isnenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve «masraf» yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bir «teamülün» oluşmadığı, «genel işlem şartlarına» dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, «istirdatı» istenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve «masraf» yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi «komisyonlarının» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
03.02.2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ilişkin hukukilik denetimi yapılarken öncelikle kredinin «ticari nitelikte» olduğu gözetilerek, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden «masraf» tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
İmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · ticari dava niteliği · ba formu · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaİmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, 2.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında ilki 03.02.2011, diğeri ise 18.09.2012 tarihinde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bulunduğu ve söz konusu «masrafların» bu kredilere ilişkin olarak tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1160 E. , 2020/5686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Çerkeş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/47-2019/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Çerkeş Şubesinden 2006-2011 yılları arasında ticari nitelikli hayvancılık ve tarımsal krediler kullandığını, sözleşme ve hesap ekstrelerinden kendisine nüsha verilmediğini, bankadan alınan masraflara ilişkin bilgilendirme yapılmadığını, kullanmış olduğu ticari kredilerden banka tarafından sözleşmeye genel işlem şartı niteliğinde olan maddelerle, haksız ve hukuksuz şekilde alınmış olan komisyon, dosya ücreti, işlem masrafı yapılandırma, adı altında alınan bedelden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 7.424,79 TL'nin ticari işlerde uygulanan temerrüt faiz ile birlikte davalı bankandan tahsili ile müvekkiline iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, belirli bir alacak olduğu için kısmı dava açılamayacağını, imzalanan kredi sözleşmesi ile davacının bilgilendirildiğini, alınan her masraf için bankaca işlem yapıldığını, tacirlerin yaptıkları işlemler için ücret isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bütün bankalarda bir teamülün oluşmadığı, genel işlem şartlarına dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, istirdatı isnenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.084,00 TL'yi oluşturan kalemlerin banka hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairemizin 25.01.2018 tarihli 2016/13235 E-2018/700K sayılı ilamı ile; “Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın "Genel işlem koşulları" başlıklı 20. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme kapsamında yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında 2006-2011 yılları arasında değişik tarihlerde imzalanan kredi sözleşmeleri
6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmelerde nazara alınmayacaktır. Bu durumda, sözleşme tarihleri itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu krediler yönünden emsal banka uygulamaları araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bir teamülün oluşmadığı, genel işlem şartlarına dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, istirdatı istenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Yine Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre banka, kredi kullanımı sırasında sarf ettiği makul ve belgeli masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir. Öte yandan taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli masraf ve komisyonlar alabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır. Bu itibarla yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen masrafların belgelerinin ibrazı istenip, davalı bankanın kredi komisyonlarına ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik inceleme sonucunda davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamının iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630532700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz