Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/631 E. 2020/4444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal sözleşmesi↗ pilot dava↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ maddi tazminat↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının 07/07/2016 günü saat 14:50 Köln-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşuna davalı havalı yolu şirketinden bilet aldığı, ancak davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması sırasında davalı şirketin yer personeli ile yaşamış olduğu tartışma nedeni ile yer personelinin ve kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve diğer işlem yapan yolcuların huzursuz olmasına neden olduğu gerekçesi ile kaptan pilot tarafından uçak emniyetini tehdit etme riski taşıdığından bahisle uçuşa alınmadığı, bunun üzerine davacının Türk Hava yollarına ait uçakla uçuşunu gerçekleştirdiği, davacının Türkiye’ye geldiğinde bagajının kendisine teslim edildiğini kabul ettiği, davacının dava dilekçesinde kaybolan saatinin, tabletinin, cep telefonunun ve uçak bilet ücreti zararından ibaret 20.500,00 TL maddi zarar talep ettiği, ancak Montreal Sözleşmesi'nin 22. maddesi uyarınca davacının davalı ... yolu şirketine beyan ettiğini ve bu nedenle ilave ücret ödediğini iddia ve ispat etmediği saat, tablet ve cep telefonuna ilişkin tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının bagajının kaybolduğu sabit ise de davacı tarafça saat, tablet ve cep telefonu dışında herhangi bir eşyaya ilişkin talepte bulunulmadığı, kaldı ki davacı tarafın saat, tablet ve cep telefonunu seyahat esnasında valizinde taşıdığını ispat edemediği bu nedenle bu istemler yönünden davanın ispatlanamadığı, buna karşın davalı ... yolu şirketi davacının uçağa alınmamasını haklı gösterecek herhangi bir tutanak veya uçuş personeli kararını dosyaya sunmadığı, davacının haklı nedenle uçağa alınmadığı iddiasının ispatlanamadığı bu hali ile davacının uçağa alınmaması nedeni ile Türk Hava Yolları'ndan bilet alınarak seyahat edilmesi nedeni ile oluşan bilet bedeli nispetindeki zarardan davalının sorumlu olduğu, manevi tazminat istemi yönünden ise davacının iddia etmiş olduğu hakaret ve tehdit eylemlerini ispatlayamadığı bu nedenle manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, uçak bileti bedeli olan 989,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davalının kusurlu olduğunun kabulüyle bilet bedelinin maddi tazminat olarak hüküm altına alınması doğru ise de, olayın oluşu dikkate alındığında manevi tazminat şartlarının da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13992 E. 2018/5173 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · taşıyıcı · ilan · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaTaşıyıcılarının Yükümlülüklerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesine göre «taşıyıcılar», uçuştan önce bilet satışı «dahil» olmak üzere k...ul edilmeyen yolcunun taşınmasını engellemek için bilet ve diğer yolcu belgelerini kontrol ederek gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, davalı ... şirketinin gerekli kontrolleri yaparak uçuşun varma noktası olan ...
Devleti personeli ile yapılan elektronik posta görüşmesi yaptığı, ...lı «görevli» tarafından davacının mevcut seyahat dokumanı ile ...'ya giriş yapamayacağı yönünde görüş bildirildiği, bu durumda davacının uçuşuna izin verilmemesi eyleminde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, ayrıca davalı firmanın internet sitesinde de «ilan» ettiği "Genel Kurallar İçinde Seyahat Etmeye Uygunluk" başlıklı bildirimde "emniyet ve güvenlik sebebiyle ulaşımın reddedilmesi halinde ...
Ancak, davacıya ait belgenin seyahat için yeterli olup olmadığı hususu resmi mercilerden sorularak ya da gerektiği takdirde «hava taşımacılığı» konusunda uzman bilirkişiden raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4795 E. 2022/6193 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · yasal faiz
Benzer bu kararda… sunamadığı, hizmetin bu hali ile ayıplı olduğu, ayıplı hizmet nedeni ile davacının hastalığından dolayı manevi sıkıntılar ve yıpranma yaşadığı gerekçesiyle davanın «kısmın kabulü», 5.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5416 E. 2012/11166 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · hava taşıması · izafeten dava · acente · acentelik · taşıyıcı · hasar · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Varşova Sözleşmesi'nin 16. maddesine göre, «taşıyıcının» kabul ettiği eşyanın «hasar» ve kaybından sorumlu olduğu, davalı şirketin taşıyıcı İberia firmasına ait uçak biletinin satışını yaptığı ve taşıyıcının «acentesi» olmadığı, bu itibarla davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacının biletini Setur A.Ş.'nden aldığı çekişmesiz olduğuna göre, sözleşmeli «acente» durumunda bulunmasa bile bu taşımayla ilgili aracılık faaliyetinde bulunan Setur A.Ş.'ne «izafeten husumet» yöneltilmesi Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir.
Dava, «hava taşımasından» kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı, Setur Turizm A.Ş.'nden aldığı biletle İberia Hava Yollarına ait uçakla İstanbul'dan İspanya'ya yolculuk yapmış ve bagajının kaybolduğu iddiası ile icra takibinde bulunmuştur.
Takipte ve davada takip borçlusu ve davalı olarak İberia Hava Yolları gösterilmiş, Setur A.Ş.'ne ise «izafeten» yer verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/631 E. , 2020/4444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2018 tarih ve 2016/1071 E- 2018/500 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/11/2019 tarih ve 2018/1595 E- 2019/1415 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya/Köln şehrinde tanınan, iş hayatında başarılı ve aktif bir iş adamı olduğunu, ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında bir günlüğüne Tükiye’de iş görüşmesi planladığını, bunun için davalı havayolu şirketinden 07.07.2016 tarihinde Köln - İstanbul (Sabiha Gökçen) PC4398 sefer sayılı saat 14.50 uçağı için bilet aldığını, bayram ve tatil nedeniyle havaalının çok yoğun olduğunu, müvekkili ile beraberindeki çalışanı uçağa biniş için 30 numaralı kapıda sırada beklemeye başladıklarını, yaklaşık bir saat bekledikten sonra ve müvekkilinin önünde sadece iki kişi kalmışken kapıda davalının çalışanı kadın memurun, artık bu kapıdan yolcu alınmayacağını, diğer iki sıradan birine geçmelerini sert bir ses tonuyla söylemesi üzerine, yolcularla görevli arasında tartışma yaşandığını, müvekkili ile kalan yolculara diğer sıralarda öncelik tanınmayarak sıranın en sonuna geçmelerinin istendiğini, yaklaşık bir saattir bekleyen müvekkilinin ve diğer yolcuların bunu kabul etmeyerek sırada kalmaya devam ettiklerini, bu arada müvekkilinin davalının çalışanı kadın memurun hakaretlerine maruz kaldığını, uçağa alım başladığında, son kontrol için kuyruğa girdiğini, sıranın kendisine geldiğinde kontrol yapan görevlinin, uçağın pilotu tarafından kendisine uçağa alınmaması yönünde talimat verildiğini, elinde bileti bulunduğu halde uçağa alınmadığını, havalimanında hiçbir şekilde kendisine uçağa alınmama nedenine ilişkin açıklama yapılmadığını, bunun üzerine daha sonradan aynı gün temin ettiği başka bir biletle Türkiye’ye geldiğini, havalimanında davalıya teslim etmiş olduğu bagajını, uçağa alınmaması nedeniyle geri istediğinde, kendisine bilgi verilmediği gibi bagajının bir hafta sonra Sakarya' da bulunduğunu, kendisine teslim edilen bagajının içinde bulunan bir adet saat ile kişisel iPad ile cep telefonunun bagajın içinde olmadığını, ayrıca iş görüşmesi için yanında taşıdığı sözleşme ve evrakın da kayıp olduğunu, bagajın içinde bulunan diğer eşyaların da kasten yırtılmış
ve parçalanmış halde olduğunu, kaybedilen bagaj ve evrak nedeniyle iş görüşmesini gerçekleştiremediğini, bu bağlamda kaybolan pahalı saatinin, kişisel tabletinin, cep telefonunun ve uçak bileti ücretinin karşılanması gerektiğini, bu husustaki toplam maddi zararının 20.500,00 TL olduğunu, iş görüşmesini gerçekleştirememesi, itibarının zedelenmesi, kendisinde manen büyük acı, elem ve kedere neden olması nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, bu maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması esnasında, görevli yer hizmetleri personeli ile tartıştığını, personeli tehdit ettiğini, kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve işlem yapan diğer yolcuların huzursuz olmasına neden olduğunu, bu nedenle Köln Havalimanı yer hizmetleri personeli tarafından davacının agresif davranışlar sergilediğinin kaptan pilota bildirilmesi üzerine yolcunun “kural tanımaz yolcu” statüsünde uçağa alınmadığını, bu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğunu, davacının bagajının daha sonradan davacıya teslim edildiğini, kayıp olduğunu ileri sürdüğü eşyalar için herhangi bir ispat belgesi sunmadığını, kaldı ki IATA’ya göre, talebe konu ettiği eşyaların bagaj içinde taşınması halinde, müvekkili taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 07/07/2016 günü saat 14:50 Köln-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşuna davalı havalı yolu şirketinden bilet aldığı, ancak davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması sırasında davalı şirketin yer personeli ile yaşamış olduğu tartışma nedeni ile yer personelinin ve kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve diğer işlem yapan yolcuların huzursuz olmasına neden olduğu gerekçesi ile kaptan pilot tarafından uçak emniyetini tehdit etme riski taşıdığından bahisle uçuşa alınmadığı, bunun üzerine davacının Türk Hava yollarına ait uçakla uçuşunu gerçekleştirdiği, davacının Türkiye’ye geldiğinde bagajının kendisine teslim edildiğini kabul ettiği, davacının dava dilekçesinde kaybolan saatinin, tabletinin, cep telefonunun ve uçak bilet ücreti zararından ibaret 20.500,00 TL maddi zarar talep ettiği, ancak Montreal Sözleşmesi'nin 22.
maddesi uyarınca davacının davalı ... yolu şirketine beyan ettiğini ve bu nedenle ilave ücret ödediğini iddia ve ispat etmediği saat, tablet ve cep telefonuna ilişkin tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının bagajının kaybolduğu sabit ise de davacı tarafça saat, tablet ve cep telefonu dışında herhangi bir eşyaya ilişkin talepte bulunulmadığı, kaldı ki davacı tarafın saat, tablet ve cep telefonunu seyahat esnasında valizinde taşıdığını ispat edemediği bu nedenle bu istemler yönünden davanın ispatlanamadığı, buna karşın davalı ... yolu şirketi davacının uçağa alınmamasını haklı gösterecek herhangi bir tutanak veya uçuş personeli kararını dosyaya sunmadığı, davacının haklı nedenle uçağa alınmadığı iddiasının ispatlanamadığı bu hali ile davacının uçağa alınmaması nedeni ile Türk Hava Yolları'ndan bilet alınarak seyahat edilmesi nedeni ile oluşan bilet bedeli nispetindeki zarardan davalının sorumlu olduğu, manevi tazminat istemi yönünden ise davacının iddia etmiş olduğu hakaret ve tehdit eylemlerini ispatlayamadığı bu nedenle manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, uçak bileti bedeli olan 989,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davalının kusurlu olduğunun kabulüyle bilet bedelinin maddi tazminat olarak hüküm altına alınması doğru ise de, olayın oluşu dikkate alındığında manevi tazminat şartlarının da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616064000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz