İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5344 E. 2020/3559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi yazılı sözleşme↗ alacağın likit olması↗ resmi şekil↗ muvazaa↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında resmi şekilde yapılmış sözleşme dahi olsa bu sözleşmeye karşı davacının devir bedelinin alınmadığına ilişkin muvazaa iddiasını adi yazılı belge ile ispat ettiği, bu itibarla söz konusu hisse devri dolayısıyla davacının 59.883,69 TL alacağının bulunduğu, ancak davalı tarafın işlemiş faiz ile ilgili itirazının yerinde olduğu, zira takip öncesi davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin davacının bilgi ve belge sunmadığı, borcun talep edilebilirliği ile temerrüdünün farklı şeyler olduğu, faiz talebinin temerrüt ile söz konusu olacağı ve bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddinin gerektiği, İİK.’nın 67/2. maddesi gereğince alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2014/14533 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline 59.883,69 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işlemek üzere takip talebinde belirtilen faiz oranı üzerinden takibin devamına, faize ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan 11.976,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket hisse devir bedeline dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca, hisselerin 25.000,00TL bedelle bütün hak ve borçları ile devredildiği ve devralındığına dair noterde devir sözleşmesi imzalanmış, akabinde davacının alacağının 59.883,69TL olduğu yönünde mutabık kalınarak adi yazılı şekilde düzenlenen başka bir sözleşme daha imzalanmıştır. Mahkemece, adi yazılı sözleşmedeki imzaların tarafların eli ürünü olduğuna kanaat getirilerek muvazaanın adi yazılı belge ile ispatlanmış olduğu sonucuna varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 03.04.2014 tarihli noter senedinde de davacının hisseleri 25.000,00TL bedelle bütün hak ve borçları ile devrettiği, davalının da borçları ile devraldığı yazılı olup, üzerinde tarih bulunmayan ancak taraflarca noter senediyle aynı tarihte düzenlendiği anlaşılan adi yazılı "Hisse Devir Sözleşmesinde" gerçek hisse devir bedelinin 59.883.- TL olduğu anlaşılmakla birlikte, sözleşmede öngörüldüğü gibi ödemenin şirkete ait araçla aynen ödeme şeklinde yapılmamış olması nedeniyle davalının ödemeyi nakten yapması gerektiği kabul edilmelidir. Bununla birlikte davacının noter senedinde 25.000.- TL'lik ödemeyi peşin ve nakten aldığı beyanı karşısında bu miktar ödemeyi almadığını bir senetle ispatlaması gerekirken noter senedinde yazılı bedelin ödenmediğini ispatlayamamış olmasına göre, bu tutarın davacı alacağından mahsubu gerekirken, adi yazılı sözleşmede yazılı tutara tümüyle hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10791 E. 2011/14756 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11741 E. 2014/18715 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «resmi şekilde» yapılmış sözleşme dahi olsa bu sözleşmeye karşı davacının devir bedelinin alınmadığına ilişkin «muvazaa» iddiasını adi yazılı belge ile ispat ettiği, bu itibarla söz konusu «hisse devri» dolayısıyla davacının 59.883,69 TL alacağının bulunduğu, ancak davalı tarafın «işlemiş faiz» ile ilgili itirazının yerinde olduğu, zira takip öncesi davalı tarafın «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin davacının bilgi ve belge sunmadığı, borcun talep edilebilirliği ile temerrüdünün farklı şeyler olduğu, faiz talebinin temerrüt ile söz konusu olacağı ve bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddinin gerektiği, İİK.’nın 67/2. maddesi gereğince «alacağın likit olması» nedeniyle davacı lehine «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3.
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5344 E. , 2020/3559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.05.2018 tarih ve 2017/336 - 2018/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Uzaklar Lojistik ve Ticaret A.Ş. nezdindeki hisselerinin devri amacıyla davalı ile imzalanan hisse devir sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/14533 E. sayılı icra takip dosyasında başlattığı takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkiline hisse devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/14533 E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir sözleşmesi ile dava dışı şirket hissesini davacının müvekkiline bedeli mukabilinde noter senediyle devrederek ortaklıktan ayrıldığını, borcunun bulunmadığını aynı tarihli adli yazılı senedin noter sözleşmesiyle değiştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında resmi şekilde yapılmış sözleşme dahi olsa bu sözleşmeye karşı davacının devir bedelinin alınmadığına ilişkin muvazaa iddiasını adi yazılı belge ile ispat ettiği, bu itibarla söz konusu hisse devri dolayısıyla davacının 59.883,69 TL alacağının bulunduğu, ancak davalı tarafın işlemiş faiz ile ilgili itirazının yerinde olduğu, zira takip öncesi davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin davacının bilgi ve belge sunmadığı, borcun talep edilebilirliği ile temerrüdünün farklı şeyler olduğu, faiz talebinin temerrüt ile söz konusu olacağı ve bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddinin gerektiği, İİK.’nın 67/2. maddesi gereğince alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3.
İcra Müdürlüğünün 2014/14533 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline 59.883,69 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işlemek üzere takip talebinde belirtilen faiz oranı üzerinden takibin devamına, faize ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan 11.976,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket hisse devir bedeline dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca, hisselerin 25.000,00TL bedelle bütün hak ve borçları ile devredildiği ve devralındığına dair noterde devir sözleşmesi imzalanmış, akabinde davacının alacağının 59.883,69TL olduğu yönünde mutabık kalınarak adi yazılı şekilde düzenlenen başka bir sözleşme daha imzalanmıştır. Mahkemece, adi yazılı sözleşmedeki imzaların tarafların eli ürünü olduğuna kanaat getirilerek muvazaanın adi yazılı belge ile ispatlanmış olduğu sonucuna varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 03.04.2014 tarihli noter senedinde de davacının hisseleri 25.000,00TL bedelle bütün hak ve borçları ile devrettiği, davalının da borçları ile devraldığı yazılı olup, üzerinde tarih bulunmayan ancak taraflarca noter senediyle aynı tarihte düzenlendiği anlaşılan adi yazılı "Hisse Devir Sözleşmesinde" gerçek hisse devir bedelinin 59.883.- TL olduğu anlaşılmakla birlikte, sözleşmede öngörüldüğü gibi ödemenin şirkete ait araçla aynen ödeme şeklinde yapılmamış olması nedeniyle davalının ödemeyi nakten yapması gerektiği kabul edilmelidir.
Bununla birlikte davacının noter senedinde 25.000.- TL'lik ödemeyi peşin ve nakten aldığı beyanı karşısında bu miktar ödemeyi almadığını bir senetle ispatlaması gerekirken noter senedinde yazılı bedelin ödenmediğini ispatlayamamış olmasına göre, bu tutarın davacı alacağından mahsubu gerekirken, adi yazılı sözleşmede yazılı tutara tümüyle hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619543200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz