Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14187 E. 2012/19660 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ pasif husumet↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ilan↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 24/6/2005 tarihinde davalı şirkete ortak olduğu 30/03/2006 tarihinde tescil edilen devir işlemi neticesinde hissesinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve davacının davalı şirkete müdür tayin edildiğine dair tescil ve ilan edilmiş ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gerekçesiyle davacının, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 613355 sicil numarasında kayıtlı Seda Yatırım Mimarlık ve Turizm İşletmecilik Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nde hiçbir dönemde müdür veya şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetici olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ... ve ...'ın aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddiyle davalı şirket aleyhine verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava şirket müdürü olmadığının tespitine ilişkin olarak açılmış ve şirkete de davada husumet yöneltilmiştir. Davacı davalı şirketin müdürü olmadığının tespiti amacıyla iş bu davayı açtığına ve şirket de davalı olarak bulunduğuna göre, şirket ortakları olan mümeyyizlerin davada pasif husumetleri mevcut değildir. Husumet hususunun davanın her aşamasında resen gözönüne alınması gereken bir husus olması nedeniyle, mahkemece mümeyyizler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla «harç» ödenmeksizin açıldığı, uyuşmazlığının TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verildiği ve davacılar vekiline dava harcını yatırması için verilen süre içinde harcın yatırılmaması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece dava harcının yatırılmadığı gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmişse de, dosyada 03.11.2009 tarihli dava harcı yatırıldığına ilişkin makbuzun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8842 E. 2010/200 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · havale · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde «internet bankacılığı» yolu ile usulsüz olarak ...isimli kişinin hesabına «havale» yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir.
… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.
Ortak:pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı davalı «şirketin müdürü» olmadığının tespiti amacıyla iş bu davayı açtığına ve şirket de davalı olarak bulunduğuna göre, şirket ortakları olan mümeyyizlerin davada «pasif husumetleri» mevcut değildir.
2- Ancak, dava «şirket müdürü» olmadığının tespitine ilişkin olarak açılmış ve şirkete de davada «husumet» yöneltilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14187 E. , 2012/19660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve 2009/257-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 13.06.2005 tarihli 8 nolu şirket kararı ile ortak olduğunu ve bu kararın 01.07.2005 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, ancak müvekkilinin Kadıköy 7. Noterliği'nin 01/11/2005 tarihli 28763 sayılı hisse devir sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığını, bu devir işleminin pay defterine kaydedilip 11.04.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ancak müvekkilinin noter devir tarihi olan 01.11.2005 tarihinden itibaren şirket ile hiçbir ilişkisi kalmadığı halde müdür sıfatı ile sorumluluğu bulunduğuna yönelik hakkında davalar açıldığını, müvekkilinin müdür tayin edilmesine dair kararın sahte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hiçbir dönemde davalı şirketin müdürü veya temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacının iddiaları hakkında bir bilgisinin bulunmadığını bildirmiş, davalı ... ise böyle bir karar bulunmadığını belirterek davayı kabul etmiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 24/6/2005 tarihinde davalı şirkete ortak olduğu 30/03/2006 tarihinde tescil edilen devir işlemi neticesinde hissesinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve davacının davalı şirkete müdür tayin edildiğine dair tescil ve ilan edilmiş ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gerekçesiyle davacının, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 613355 sicil numarasında kayıtlı Seda Yatırım Mimarlık ve Turizm İşletmecilik Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nde hiçbir dönemde müdür veya şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetici olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ... ve ...'ın aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddiyle davalı şirket aleyhine verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava şirket müdürü olmadığının tespitine ilişkin olarak açılmış ve şirkete de davada husumet yöneltilmiştir. Davacı davalı şirketin müdürü olmadığının tespiti amacıyla iş bu davayı açtığına ve şirket de davalı olarak bulunduğuna göre, şirket ortakları olan mümeyyizlerin davada pasif husumetleri mevcut değildir. Husumet hususunun davanın her aşamasında resen gözönüne alınması gereken bir husus olması nedeniyle, mahkemece mümeyyizler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar ..., ... ve ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddiyle, davalı şirket aleyhine verilen usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616353400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz