Ortaklık ilişkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5359 E. 2020/5319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık ilişkisi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 79.000,00 DM (40.392,06 Euro) karşılığı 81.066,86 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraf vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmeyerek re’sen bozulmuştur
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1989 E. 2021/2589 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşulları oluşmadığından davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ek karar davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6379 E. 2013/9436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaİl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 21.392,03 TL’nin 12/01/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9239 E. 2010/9170 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5841 E. 2012/20268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · ticari defter incelemesi · mahsup · işlemiş faiz · ticari defter · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelendiği», davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya «teslim» edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından «mahsup» edilmediği, icra takibinde «işlemiş faiz» talep edilmişse de takipten önce davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair belge «ibraz» edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazla …
Bu durumda, taşıma ücreti «likit alacak» olup davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için «fatura» düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9884 E. 2016/4349 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 392/3. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkının ne şekilde kullanılacağının düzenlendiğini, anılan yasa maddesine göre bu hakkın kullanılması için yönetim kurulu üyesi olma zorunluluğunun bulunduğu, davacı ...'in dava tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu üyesi olduğu halde yargılama aşamasında 28/04/2015 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında üyeliğinin sona erdirildiği, bu şekilde dava tarihinden sonra davacının dava «ehliyeti» ve TTK'nın 392. maddesine göre inceleme yapma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine de mahkemece, 28/05/2015 tarihinde verilen kararlarla, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5359 E. , 2020/5319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.07.2018 gün ve 2016/605 - 2018/586 sayılı kararı bozan Daire'nin 19.12.2019 gün ve 2018/5400 - 2019/8318 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 90.000 DM karşılığı 96.123,45 TL alacağın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 79.000,00 DM (40.392,06 Euro) karşılığı 81.066,86 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraf vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmeyerek re’sen bozulmuştur
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 113,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.11.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 19.12.2019 tarih ve 2018/5400 Esas, 2019/8318 Karar sayılı ilamına ekli karşı oy yazısında belirtilen ve halen geçerli ve haklı bulduğum nedenlere atıfla, davacı yan vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin bozma kararının kaldırılması gerektiğini düşündüğümden, Dairemiz çoğunluğunun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619254400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz