İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2771 E. 2020/5682 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emrinin iptali↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ itirazın iptali davası↗ kamu düzenine aykırılık↗ ilamsız icra takibi↗ davanın konusu↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ haciz↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, dava konusu takip dosyasında davalıya gönderilen ödeme emrinin iptal edildiği, bu kararın kesinleştiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir ödeme emrinin olmasının dava şartı olduğu, dava konusu itibariyle geçerli bir ödeme emri olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, istinaf incelemesi talep edilen karar hakkında istinaf talep edenin sıfatı, dilekçede belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık yönünden inceleme yapıldığı, takip konusu ödeme emrinin iptaline dair icra hukuk mahkemesi kararının dava tarihinden sonra verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gererkirken davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği hallerde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takip yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. Genel haciz yoluyla icra takibinde alacaklı tarafça yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunularak takip başlatılır, varsa alacağı gösteren belgeler talebe eklenir, icra müdürü talebi kanuna uygun görürse İİK 60. maddede düzenlenen ihtarları içeren ödeme emrini borçluya gönderir. Bu şekilde usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Burada usulüne uygun yapılmış takip ve bu takibe süresinde yapılmış itiraz HMK 114/2. maddesine göre dava şartı olup davanın konusu ise borçludan tahsili talep edilen alacaktır. İtirazın iptali davası devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmuştur. Bu itibarla istinaf mahkemesince davacının istinaf talebinin reddi gerekirken, talebin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden kurulan hükümle konusuz kalmış dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, «dava konusu» takip dosyasında davalıya gönderilen «ödeme emrinin iptal» edildiği, bu kararın kesinleştiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir ödeme emrinin olmasının dava şartı olduğu, dava konusu itibariyle geçerli bir ödeme emri olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, «istinaf incelemesi» talep edilen karar hakkında istinaf talep edenin sıfatı, dilekçede belirtilen nedenler ve «kamu düzenine aykırılık» yönünden inceleme yapıldığı, takip konusu «ödeme emrinin iptaline» dair «icra hukuk» mahkemesi kararının dava tarihinden sonra verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gererkirken davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinin doğru olmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği hallerde düzeltilerek yeniden esas hakkınd …
İtirazın «iptali davası» devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» doğru olmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, «dava konusu» takip dosyasında davalıya gönderilen «ödeme emrinin iptal» edildiği, bu kararın kesinleştiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir ödeme emrinin olmasının dava şartı olduğu, dava konusu itibariyle geçerli bir ödeme emri olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, «istinaf incelemesi» talep edilen karar hakkında istinaf talep edenin sıfatı, dilekçede belirtilen nedenler ve «kamu düzenine aykırılık» yönünden inceleme yapıldığı, takip konusu «ödeme emrinin iptaline» dair «icra hukuk» mahkemesi kararının dava tarihinden sonra verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gererkirken davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinin doğru olmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği hallerde düzeltilerek yeniden esas hakkınd …
İtirazın «iptali davası» devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» doğru olmuştur.
Benzer bu karardaSigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen «ödeme emri» ekinde sunulan vekaletnamede davacı vekilinin aynı zamanda ... ...
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · yetkisizlik kararı · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E. 2023/5710 K.
Ortak:ödeme emrinin iptali · ödeme emri · icra hukuk mahkemesi · itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · iptal davası · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, «istinaf incelemesi» talep edilen karar hakkında istinaf talep edenin sıfatı, dilekçede belirtilen nedenler ve «kamu düzenine aykırılık» yönünden inceleme yapıldığı, takip konusu «ödeme emrinin iptaline» dair «icra hukuk» mahkemesi kararının dava tarihinden sonra verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gererkirken davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinin doğru olmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği hallerde düzeltilerek yeniden esas hakkınd …
İtirazın «iptali davası» devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» doğru olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, «dava konusu» takip dosyasında davalıya gönderilen «ödeme emrinin iptal» edildiği, bu kararın kesinleştiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir ödeme emrinin olmasının dava şartı olduğu, dava konusu itibariyle geçerli bir ödeme emri olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, «icra hukuk» mahkemesinin «ödeme emrinin iptaline» yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayana …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «itirazın iptali davası» devam ederken, davaya konu takibin dayanağı «ödeme emrinin» Bursa 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · şikayet · yargılama giderleri · icra takibine itiraz · temlik · tebligat
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar icra mahkemesince «ödeme emrinin tebliğ» iptaline karar verilmişse de bu durumun borçlu davalıların itiraz iradesini ortadan kaldırmadığını, icra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğine ilişkin işlemin iptali kararının ödeme emri metninin içeriğine ilişkin olmayıp takip dayanağı belgelerin ödeme emri «tebligatında» bulunmamasına ilişkin olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde «temlik» alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2771 E. , 2020/5682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.09.2018 tarih ve 2017/465 E. - 2018/818 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.02.2019 tarih ve 2019/85 E. - 2019/172 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, dava dışı borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle kredi hesabının kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takip talebinde dayandığı belgelerin ödeme emrine eklenmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali için icra hukuk mahkemesine başvurulduğunu, davacının alacak hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında ödeme emrinin iptaline dair kararın kesinleştiği, davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, dava konusu takip dosyasında davalıya gönderilen ödeme emrinin iptal edildiği, bu kararın kesinleştiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir ödeme emrinin olmasının dava şartı olduğu, dava konusu itibariyle geçerli bir ödeme emri olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, istinaf incelemesi talep edilen karar hakkında istinaf talep edenin sıfatı, dilekçede belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık yönünden inceleme yapıldığı, takip konusu ödeme emrinin iptaline dair icra hukuk mahkemesi kararının dava tarihinden sonra verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gererkirken davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği hallerde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takip yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. Genel haciz yoluyla icra takibinde alacaklı tarafça yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunularak takip başlatılır, varsa alacağı gösteren belgeler talebe eklenir, icra müdürü talebi kanuna uygun görürse İİK 60. maddede düzenlenen ihtarları içeren ödeme emrini borçluya gönderir. Bu şekilde usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Burada usulüne uygun yapılmış takip ve bu takibe süresinde yapılmış itiraz HMK 114/2.
maddesine göre dava şartı olup davanın konusu ise borçludan tahsili talep edilen alacaktır. İtirazın iptali davası devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmuştur. Bu itibarla istinaf mahkemesince davacının istinaf talebinin reddi gerekirken, talebin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden kurulan hükümle konusuz kalmış dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle istinaf mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, dava dosyasının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630531200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz