Tescile icbar davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4503 E. 2020/2760 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescile icbar davası↗ ticari temsilci↗ limited şirket müdürü↗ kabul beyanı↗ şirket müdürlüğü↗ istifa↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tbk 99↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ilan↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da limited şirket müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün ticari temsilci olduğu, limited şirket müdürlerinin TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve ilanının zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; limited şirket müdürünün istifa ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının şirket müdürlüğünden istifasının tespiti ile istifasının Ticaret Sicil Gazetesinde tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve ilanının zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesi gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirketteki müdürlük sıfatının istifa ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, şirket yetkililerince davacının istemi yerine getirilmediğinden, davacı istifasının tespit ve tescili istemiyle işbu davayı açmıştır.
TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığından davalı şirkete tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu cihetle, mahkemece, davacının talebinde hukuki yararı olduğu ve davalı tarafın davayı kabul beyanı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/173 E. 2015/4501 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · limited şirket · hukuki yarar · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da «limited şirket» müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün «ticari temsilci» olduğu, «limited şirket müdürlerinin» TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «limited şirket» müdürünün «istifa» ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uy …
Mahkemece, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesi gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eleme neticesinde, 6102 sayılı TTK’nın 31 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, «limited şirketler» bakımından TTK’nın 510. maddesinde, tescilin «şirket müdürleri» tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Yasa'nın 28 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31. maddesine göre de tescilin ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından isteneceğinin belirtildiği, bu itibarla, davacının öncelikle davalı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerekli olup, somut olayda davacının noter marifetiyle istifasını davalı şirkete tebliğe çıkarttığı ancak, «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafından başka bir işlem yapılmadığı, davacının ilgili istifanın tebliğ işlemini tamamlayıp, bir sonuç alamaması hâlinde dava yoluyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemi ile dava açması gerekirken istifasını yani müdürlük görevinden ayrıldığını usulüne uygun olarak şirket ortaklarına bildirmeden doğrudan dava açarak talepte …
1- Davacı tarafça, davalı «şirket müdürlüğünden» istifasının karar altına alınması istemiyle açılan işbu davada mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · muvafakat · tebligat
Benzer bu karardaAncak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın «açık muvafakati» ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
… eleme neticesinde, 6102 sayılı TTK’nın 31 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, «limited şirketler» bakımından TTK’nın 510. maddesinde, tescilin «şirket müdürleri» tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Yasa'nın 28 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31. maddesine göre de tescilin ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından isteneceğinin belirtildiği, bu itibarla, davacının öncelikle davalı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerekli olup, somut olayda davacının noter marifetiyle istifasını davalı şirkete tebliğe çıkarttığı ancak, «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafından başka bir işlem yapılmadığı, davacının ilgili istifanın tebliğ işlemini tamamlayıp, bir sonuç alamaması hâlinde dava yoluyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemi ile dava açması gerekirken istifasını yani müdürlük görevinden ayrıldığını usulüne uygun olarak şirket ortaklarına bildirmeden doğrudan dava açarak talepte …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16197 E. 2012/6690 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · istifa · şirket müdürü · limited şirket · ticaret sicili · ilan · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da «limited şirket» müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün «ticari temsilci» olduğu, «limited şirket müdürlerinin» TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı, davalı «şirketteki müdürlük» sıfatının «istifa» ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve «ilanını» talep etmiş, şirket yetkililerince davacının istemi yerine getirilmediğinden, davacı istifasının tespit ve tescili istemiyle işbu davayı açmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «limited şirket» müdürünün «istifa» ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uy …
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket» ana sözleşmesi ile «şirket müdürü» olarak atanan davacının «şirket müdürlüğünden» istifasının tespiti ve istifanın «ticaret sicilde tescil» ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Müdürlüğü kararının iptalini talep etmediği, yalnızca «şirket müdürlüğünden istifa» ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortaklarının istifadan haberdar oldukları halde şirkette hukuki ve cezai sorumluluğun «şirket müdürü» yönünden de devam ettiği, dikkate alındığında bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar alınmamasının davacı yönünden iradesi dışında sorumluluğuna neden olacağı, böyle bir sonucun davalı şirket yöneticileri yönünden «hakkın kötüye kullanımı» şeklinde yorumlanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürlükten istifa · pasif husumet ehliyeti · ticaret sicili tescili · hakkın kötüye kullanılması · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · olumsuz oy · pasif husumet
Benzer bu karardaBuna göre, işbu davada davalı olarak gösterilen Ticaret Sicil Memurluğu'nun «pasif husumet ehliyeti» bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortaklarının istifadan haberdar oldukları halde şirkette hukuki ve cezai sorumluluğun «şirket müdürü» yönünden de devam ettiği, dikkate alındığında bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar alınmamasının davacı yönünden iradesi dışında sorumluluğuna neden olacağı, böyle bir sonucun davalı şirket yöneticileri yönünden «hakkın kötüye kullanımı» şeklinde yorumlanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddedilmesi ve yalnızca «şirket müdürlüğünden» istifanın tespiti ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket» ana sözleşmesi ile «şirket müdürü» olarak atanan davacının «şirket müdürlüğünden» istifasının tespiti ve istifanın «ticaret sicilde tescil» ve «ilanı» istemine ilişkindir.
-
Yönetim Kurulu Kararının Batıl Olduğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1655 E. 2021/560 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davacının istifanamesinin «geçersizliği» nedeniyle davalı şirketin 11.04.2012 tarih ve 2012/2-3 sayılı «yönetim kurulu» kararının geçersizliğinin tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4503 E. , 2020/2760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aydıncık(Mersin) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2018 tarih ve 2018/4 E- 2018/84 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nce verilen 18/03/2019 tarih ve 2018/1199 E- 2019/268 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 18/07/2014'den itibaren davalı şirketin müdürü olduğunu, şirket müdürlüğü görevinden 18/03/2016 tarihinde istifa ettiğini ve istifasını noter kanalı ile davalıya bildirdiğini, ancak istifasının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmediğini, davalı şirkete tescil ve ilan işleminin yapılması için gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek istifa dilekçesinin davalı tarafından tebliğ edildiği tarih itibariyle istifasının hükmen tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, davayı kabul ederek, kabul beyanına göre karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da limited şirket müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün ticari temsilci olduğu, limited şirket müdürlerinin TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve ilanının zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; limited şirket müdürünün istifa ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının şirket müdürlüğünden istifasının tespiti ile istifasının Ticaret Sicil Gazetesinde tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve ilanının zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesi gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirketteki müdürlük sıfatının istifa ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, şirket yetkililerince davacının istemi yerine getirilmediğinden, davacı istifasının tespit ve tescili istemiyle işbu davayı açmıştır.
TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığından davalı şirkete tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu cihetle, mahkemece, davacının talebinde hukuki yararı olduğu ve davalı tarafın davayı kabul beyanı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616286500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz