İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5841 E. 2012/20268 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ ticari defter incelemesi↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ ticari defter↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya teslim edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından mahsup edilmediği, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmişse de takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge ibraz edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin takip talebinde de avans faizi istememiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için fatura düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir. Bu durumda, taşıma ücreti likit alacak olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1989 E. 2021/2589 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşulları oluşmadığından davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ek karar davacı yararına bozulmuştur.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6379 E. 2013/9436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaİl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 21.392,03 TL’nin 12/01/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9884 E. 2016/4349 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelendiği», davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya «teslim» edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından «mahsup» edilmediği, icra takibinde «işlemiş faiz» talep edilmişse de takipten önce davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair belge «ibraz» edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazla …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 392/3. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkının ne şekilde kullanılacağının düzenlendiğini, anılan yasa maddesine göre bu hakkın kullanılması için yönetim kurulu üyesi olma zorunluluğunun bulunduğu, davacı ...'in dava tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu üyesi olduğu halde yargılama aşamasında 28/04/2015 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında üyeliğinin sona erdirildiği, bu şekilde dava tarihinden sonra davacının dava «ehliyeti» ve TTK'nın 392. maddesine göre inceleme yapma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 392/3. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkının ne şekilde kullanılacağının düzenlendiğini, anılan yasa maddesine göre bu hakkın kullanılması için yönetim kurulu üyesi olma zorunluluğunun bulunduğu, davacı ...'in dava tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu üyesi olduğu halde yargılama aşamasında 28/04/2015 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında üyeliğinin sona erdirildiği, bu şekilde dava tarihinden sonra davacının dava «ehliyeti» ve TTK'nın 392. maddesine göre inceleme yapma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine de mahkemece, 28/05/2015 tarihinde verilen kararlarla, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5359 E. 2020/5319 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüyle taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 79.000,00 DM (40.392,06 Euro) karşılığı 81.066,86 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5841 E. , 2012/20268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2011 tarih ve 2010/283-2011/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine cari hesap alacağı 3.460,40 TL ve işlemiş faizi için ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, asıl alacağa 13.02.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete faturaya dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini, davacının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, aksi takdirde davacı aleyhine başlattıkları takip dosyasındaki alacakları ile ilgili olarak takas mahsup taleplerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya teslim edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından mahsup edilmediği, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmişse de takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge ibraz edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin takip talebinde de avans faizi istememiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için fatura düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir. Bu durumda, taşıma ücreti likit alacak olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 151,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066565500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz