Usulsüz re'sen terkin nedeniyle şirket ihyası - yargı giderinden sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1886 E. 2023/1458 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücretine İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında şirketin resen terkini öncesinde öngörülen ihtarın, şirkete veya şirket yetkilisine usulüne uygun tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yoluyla yapılması usulsüzdür ve bu şekilde yapılan terkin işlemi hukuka aykırıdır. Ticaret sicili müdürlüğü tebliğ yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemişse, terkinde kusurlu sayılır ve şirketin ihyası davasında aleyhine yargı gideri ile vekalet ücretine hükmedilir; bu husus taraflarca talep edilmese de mahkemece resen değerlendirilir.
Ele alınan sorunlar
Davalı ticaret sicil müdürlüğünün terkin öncesi ihtar/tebliğ yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve buna bağlı yargı gideri-vekalet ücreti sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir iddianın araştırılarak müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilana ve emsal Yargıtay içtihadına rağmen değerlendirme yapılmadığını, re'sen terkin işlemine karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemişken terkin prosedürünün denetlenerek müvekkili aleyhine hukuka aykırı şekilde yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkiline isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığını ve davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirket yetkilisine tebliğ edilmesi gerekir; ihtarın doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılması usule aykırıdır. Somut olayda ihtarname hazırlanıp şirkete gönderilmiş, ihtar Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmış ise de, ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle dava konusu şirketin terkin işlemi hukuka uygun değildir. Ticaret sicili işlemlerini tam olarak yerine getirmiş olan idare aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir (Yargıtay 11. HD'nin 15/01/2020 tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamına atıfla). Davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmediği anlaşıldığından, terkinde kusurlu sayılarak aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargı giderine resen hükmedileceğinden, davalı tarafça ileri sürülmesine gerek bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK geçici 7. madde kapsamında resen terkin öncesi ihtarın şirket/yetkilisine tebliğ edilmeden ilan yoluyla yapılmasının usulsüzlük oluşturduğu ve ticaret sicili müdürlüğünün bu usulsüzlük nedeniyle şirket ihyası davasında yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ resen terkin↗ ticaret sicili↗ tebliğ usulsüzlüğü↗ geçici madde 7↗ yargı gideri sorumluluğu↗ hukuki yarar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1886
KARAR NO 2023/1458
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/11/2022
NUMARASI 2022/464 Esas - 2022/1044 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/10/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
... San.Tic.Ltd. Şti'ye karşı, davacının Bakırköy 2.iş mahkemesinin 2017/275 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığını, şirkete dava yapılamadığından Bakırköy 2.iş mahkemesinin 2017/275 esas sayılı dosyasından ihya davası açılmasının talep edildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasını talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili; İTSM'nin TTK m 32 kapsamında ve sicil müdürlüğü yönetmeliğinin m 34 hükmü gereğince işlem yaptığını, ... Ticaret Ltd. Şti'nin sermayesinin yasal tutarının altında olduğun gerekçe gösterilerek 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiğini, bu nedenlerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini ve davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı ... müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığını ve ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığını, buna göre davalı ... müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğunu, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek,şirket yetkilisi ...'nun 16/09/2020 tarihinde vefat etmesi nedeni ile şirket ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ...
6102 sy TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilden resen terkin ettiğinden davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili ,dava dilekçesinde ne de yargılama boyunca ileri sürülmeyen bir iddianın araştırılarak müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini,Sicil Gazetesi'ndeki ilana ve bu husustaki emsal Yargıtay içtihadına rağmen hiçbir değerlendirmeye yer verilmeksizin, re'sen terkin işlemine karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemişken, re'sen terkin prosedürünün denetlenerek; hukuka aykırı kanaatle müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi müvekkilinin davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini,müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı ... müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığını ve ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete gönderilmiş ise de ,şirket yetkilisine ihtar gönderildiğine ilişkin belge sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadan terkin işleminin yapıldığını, buna göre davalı ... müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğunu, davalı ... 6102 sy TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilden resen terkin ettiğini, bu durumda davalı ... Müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, davalı ...
aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin şirkete gönderildiği ,tebliği yapılamadığı ,ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı , 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır.
Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Ticaret sicili işlemleri tam olarak yerine getirmiş ise aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı)Açıklanan nedenlerle; davacı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla, terkinde kusurlu sayılarak aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargı giderine resen hükmedileceğinden, davalı tarafça ileri sürülmesine gerek olmadığından, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 78-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/62964 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi