İhtiyati Hacze İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2049 E. 2020/5929 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varlık yönetim şirketi↗ müdahale talebi↗ hmk 297↗ infazda tereddüt↗ tahkikat↗ depo kararı↗ mevduat hesabı↗ feri müdahil↗ maddi hata↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ fer'i müdahil↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ harç↗ temerrüt↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davacı ile Demiray Madencilik A.Ş. arasında 01.11.2013 tarihli kurşun/gümüş madeni konsantresi alımı hakkında sözleşme yapıldığı, bu kapsamda sözleşmenin 8. maddesine istinaden davacının Demiray A.Ş.'ye toplam 1.353.378,09 USD ödediği, davalı ...'yla davacı şirket arasında temsilcilik sözleşmesi aktedildiği, bu işin ifasında iyi niyetli ve davacının çıkarlarını koruyacak şekilde hareket etmesi gerektiği belirlendiği halde davalı ...'ın temsilcilik sözleşmesine aykırı davrandığı, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de davalının varlık yönetim şirketi VMF lehine antrepo makbuzu düzenlediği, bu belgede saklatanın (depositor) VMF olarak gösterildiği, antrepo makbuzunun hükümlerine göre VMF'nin izni olmaksızın depoda bulunan malların tasarruf edilemeyeceği, VMF'nin 04.09.2014 tarihli belge ile bu mallarla ilgili tüm haklarını davacı şirkete temlik ettiği, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin saklayan olarak bu malların yerini değiştirmemesi, tasarrufta bulunmaması gerektiği halde sözleşme hükümlerini ihlal edip malları feri müdahil Gümüştaş A.Ş.'ye teslim ettiği, böylece doğan zarardan saklayan/ardiyeci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.353.378,09 USD'nin ayrı ayrı temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hakkında hüküm kurulmayan feri müdahilin istinaf talebinin dinlenemeyeceği, ancak ilk derece mahkemesinin kamu düzeninden olan harç yönünden maddi hata yaptığı gerekçesiyle davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin istinaf isteminin esastan, fer'i müdahilin istinaf isteminin usulden reddine, harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31 TL'nin silinerek yerine 351.640,00 TL yazılmasına, harcın bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Arkas Lojistik A.Ş. ile anılan davalının yanında feri müdahil olan .... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil aleyhine bir karar verilmediği gerekçesiyle feri müdahilin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 68. maddesinde de müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı feri müdahilin yanında davaya katıldığı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de istinaf yoluna başvurduğu gözetildiğinde karara karşı kanun yollarına başvurmakta hukuki yararı bulunan feri müdahilin istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden feri müdahil yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Bölge Adliye Mahkemesince anılan davalının istinaf itirazları yerinde görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca reddine karar verilmiş, ancak ilk derece mahkemesinin alınması gereken harcı yanlış belirlediği gerekçesiyle “harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31-TL'nin silinerek yerine 351.640,00-TL'nin yazılmasına ve alınması gereken harcın bu şekilde düzeltilmesine” karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilecektir. Buna göre, bölge adliye mahkemesince, istinaf istemi gereği incelenen kararların bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kararın herhangi bir sebeple düzeltilmesi gerektiğine hükmedildiğinde ise ilk derece mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak esas hakkındaki tüm hükmün yeniden kurulması gerekmektedir. Aksi hal, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK 297. maddesine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip harca ilişkin hükmün düzeltilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6266 E. 2023/1599 K.
Ortak:depo kararı · mevduat hesabı · feri müdahil · maddi hata · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · hukuki yarar · harç · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hakkında hüküm kurulmayan «feri müdahilin» istinaf talebinin dinlenemeyeceği, ancak ilk derece mahkemesinin kamu düzeninden olan «harç» yönünden «maddi hata» yaptığı gerekçesiyle davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin istinaf isteminin esastan, fer'i müdahilin istinaf isteminin «usulden reddine», harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31 TL'nin silinerek yerine 351.640,00 TL yazılmasına, harcın bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
… sözleşme yapıldığı, bu kapsamda sözleşmenin 8. maddesine istinaden davacının Demiray A.Ş.'ye toplam 1.353.378,09 USD ödediği, davalı ...'yla davacı şirket arasında «temsilcilik» sözleşmesi aktedildiği, bu işin ifasında iyi niyetli ve davacının çıkarlarını koruyacak şekilde hareket etmesi gerektiği belirlendiği halde davalı ...'ın temsilcilik sözleşmesine aykırı davrandığı, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de davalının «varlık yönetim şirketi» VMF lehine antrepo makbuzu düzenlediği, bu belgede saklatanın (depositor) VMF olarak gösterildiği, antrepo makbuzunun hükümlerine göre VMF'nin izni olmaksızın «depoda» bulunan malların tasarruf edilemeyeceği, VMF'nin 04.09.2014 tarihli belge ile bu mallarla ilgili tüm haklarını davacı şirkete «temlik» ettiği, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin saklayan olarak bu malların yerini değiştirmemesi, tasarrufta bulunmaması gerektiği halde sözleşme hükümlerini ihlal edip malları «feri müdahil» Gümüştaş A.Ş.'ye «teslim» ettiği, böylece doğan zarardan saklayan/ardiyeci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.353.378,09 USD'nin ayrı ayrı «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Arkas Lojistik A.Ş. ile anılan davalının yanında «feri müdahil» olan .... tarafından «istinaf yoluna başvurulmuş», Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil aleyhine bir karar verilmediği gerekçesiyle feri müdahilin istinaf talebinin «usulden reddine» karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde «üçüncü kişinin», davayı kazanmasında «hukuki yararı» bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, «tahkikat» sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 68. maddesinde de «müdahale talebinin» kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan h …
Benzer bu karardaDairemizin 16.12.2020 tarih, 2019/2049 E. ve 2020/5929 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı «feri müdahilin» yanında davaya katıldığı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de «istinaf yoluna başvurduğu» gözetildiğinde karara karşı kanun yollarına başvurmakta «hukuki yararı» bulunan feri müdahilin istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde istinaf talebinin «usulden reddine» karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip harca ilişkin hükmün düzel …
… ığı gibi bilirkişi tarafından da geçerli belgeler kabul edildiği, taslak veya kopya olduğu iddia eden tarafından usulünce ispat edilemediği, davalı şirketin malları «depoya» «teslim» edenin VMF olmadığını ileri sürmüş ise de bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece kabul edilen antrepo teslim belgelerinin VMF'nin imzasını taşıdığı, bu nedenle de bu istinaf nedeninin de yerinde olmadığı, ayrıca VMF'nin hakkını davacının geçerli bir şekilde devretmediğini belirtmiş ise de, 04.09.2014 tarihli belgeye göre VMF'nin talep haklarının davacıya usulünce geçtiği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının reddedildiği, «feri müdahilin» istinafının da yerinde olmadığı, istinafa konu kararda «kamu düzenine» ilişkin olan ve alınması gereken «harç» yönünden hatalı hesap yapıldığının inceleme sırasında farkedildiği, karar tarihi itibariyle dolar cinsinden hüküm altına alınan alacağın döviz satış kuru üzerinden yapılan hesaplamada alınması gereken harcın belirlendiği, istinafa konu karardaki harçla ilgili bu «maddi hatanın düzeltilmesi» yoluna gidildiği gerekçesiyle davalı...
A.Ş. (Arkas Lojistik) ve bunun yanında «feri müdahil» olan ....'nin sair istinaf nedenleri yerinde değil ise de resen nazara alınan «harç» yönünden istinaflarının kabulü ile istinafa konu İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının Demiray A.Ş'ye yapmış olduğu ödeme miktarı olan 1.353.378,09 USD'nin davalı ...'nun «temerrüt tarihi» olan 23.08.2014 tarihi ile diğer davalı Arkas Lojistik (Ardep A.Ş.)'in ise temerrüt tarihi olan 28.08.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılıKanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden "TL karşılığının" bu davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının «terditli» diğer taleplerinin şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · maddi hatanın düzeltilmesi · terditli dava · zilyetlik · güveni kötüye kullanma · gecikme faizi · şekil şartı · tefrik
Benzer bu kararda… ni unvanı: Arkas Lojistik A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... hakkındaki hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulamayacağını, kanuna aykırı olarak «son» sözlerinin sorulmaması sebebiyle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, davacının müvekkili ile sözleşmesinin bulunmadığını, malların maliki, saklatan «depoya» «teslim» eden «feri müdahilin» gemiye yüklenene kadar emtia üzerinde tasarruf edebileceğini, davacının emtianın mülkiyeti ya da «zilyetliğini» devraldığını iddia etmediği gibi saklatan sıfatını taşımadığını, emtianın VMF tarafından depoya teslim edildiğinin ileri sürülmediğini, feri müdahil ile Demiray A.Ş. arasındaki sözleşmenin alıcının mal bedelini ödememesi sebebiyle karşılıklı feshedildiğini, davalı ...'ın ayrıca davacının da «temsilcisi» olduğunu, «yetkisini» davacının menfaatine aykırı kullanıp feri müdahile ait malların 3 üncü kişiye satışı hususunda «yetki» verdiğini, davacının bu iznin sonuçlarına katlanması gerektiğini, mahkemenin zaten davalı ...'ı sorumlu kabul ettiğini, hakkındaki dava «tefrik» edilen Demiray A.Ş. ile ilgili «tahkim» yargılamasının değerlendirilmediğini, müvekkilinin ancak saklatan feri müdahile karşı sorumlu tutulabileceğini, taslak niteliğindeki Elde Tutma Belgesinin bağlayıcı olmadığını, borç doğurmadığını, Holding Certificate'nin hatalı tercüme edildiğini, antrepo makbuzu olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, tasarruf yetkisinin VMF'de bulunmadığını, belgenin ancak 3 üncü kişi yararına sözleşme olarak nitelendirilebileceğini, davacı ya da VMF'nin muhafaza ediminin kendilerine yapılması yönünde bildirim yapmadığını, kopya belgenin e-mail ile gönderildiğini, feri müdahilin ikinci bir talimatı ulaşmadığından belge aslının kimseye verilmediğini, bu haliyle hukuki bir hak doğurmayacağını, belgenin VMF tarafından imzalanmadığını, Elde Tutma Belgesinin bağımsız bir eksperce onayının gerektiğini, iradi «şekil şartına» uyulmadığından yapılan işlemin batıl olduğunu, belgenin hukuki «sebebini» oluşturan sözleşmenin feshedildiğini, varlık sebebi ortadan kalktığından geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, henüz belge düzenlenmeden davacının malların yarı bed …
… maksızın mallar üzerinde tasarrufta bulunulmayacağının belirtildiğini, VMF'nin müvekkilinin alım satım finansmanını yapan banka/finansman şirketi olduğunu, emtianın «teslimi» istendiğinde «saklama sözleşmesinin» dava dışı ....'nin talimatı ile iptal edildiğinin bildirildiğini, böylece bedeli ödenen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ...'ın da müvekkili ile imzaladığı «temsilcilik» sözleşmesinin gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek 1.000,65 ton emtianın müvekkiline ya da göstereceği kişiye teslimini, 50.000,00 TL gecikme zararının tazminini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 1.353.378,09 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığının «gecikme faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Depoculuk A.Ş.'nin davacı ile bir hukuki ilişki kurmadığını, madenin mülkiyetinin ve «zilyetliğinin», ayrıca saklatan sıfatının müvekkiline ait olduğunu, Ardep Depoculuk A.Ş.'nin sadece müvekkiline karşı sorumluluk taşıdığını, davacının dayandığı 28.01.2014 tarihli Holding Certificate'nin (Elde Tutma Belgesi) bu miktarda cevherin «depo» sahasında mevcut olduğunu göstermekten başka kıymetinin bulunmadığını, Demiray A.Ş.'nin madeni almaktan vazgeçtiğini, bu hususta müvekkili ile Demiray A.Ş. arasında «ibraname» düzenlendiğini, müvekkilinin de 24.03.2014 tarihli ikinci Elde Tutma Belgesini düzenlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Depoculuk AŞ'nin ise «temerrüt tarihi» olan 28.08.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının bu davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine, davacının «terditli» diğer taleplerinin şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.
Ortak:üçüncü kişi
İncelediğiniz kararda1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Arkas Lojistik A.Ş. ile anılan davalının yanında «feri müdahil» olan .... tarafından «istinaf yoluna başvurulmuş», Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil aleyhine bir karar verilmediği gerekçesiyle feri müdahilin istinaf talebinin «usulden reddine» karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde «üçüncü kişinin», davayı kazanmasında «hukuki yararı» bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, «tahkikat» sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 68. maddesinde de «müdahale talebinin» kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan h …
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · rücu · hasar
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile «sigorta ettiren» davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6480 E. 2025/643 K.
Ortak:varlık yönetim şirketi · depo kararı · mevduat hesabı · feri müdahil · temlik · temerrüt · temsil · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sözleşme yapıldığı, bu kapsamda sözleşmenin 8. maddesine istinaden davacının Demiray A.Ş.'ye toplam 1.353.378,09 USD ödediği, davalı ...'yla davacı şirket arasında «temsilcilik» sözleşmesi aktedildiği, bu işin ifasında iyi niyetli ve davacının çıkarlarını koruyacak şekilde hareket etmesi gerektiği belirlendiği halde davalı ...'ın temsilcilik sözleşmesine aykırı davrandığı, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de davalının «varlık yönetim şirketi» VMF lehine antrepo makbuzu düzenlediği, bu belgede saklatanın (depositor) VMF olarak gösterildiği, antrepo makbuzunun hükümlerine göre VMF'nin izni olmaksızın «depoda» bulunan malların tasarruf edilemeyeceği, VMF'nin 04.09.2014 tarihli belge ile bu mallarla ilgili tüm haklarını davacı şirkete «temlik» ettiği, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin saklayan olarak bu malların yerini değiştirmemesi, tasarrufta bulunmaması gerektiği halde sözleşme hükümlerini ihlal edip malları «feri müdahil» Gümüştaş A.Ş.'ye «teslim» ettiği, böylece doğan zarardan saklayan/ardiyeci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.353.378,09 USD'nin ayrı ayrı «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hakkında hüküm kurulmayan «feri müdahilin» istinaf talebinin dinlenemeyeceği, ancak ilk derece mahkemesinin kamu düzeninden olan «harç» yönünden «maddi hata» yaptığı gerekçesiyle davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin istinaf isteminin esastan, fer'i müdahilin istinaf isteminin «usulden reddine», harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31 TL'nin silinerek yerine 351.640,00 TL yazılmasına, harcın bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Arkas Lojistik A.Ş. ile anılan davalının yanında «feri müdahil» olan .... tarafından «istinaf yoluna başvurulmuş», Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil aleyhine bir karar verilmediği gerekçesiyle feri müdahilin istinaf talebinin «usulden reddine» karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde «üçüncü kişinin», davayı kazanmasında «hukuki yararı» bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, «tahkikat» sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 68. maddesinde de «müdahale talebinin» kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan h …
Benzer bu karardaA.Ş.) de dava dışı ... şirketinin «varlık yönetim şirketi» VMF lehine antrepo makbuzu düzenleyerek verdiği, bu belge de saklatanın (depositor) VMF olarak yer aldığı, «saklama sözleşmesinin» tarafının VMF olduğu, antrepo makbuzunun hükümlerine göre VMF'nin izni olmaksızın «depoda» bulunan malların tasarruf edilemeyeceği, tasarruf «yetkisinin» VMF'de bulunduğu, VMF'nin talep hakkını 04.09.2014 tarihli belge ile bu mallarla ilgili tüm haklarını davacı şirkete «temlik» ettiği, davalı ...
A.Ş.'ye «teslim» ettiği, böylece doğan zarardan saklayan/ardiyeci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ...'na karşı açılan davanın kabulü ile 1.353.378,09 USD'nin «temerrüt tarihi» olan 23.08.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD Doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı ...Ş.'ye ( …
… maksızın mallar üzerinde tasarrufta bulunulmayacağının belirtildiğini, VMF'nin müvekkilinin alım satım finansmanını yapan banka/finansman şirketi olduğunu, emtianın «teslimi» istendiğinde «saklama sözleşmesinin» dava dışı ....'nin talimatı ile iptal edildiğinin bildirildiğini, böylece bedeli ödenen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ...'ın da müvekkili ile imzaladığı «temsilcilik» sözleşmesinin gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek 1.000,65 ton emtianın müvekkiline ya da göstereceği kişiye teslimini, 50.000,00 TL gecikme zararının tazminini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 1.353.378,09 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığının «gecikme faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · zilyetlik · güveni kötüye kullanma · sözleşmenin ihlali · gecikme faizi · ibraname · temerrüt tarihi · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu kararda… maksızın mallar üzerinde tasarrufta bulunulmayacağının belirtildiğini, VMF'nin müvekkilinin alım satım finansmanını yapan banka/finansman şirketi olduğunu, emtianın «teslimi» istendiğinde «saklama sözleşmesinin» dava dışı ....'nin talimatı ile iptal edildiğinin bildirildiğini, böylece bedeli ödenen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ...'ın da müvekkili ile imzaladığı «temsilcilik» sözleşmesinin gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek 1.000,65 ton emtianın müvekkiline ya da göstereceği kişiye teslimini, 50.000,00 TL gecikme zararının tazminini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 1.353.378,09 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığının «gecikme faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...Ş. yönünden «saklama sözleşmesinin ihlali», davalı ... yönünden de «temsilcilik», «komisyonculuk»-vekâlet görevinin kötüye kullandığı iddialarından kaynaklı tazminat davasıdır.
Depoculuk A.Ş.'nin davacı ile bir hukuki ilişki kurmadığını, madenin mülkiyetinin ve «zilyetliğinin», ayrıca saklatan sıfatının müvekkiline ait olduğunu, ...
A.Ş. arasında «ibraname» düzenlendiğini, müvekkilinin de 24.03.2014 tarihli ikinci Elde Tutma Belgesini düzenlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2049 E. , 2020/5929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.01.2018 tarih ve 2015/688 E- 2018/56 K. sayılı kararın davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-usulden reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.01.2019 tarih ve 2018/841 E- 2019/243 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.12.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.
..., davalılardan Ardep Depoculuk vekilleri Av.... ile Av. ... ve fer'i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Demiray Madencilik A.Ş.'nin müvekkiline sattığı 1000 tonun üzerinde maden için müvekkilinin 1.353.378,09 USD'yi Demiray A.Ş.'ye ödediğini, bu madenin davalı Ardep Depoculuk A.Ş. (sonradan birleşme ile Arkas Lojistik A.Ş.)'nin Trabzon'daki deposuna emanet edildiğini, davalı Ardep Depoculuk A.Ş. ile yapılan sözleşmede mülkiyeti müvekkiline ait madenin VMF adına alınıp onun yazılı onay ve izni olmaksızın mallar üzerinde tasarrufta bulunulmayacağının belirtildiğini, VMF'nin müvekkilinin alım satım finansmanını yapan banka/finansman şirketi olduğunu, emtianın teslimi istendiğinde saklama sözleşmesinin dava dışı ....'nin talimatı ile iptal edildiğinin bildirildiğini, böylece bedeli ödenen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ...'ın da müvekkili ile imzaladığı temsilcilik sözleşmesinin gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek 1.000,65 ton emtianın müvekkiline ya da göstereceği kişiye teslimini, 50.000.- TL gecikme zararının tazminini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 1.353.378,09 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığının gecikme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ardep Depoculuk A.Ş. (birleşme ile yeni unvanı Arkas Lojistik A.Ş.) vekili, davaya konu malların 27.01.2014 tarihli Serbest Bırakma Talimatı ile .... tarafından müvekkili deposuna tevdi edildiğini, 28.01.2014 tarihli Holding Certificate (Elde Tutma Belgesi) düzenlendiğini, Gümüştaş A.Ş.'nin 04.03.2014 tarihinde 28.01.2014 tarihli belgenin iptali ile dava dışı Ocean Partners UK Limited'e gönderilmek üzere 24.03.2014 tarihli Holding Cetrificate düzenlenmesini istediğini, Gümüştaş A.Ş.'nin müvekkile ihtarname gönderip "malların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu, davacıya teslim edilmemesi gerektiğini" bildirdiğini, müvekkilinin davacı ile bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, taslak niteliğindeki 28.01.2014 tarihli belgenin malların müvekkili deposunda olduğunu bildirmekten başka bir hüküm ifade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, Demiray Madencilik A.Ş.'nin temsilcisi sıfatı ile hareket eden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sunulan belgenin taslak olduğunu, temsilcilik sözleşmesinin uygulanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili, davacı ile sadece Demiray Madencilik A.Ş. ve ... arasında hukuki ve ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ve Ardep Depoculuk A.Ş.'nin davacı ile bir hukuki ilişki kurmadığını, madenin mülkiyetinin ve zilyetliğinin, ayrıca saklatan sıfatının müvekkiline ait olduğunu, Ardep Depoculuk A.Ş.'nin sadece müvekkiline karşı sorumluluk taşıdığını, davacının dayandığı 28.01.2014 tarihli Holding Certificate'nin (Elde Tutma Belgesi) bu miktarda cevherin depo sahasinda mevcut olduğunu göstermekten başka kıymetinin bulunmadığını, Demiray A.Ş.'nin madeni almaktan vazgeçtiğini, bu hususta müvekkili ile Demiray A.Ş. arasında ibraname düzenlendiğini, müvekkilinin de 24.03.2014 tarihli ikinci Elde Tutma Belgesini düzenlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı ile Demiray Madencilik A.Ş. arasında 01.11.2013 tarihli kurşun/gümüş madeni konsantresi alımı hakkında sözleşme yapıldığı, bu kapsamda sözleşmenin 8. maddesine istinaden davacının Demiray A.Ş.'ye toplam 1.353.378,09 USD ödediği, davalı ...'yla davacı şirket arasında temsilcilik sözleşmesi aktedildiği, bu işin ifasında iyi niyetli ve davacının çıkarlarını koruyacak şekilde hareket etmesi gerektiği belirlendiği halde davalı ...'ın temsilcilik sözleşmesine aykırı davrandığı, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de davalının varlık yönetim şirketi VMF lehine antrepo makbuzu düzenlediği, bu belgede saklatanın (depositor) VMF olarak gösterildiği, antrepo makbuzunun hükümlerine göre VMF'nin izni olmaksızın depoda bulunan malların tasarruf edilemeyeceği, VMF'nin 04.09.2014 tarihli belge ile bu mallarla ilgili tüm haklarını davacı şirkete temlik ettiği, davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin saklayan olarak bu malların yerini değiştirmemesi, tasarrufta bulunmaması gerektiği halde sözleşme hükümlerini ihlal edip malları feri müdahil Gümüştaş A.Ş.'ye teslim ettiği, böylece doğan zarardan saklayan/ardiyeci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.353.378,09 USD'nin ayrı ayrı temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hakkında hüküm kurulmayan feri müdahilin istinaf talebinin dinlenemeyeceği, ancak ilk derece mahkemesinin kamu düzeninden olan harç yönünden maddi hata yaptığı gerekçesiyle davalı Arkas Lojistik A.Ş.'nin istinaf isteminin esastan, fer'i müdahilin istinaf isteminin usulden reddine, harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31 TL'nin silinerek yerine 351.640,00 TL yazılmasına, harcın bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Arkas Lojistik A.Ş. ile anılan davalının yanında feri müdahil olan .... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil aleyhine bir karar verilmediği gerekçesiyle feri müdahilin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 68. maddesinde de müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı feri müdahilin yanında davaya katıldığı Arkas Lojistik A.Ş.'nin de istinaf yoluna başvurduğu gözetildiğinde karara karşı kanun yollarına başvurmakta hukuki yararı bulunan feri müdahilin istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden feri müdahil yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Bölge Adliye Mahkemesince anılan davalının istinaf itirazları yerinde görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca reddine karar verilmiş, ancak ilk derece mahkemesinin alınması gereken harcı yanlış belirlediği gerekçesiyle “harçla ilgili fıkrada yer alan 210.784,31-TL'nin silinerek yerine 351.640,00-TL'nin yazılmasına ve alınması gereken harcın bu şekilde düzeltilmesine” karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilecektir. Buna göre, bölge adliye mahkemesince, istinaf istemi gereği incelenen kararların bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kararın herhangi bir sebeple düzeltilmesi gerektiğine hükmedildiğinde ise ilk derece mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak esas hakkındaki tüm hükmün yeniden kurulması gerekmektedir. Aksi hal, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK 297.
maddesine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Arkas Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip harca ilişkin hükmün düzeltilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer'i müdahil yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Arkas Lojistik A.Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Arkas Lojistik A.Ş. ile fer'i müdahil'e verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626734700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz